Yeni Çağ Gazetesi'nde Bu Hafta Çıkan Yazısı, 14 Temmuz 2003 Rasıh Keskiner | ||
Olduğun Gibi Görünmek Olduğun gibi görünmek.Kaç kişiye nasip olmaktadır.Daha doğrusu kaç kişi bunu becerebilmektedir.Çağdaş ülkelerde pek sorun olmamaktadır bu gibi şeyler.Çünkü onlar bu hususları çoktan aşmışlar. Sorun bizim gibi geri bıraktırılmış ülkelerde.Sorun kendi kendini halkın yerine koyanların bol olduğu ülkelerde.Sorun yılan gibi kıvrılan, dün söylediğini, dün yaptığını unutan zat-ı muhteremlerin bol olduğu ülkelerde.Ve sorun bu tarife uyan pek çok filozofun var olduğu Kıbrıs’ın kuzeyinde. Hep söyler dururum.Bu kısacık ömürde hiçbir anlamı olmayan şeyler için kıvrılmaya gerek var mıdır diye..Ak’a ak, kara’ya kara diyemeyeceksen; doğru olan birtakım hususları konuşamayacaksan ortalarda dolanmaya ne gerek var.Eğer halka hep perdenin önündekileri gösterip, perdenin arkasındakileri gizleyeceksen, bunu daha ne kadar sürdüreceksin.Doğruluğunu bildiğin hususları niye çarpıtıp piyasaya süreceksin.İnanmadığın halde niye takiyye yapacaksın.Niçin, neden.Değer mi bu kıvrılmalara, teori üretmeye vs.Bizce bu kısacık ömürde bu şekilde davranışlara hiç gerek yoktur. Ya olduğun gibi görün, ya göründüğün gibi ol. Gerisi hikaye.Özellikle bu küçük toplumlarda, herkesin herkesi tanıdığı bu küçük toplumlarda bu kılıklara girmenin hiç anlamı ve çıkar yolu yoktur. Kimi kandırmaya çalışıyorlar.Yok seçimleri kazanacaklarmış, yok görüşmeciyi tayin edeceklermiş yok bilmem ne..Siz kimsiniz ki, seçim kazanacak ve görüşmeci tayin edebilesiniz.Siz değilmisiniz ki ikişer kez hükümet dediğiniz o yerlerden kedi yavrusu gibi atıldınız.O zamanlarda varlığınızdan birilerinin habari oldu mu?Çekip istifa edbildiniz mi, yoksa onlar sizi atıncaya kadar biraz daha, biraz daha deyip yapıştınız mı o koltuklara. Seçimi kazanacaklarmış.Hangi seçimi.Bu ülkede ne zaman seçim oldu ki..Senin seçmen sayının iki misli yasal olmayan seçmenlerle seçim kazanmak. Hem seçim listeleri hem referandum.. Hem referandum, hem herkes oy kullansın.. Maşallah... Daha dün, AB kapitalizmin deryasıdır diyeceksiniz, şimdi çözüm ve AB için seçim diyeceksiniz. Daha dün, “bu memlekette muhtar bile seçmemize müsade etmezler” diyeceksiniz, bugün “aza seçimine” talip olacaksınız. Daha dün, “Kıbrıs’ı çözüm olmadan AB’ne alırlarsa savaşım vereceğim” diyeceksiniz, şimdi AB şampiyonluğuna soyunacaksınız; Daha dün, üç basamaklı merdivenleri icad edeceksiniz, Türkiye girmeden, ekonomil seviyemiz düzelmeden AB olmaz diyeceksiniz, şimdi ansızın siz de modaya uyup AB şampiyonluğuna soyunacaksınız. Ve daha neler, neler. Hade ordan.Salonlarda oturmuş birtakım profesörler “halk böyle ister “görüşüne varmışlar ve seçimi de çare görmüşler. Peki hayırlısı. Biz bu ülkenin gerçeklerini söylemeye devam edeceğiz.Uluslararası hukuk’a aykırı hiçbir şeye onay vermeyeceğiz. Ak’a ak, kara’ya kara diyecek, dosdoğru yürümeyi sürdüreceğiz. Emin olun ki, nasıl şimdi bizim on yıl önce söylediklerimizi tekrarlıyorsunuz, yarın yine bizim bu gün söylediklerimizi söylemeye çalışacaksınız.Ama o zaman artık siz olmayacaksınız.Çünkü herşeyin farkında olan bu toplum kendine doğruları söyleyecek, kendisinden hiçbir şeyi gizlemeyecek ve en önemlisi uluslararası hukuk ve insan haklarına saygılı yeni yöneticilerini de bulup çıkaracaktır. Olduğu gibi görünen, göründüğü gibi olan... Ne mutlu bunu başarabilenlere. copyleft (c) 2001-03 hamamboculeri.org
| ||