Yeni Çağ Gazetesi'nde Bu Hafta Çıkan Yazısı, 29 Temmuz 2004

Rasıh Keskiner

 

BUGÜN YOLLARI KONUŞALIM

Bugün yolları konuşalım. Dağları konuşalım. Çevreyi konuşalım.

Her hafta hiçbir anlamı almayan vitrnin süsleri ile uğraşmak yeter.

Memleketin daha çok sorunları var. Ama devamlı bunları gündemde tuttuğumuz için onlar görülmüyor, duyulmuyor.

Gündeme getirmek istediğim, Değirmenlik-Beşparmak- Girne yoludur.

Hani 1974’ten beri tamir yüzü görmeyen bağlantı yolu.

Hani o Beşparmak dağlarındaki taş ocaklarının bulunduğu yolu.

Evet bilmem son zamanlarda bu yoldan hiç geçtiniz mi?

Bu kendi altlarına beyaz passat çekenler acaba bu yoldan hiç geçti mi?

Mehmedali beyler, Ömer beyler’in yolu hiç düştü mü buralara.?

Ben arada sırada bu yolu kullanıyorum. Ayrı bir güzelliği vardı bu yolun. Bilhassa yangından önce..

Bu yoldan geçerken hep o büyük yangını hatırlıyorum.

Belkide ülkenin en güzel orman ağaçları buralardaydı. Yok olup gittiler.

Şimdi de her geçtiğimde o yol ile birlikte o tepelerin biraz daha yok olup gittiğini görüyorum.

Otuz yıldır tamirat gömeyen bu yoldan geçmek artık mümkün değil. Yol emniyetli değil.

Taş ocakları dolayısı ile doğa bitmiş.

Taş ocaklarının etrafa saçtığı çevre kirliliği hat safhada.

Buradan çıkan çakılları etrafa taşıyan kamyonların yarattığı tehlike devam ediyor.

Bu yolun kullanılamaz hale gelmesindeki başlıca neden , yüklü kamyonların varlığındandır.

Peki yaptıkları inşaatlardan milyarlar kazananlar, bu yolun bu hale gelmesinden sorumlu değiller mi?

Dağı taşı parçalayıp, çakıl çıkaranlar bundan sorumlu değiller mi?

Anladık, “hükümet” edenlerin bu işlerle ilgilenecek zamanları yok ama,

Müteahhitler Birliğinin söyleyeceği, önereceği birşey yok mu?

KTMMOB’nin söyleyeceği, önereceği birşey yok mu?

Ne yazık ki yok.

Memleket sahipsiz. Taşı, toprağı sahipsiz.

Hiç kimse korumak istemiyor.

Gelecek nesillere ne taş, ne toprak ne ağaç bırakmak istemiyor.

Herkes çok acımasız. Herkes habire avantasını elde etmeye çalışıyor doğadan.

Dağ taş şantiye. Arayan yok, soran yok. Bu şantiyenin elektriği, suyu, alt yapısı, beledi hizmetleri kim tarafından nasıl yerine getirilecek soran yok.

Bu azgınlık, bu tamah, bu bencillik niye?

Bütün bu durum hep Kıbrıs sorununun çözümsüzlüğünden kaynaklanıyor.

Sorun çözülse, bu günkü gibi ceberrut idareler olmayacaktı.

Türkiyeden eline mistriyi alıp, müteahhidim diye gelemeyecektı.

İstediğin yere inşaat, rapor hazırlanmadan yapılamayacaktı.

Ama olmadı.

Başımıza çöreklenen ve bu adanın bütün olmasını istemeyen güçler, önce insanımızı yo ettiler..

Ardından üretim alanlarımızı yokettiler.

Şimdi de dağı, taşı ne kaldıysa geriye yok ediyorlar..

Peki bizimkiler ne yapıyor?

Bizimkilerin eline bir oyuncak verdiler..

“Seçim, hükümet, ve dünya turları oyunu”

Oynayın oyalanın dediler, onlar da oynuyor oyalanıyor.

Ayrıca çok da sevdiler bu oyunu.

copyleft (c) 2001-04 hamamboculeri.org