Yeni Çağ Gazetesi'nde Bu Hafta Çıkan Yazısı, 05 Ağustos 2005

Rasıh Keskiner

 

İŞLER TIKIRINDA MI?

Geçtiğimiz gün, uzun süre görmediğim bir arkadaşa rastladım.

“Nerdesin” soracak oldum. “Sorma” diyerek, işlerin iyi gitmediğinden dert yandı.

“Bunlar da ötekilerden beter” dedi.

Ben de, “öyle söyleme, işler tıkırında değil mi” diyerek, mevcut rejime haksızlık etmemesini öğütledim.

Adam nerede ise bana küfreder gibi uzaklaştı yanımdan.

Hey yavrum hey! Neler var neler. Sanki de bugün statükoyu devralanları ben seçmişim gibi adam küfredebiliyor.

Aslında adam haklı, ama hiç olmazsa “kendim ettim kendim buldum” demesini beklerdim.

Biliyor musunuz, son zamanlarda karşılaştığım çoğu düzen yanlısı olanlar, yapılanları hiç onaylamıyorlar. Hatta yapılanlara karşı çok öfkeli olduklarını ispata çalışıyorlar. Bunu niçin yapıyorlar derseniz, karşısındakinin eleştirisel saldırılarından kurtulmak için.

Evet.. Bundan yaklaşık altı yedi ay evvel, Sn. Talat, TC’nin Ankara andlaşması gereği Ek protokolün imzalanmaması, bunun yapılması halinde Kıbrıs Türkleri için felaket olacağını söylüyordu.

Zaman gelip çattı ve protokol imzalandı. Ne diyor Sn. Talat: Endişe edecek birşey yok.

Buna ne demeli? Diyecek birşey yok. Tam da ondan beklenen bir tavır ortaya koydu. Ne beklenirdi ki başka zaten?

Acentabaşı olmayı kabul ettikten sonra, Ananın yaptığına karşı mı çıkacaktı? Ayıp olmaz mıydı?

Benzer tavırları daha önce sergilemedi mi?

Ledra Palace toplantılarının birinde, “eğer Kıbrıs’ı çözüm olmadan AB’ne alırlarsa savaşım vereceğim” diyerek masaya yumruk vurduktan sonra Kıbrıs AB’ne alındıktan sonra en büyük AB savunucusu kesilmedi mi?

Zamana göre konuşmak adet olmuş bu ülkelerde. Talat bu geleneğin dışına mı çıkmalı dersiniz? Ne gerek var ki.. Madem ki etrafta bu tür politikaları onaylayan kitleler var devam etsin böyle konuşmaya: Dün dündür, bugün bugün.

Nasıl olsa millet çok erken unutuyor geçmişte söylenenleri.

Evet, protokol da imzalandı. TC, KC’yi tanıdı mı tanımadı tantanaları devam ediyor.

İstedikleri kadar tantana yapsınlar, TC Kıbrıs’ı yıllardır tanıyor.

Kaç uluslararası toplantıda bir araya geldiler..

Kaç kez Kıbrıs’ı temsil eden yetkililer Türkiye’de toplantılara katıldılar..

Daha geçen gün Atina üzerinden Lefkoşa’ya gelip maç yapmadılar mı?

Daha çok örnekler var. Ama fiilen tanıdığı Kıbrıs’ı iç kamuoyunu yanıltmak açısından tanımadığını söylüyor.

Tanımadığınız bir ülke ile nasıl andlaşma imzalarsınız ki..

Neyse bu olay aslında o kadar büyütülecek bir olay değildir.

Önemli olan ek protokolün imzalanmasının Kıbrıs sorununun çözümüne bir ivme kazandırıp kazandırmayacağıdır.

Umarım, taraflar uluslararası durumun ciddiyetini kavrayıp, Kıbrıs’ın birleşmesi için birşeyler yaparlar.

Çünkü işler tıkırında gitmiyor...

copyleft (c) 2001-05 hamamboculeri.org