Yeni Çağ Gazetesi'nde Bu Hafta Çıkan Yazısı, 27 Temmuz 2004 Rasıh Keskiner | ||
PES DOĞRUSU! Vallahi pes… Pes doğrusu. Bu kadarı da olmaz.Bu ülkenin siyasilerinin konuşmalarını duydukça insanın çıldırmaması mucize.. Bir vitrin yaratmışlar ya.. Atamışlar oraya bazılarını bu devre için. Atamışlar atamasına da acaba onlara bu kadar vahşice halkla alay etmelerini söylemişler mi? Sanmam. Bunların tepinmeleri hep ustalarına şirin görünmek için olsa gerek.. Son günlerde “erken seçim” veya “hükümete güvenoyu” dolayısıyle vitrinin süslerini izleme fırsatı buldum. Sanki tanımıyormuşum kendilerini gibi yine dinledim. Oysa geçmişten pek farklı bir şey söylemiyorlardı benim için… Hele bir de BRT naklen verdi ya konuşmaları, dilleri çözüldü. Bakın Angolemli, “hükümete güvenoyu” görüşmelerinde ne diyor: Halkı statükocuların eline teslim etmeyeceğiz. Yaşa be Angolemli. Kaç yıldır dolanıyorsun ortalıklarda ve şimdi keşfettin statükonun kim olduğunu. Demek Derviş statükoyu temsil eder ama Denktaşlar statükoyu temsil etmez. Demek CTP statükoyu temsil etmez.. Demek sen gerek şimdi, gerek UBP ile hükümetteyken statükoyu temsil etmezdin? Sevsinler Angolemli. Ya İzzet bey’e ne demeli. O da bu görüşmeler sırasında, Çözüm ve barış yanlısı başbakanı düşürmeyerek demokrasiye katkı yapacağını söyledi. Sana da bravo.. Bir kere söz konusu kişi çözüm yanlısı mı? Demokrasi istiyor mu? Bakınız daha dün “Rumlar bizim nefes almamızı bile istemez” demedi mi? Rumlar.. Kimdir bu Rumlar. 700 bin Rum’un tümü. Maşallah.. Rum Yönetiminin, Maraş’ı verin, çağrısına “siz de kim oluyorsunuz da Maraş’ı istersiniz, haddinizi biliniz” diyebilmektedir. Daha dün çıktığı bir televizyon programında, demokrasi mi güvenlik mi sorusuna güvenlik diye cevap vermedi mi. Demokrasi olmadan güvenlik olabilir mi? Olmaz, olsa olsa diktatörlük olur. Kısaca, şu statüko şu değil yarışını bırakın beyler. Siz hepiniz o vitrinin süslerisiniz, ve statükonun temsilcilerisiniz. Rejimin bekçilerisiniz. Birbirinizi suçlamaktan vazgeçin çünkü siz bir bütünün parçalarısınız. Bırakın bu şovu. “Hükümet” dediğiniz varlığın çoğunluğu yok. Bütçesi yok. Kıbrıs sorununu çözme diye bir niyeti yok. Peki diğerlerinin var mı? Hayır onların da yok. Varsa yoksa statükonun nimetlerinden faydalanma var. Hepsi o kadar. Daha çok şeyler göreceğiz. İşin enteresan tarafı bizimle birlikte bu olanları halk da görüyor. Politika alanının ne kadar kirlendiğini görüyor. Bu kirliliği yaratanları da biliyor. Ama hala bunların söylediklerine itibar ediyor. Yılan gibi kıvrıldıklarını görüyor, ama yine de onları dinliyor. Dün başka bu gün başka dediklerini yaşadıkları halde yine onlara kafa sallıyorlar. Anlaşılan toplumun bunların elinden daha çekeceği var. Doğrudur, çekeceği var ama çok değil. Yol göründü önemli bir kısmına. Yolcudur abbas, bağlasan durmaz. copyleft (c) 2001-04 hamamboculeri.org
| ||