Yeni Çağ Gazetesi'nde Bu Hafta Çıkan Yazısı, 12 Ağustos 2004 Rasıh Keskiner | ||
YÖK’E YALVARMAYACAK KİMSE KALMADI MI? TC eğitim sistemini çağdışı bir yapıya sokan YÖK hala konuşulmakta, hala varlığını sürdürmektedir.Her zaman için TC Yönetimlerinin müdahalelerine maruz kalan Kıbrıs’ın Kuzeyinde de YÖK hala varlığını hissettirmekte, hala tartışma konusu olmakta, bizim haricimizde herkesin de yalvarma kapısı olma özelliğini sürdürmektedir. Önce YÖK hakkında ne düşündüğümüzü söyleyelim. Ceberrut bir cuntanın yarattığı, eğitimin çağdışı bir anlayışla devamını sağlayan kurum. Bir zamanlar fikirlerin özgürce yeşerdiği üniversitelerin çağdaş yapıya kavuşmasının önündeki en 1980 Kenan Evren cuntasının üzerinden nerede ise yirmibeş yıl geçti. O cunta yönetiminin büyük engel. Türkiyede her zaman için tartışma konusu olan bu kuruma bizimkiler de eğitim sistemimizi teslim ettiler. Bu kurumun özellikle ülkemizde yarattığı “üniversite” adı altında dershanelerde her parayı bastıranın kayıt yaptırmasına yıllarca ses çıkarılmadı. Şimdi belli ki menfaatlerine dokunan bazı hususlar olmuş olacak ki, artık bu okullara önkayıtla öğrenci alınmasını yasakladılar. Vay sen misin yapan bunları? Vitrini süsleyen bülbüller hep bir ağızdan YÖK’e yalvarmaya başladılar. Eğitimcilerden oluşan bir bülbüller heyeti Ankara’da kamp kurmuş, bu günkü çarpık sistemin devamını istiyor YÖK’ten. “ Biz senden kurtulmak istiyoruz, onun için geldik” diyeceklerine, kapı kapı gezip yalvarıyorlar. Ne diyorlar. “ Siz büyüksünüz. Başımızdan eksik olmayın. Bırakın parayı bastıran istirahat etsin bizim üniversitelerde.” İşin ilginç yanı Ankaraya giden heyette bir zamanlar Türkiye Yöneticilerine, “ ne paranı, ne memurunu” diyen hızlı solcular da var! Şimdi ülkemizde bu halleri ile bu kurumlara üniversite dememiz mümkün mü? Herşeyden üniversite bir bilimsel araştırma kurumu. Hangi konuda, ne araştırma yaptı bu kurumlar bu güne kadar? İsteyenin istediği zaman girdiği istediği zaman çıktığı bu kurumlardan yetişen elemanların yeterliliği ortada değil mi? Sadece bu ülkedeki kurumlar, Türkiyede 10 senede mezun olan mimar kadar mimarı bir senede mezun ediyorlar. Aynı şekilde aynı sayıda hukukçu çıkarıyorlar. Hiçbir ülke tarafından tanınmayan, lisan bilmeyen ve neticede tamamen tüketici bir gençlik yaratılıyor. İşin bir diğer ilginç yanı, tam sanat öğrenecek bir yaşta bu çocuklar sırf üniversiteli olsunlar diye buralara yazılıp zaman öldürüyorlar. Biz, artık bu YÖK kalburundan kurtulunmasını savunuyoruz. Biz bu ülkedeki üniversitelerin çağdaş yapıya kavuşturulmasını, çağdaş eğitim yapan kurumlar haline gelmesini ve yetiştirdikleri elemanların AB’nin tüm ülkelerinde iş bulabilecek düzeyde, evsafta ve denklikte olmasını savunuyoruz. Kıbrıs’taki tüm eğitim kademelerinin ve yüksek öğrenimin TC müfredatından tamamen ayrılmasını savunuyoruz. Peki bizim aslanlar nerede? UBP ve DP yi anladık. Ama CTP nerede TKP nerede? Onurlu ses nerede, hükümeti yıkmayani seçim de istemeyen o arkadaş nerede? KTÖS, KTOEÖS nerede? KTMMOB nerede? BARO nerede? Hiçbirinin YÖK’e yalvarmak dışında söyleyecek sözü yok mu? Bizim var, ve diyoruz ki, Ne YÖK, ne bu şekilde eğitim kurumu, ne bu şekilde eğitim sistemi. copyleft (c) 2001-04 hamamboculeri.org
| ||