Yeni Çağ Gazetesi'nde Bu Hafta Çıkan Yazısı, 18 Ağustos 2003 Rasıh Keskiner | ||
KURTARICI KURTARMAYI SÜRDÜRÜYOR Bizi 1974’te kurtaran var ya, işte o aynı kurtaran bizi çeşitli kolaylıklardan kurtarmayı sürdürüyor.Kıbrıslı azıcık nefes almaya başladı mı hemen kurtarıcı devreye giriyor.Mandranın kapıları gındırıklandı mı hemen kapatmaya çalışıyor. “Esirsin sen esir kal”diyor. Son günlerde pasaport konusunda yaşanan rezillikleri izliyoruz.Bizimle birlikte Avrupa ve diğerleri de izliyor. Kurtarıcı nihayet KKTC pasaportlarını da ortadan kaldırdı.Tabii bu işe en fazla Talat paşa kızdı. “Siz kim oluyorsunuz da benim devletimin pasaportlarını tanımazsınız”dedi.Ve ekledi: “Aralıktan sonra nasıl Papadopulosa gününü göstereceksem size de göstereceğim”dedi. Bu durum Mustafa efendiyi de çok sinirlendirdi.Hani o çok sakin ya, bu olaya müthiş sinirlendi.Ve “Türkiyenin yaptığı yakışık almaz” dedi. Hey yavrum hey.Kahpe koltuk sen nelere muktedirsin.Senin için sus pus oldular.Olayı ne gördüler, ne duydular.Onlar sustu, bu arada, arada sırada da olsa bir ses verenler vardı ya, onları da bu koltuk için susturdular. Olsun .Biz varız.Ve şimdi bütün uluslararası camiayı Türkiye’ye karşı acil tedbir almaya çağırıyoruz.Tamamen keyfi ve Kıbrıs Türk Toplumunu susturmaya ,.ezmeye yönelik insan haklarına, seyahat özgürlüğüne aykırı bu durumu ortadan kaldırmaya çağırıyoruz. Hale bakın! Siz “herkes KC pasaportu alsın “diyeceksiniz, ondan sonra el altından Türkiyedeki müttefiklerinizle yasaklamalar getireceksiniz.Belki koltuk bekleyenler, belki kurtarıcıyı kurtarmaya soyunanlar, belki koltuklarını TC’li seçmenlere bağlayanlar susabilir, ama biz susmayacağız. Avrupa Birliğine girmek istediğini söyleyen anlayışa bakın.Avrupada pasaportlara bakan yok.KC pasaportu ile istediğn ülkeye vizesiz girebiliyorsun.KC pasaportu taşıyan Rumlar da Türkiyeye girip çıkabiliyorlar.Ama Kıbrıslı Türkler giremez, çıkamazmış! Göreceğiz, girebilirler mi giremezler mi; çıkabilirler mi çıkamazlar mı? Bütün bunlar aşağılık kompleksinin sonuçları.Bütün dünya bunların ensesinde boza pişiriyor ya, onlar da esir aldıkları Kıbrıslı Türklerin üstünde mamurlayarak komplekslerini gidermeye çalışıyorlar.Ama sonuçta da tükürdüklerini yalıyorlar. Ortaklık konseyi toplantısında da öyle olmad mı?.Belli ki Türkiye’de hükümetle derin devlet arasında savaş sürüyor.Hükümetin başı teslim olmuş, oğlunun nikah töreni ile meşgul.Önce toplantı yapılacak dendi.sonra iptal edildi.daha sonra imzalandı ama adına çerçeve andlaşması dendi. Her ne isterse yapsınlar.Dünya bunları ciddiye almıyor.Bunların yaptığı hep kendi kendilerine gelin güveyi olmaktır.Kendi kendilerini tatmin etmektir.Aşağılık komplekslerini gidermektir.Yoksa olacağı hiçbir şey yoktur. Bu güne kadar kaç tane belge vs imzaladılar.Ne oldu.Onlar çalıp onlar oynamadı mı? Sanki ortada iki devlet varmış da, (Aralıktan sonra olacakmış,) iki devlet andlaşma imzalarmış! Hade ordan sizde.Ne devleti.Daha dün İstanbul hava limanında senin pasaportlarını, kimlik kartlarını yırtıp yüzüne fırlattılar. Sen hala iki devlet andlaşma imzalamış diye şov yapıyorsun! Gelinen bu noktada, koltukçuları kendi hallerine bırakıp sokakta mücadeleyi örgütlemek lazım.Halk , kurtarıcıdan kurtulmadan esir hayatının sona ermeyeceği bilinci ile mücadeleye sokulmalıdır.Uluslararası kuruluşlarla kurtarıcıdan kurtulmak için işbirliği, güçbirliği yapılmalı ve kurtarıcının koyduğu ve koymakta olduğu engellerin ortadan kaldırılması sağlanmalıdır. Hergün üzerimize üzerimize geliyorlar.Statükoculuğa soyunanlar susmaktadırlar.Biz gerçeği gören, bilen insanlarımızın konuşmasını, mücadeleye katılmasını bekliyoruz. copyleft (c) 2001-03 hamamboculeri.org
| ||