Yeni Çağ Gazetesi'nde Bu Hafta Çıkan Yazısı, 19 Ağustos 2005 Rasıh Keskiner | ||
ACIMIZ ORTAK… Geçtiğimiz Pazar günü Helios havayollarına ait yolcu uçağı düştü.Uçakta büyük çoğunluk Kıbrıslı yurttaşlarımızdan oluşmaktaydı. Yolcular arasında öğrenciler vardı. 48 kişi. Uçak kazası nedeniyle insan olan herkesin kalbinin ta derinliklerinde bir acı hissettiğinden kuşkum yok. Aslında ben, böylesi kitlesel ölümlerin meydana geldiği her olay sonrası hissederim o duyguyu içimde. İster kıt’alar arası çok uzaklarda olsun, ister çok yakınımda. Hangi dinden olursa olsun, hangi dili konuşursa konuşsun fark etmez. Sonuçta hepsi insan. Bir de en fazla çocukların ölümü üzer beni. Çünkü onlar daha çok küçük. Yaşamaları gereken çok uzun günleri var. Ama böylesi kısa bir zamanda onları yitirmek büyük bir acıdır. Tabii kaza çok yakınınızda olursa biraz daha sarsar sizi. Hele kazada yurttaşlarınızı kaybederseniz daha da sarsılırsınız. Biz yurttaşlarımızı kaybettik. Acılarımız ortak Nasıl ki onbin yıllık geçmişimiz ortak, sevinçlerimiz ortak acılarımız da ortak. Kıbrıs Türk toplumu, birlikte yaşayacağı Rum toplumunun acısını paylaştı. Ama idare ne yazık ki yine sınıfta kaldı. Dostlar alışverişte görsün diye hemen Papadopulos arandı ve başsağlığı dilediler. E.. ne de olsa muhataplık meselesi. Ben samimi bulmadım idaredekilerin tavrını. Protokol gereği yapmak durumunda oldukları için olsa gerek. Oysa olayın hemen ardından, toplumun acısını gösterecek birtakım tedbirler alabilirlerdi. Her yıl kutladıkları ve hala daha kutlamaktan bıkmadıkları o ikinci harekatın kutlamalarını bu yıl yapmayabilirlerdi. Öyle üç günden sonra bayrakları yarıya indirmekle görevlerini yaptıklarına inanmaktadırlar. Hade öyle inansınlar. Bakıyorum da insanlar tabii afetler veya işte böylesi acı kazalar sonrası çok daha fazla yakınlaşırlar. Çok daha fazla sarılırlar birbirlerine. Hatırlıyorum 1953 deki zelzeleyi. Türkler Rumlar sarılmışlardı birbirlerine. Yardım ediyorlardı birbirlerine. Bir de savaşlara birlikte karşı çıkabilsek! Bizi kendi menfaatleri için yıllardır savaş hali içinde tutanlara karşı çıkabilsek! Ve ortak acılarımızı paylaşmak için ille de bir tabii afet veya acı bir kaza beklemesek! Kıbrıslılar geçmişte bunu başardılar. Şimdi yine başaracaklar. Ne kadar ayrı tutmaya çabalarlarsa çabalasınlar Kıbrıslılar eskiden olduğu gibi yakın gelecekte de sadece acılarını değil her şeylerini paylaşacaklar. Son uçak kazası sonrası gözden kaçan önemli bir husus vardır: Yeni Kıbrıs Partisi dışında hiç kimse bu hususu gündeme getirmedi. Uçak kazaları, kurtulma şansı en az olan kazalardır. Hata affetmez. Dolayısı ile bu konu ile ilgili görevliler bundan sorumludurlar. Üç gün önce arızalı olan bu uçak hiçbir deneme uçuşu yapmadan nasıl uçuruldu? Rum ulaştırma bakanı ne diyor bu işe? Yoksa onun sorunu değil mi bu kaza. Olacağı vardı da ondan mı oldu? Açıklandığı üzere, bu tür basınç düşmesi sonrası uçak kazaları çok nadir olmuştur. O zaman bu işte büyük ihmal vardır demektir. Çağdaş ülkelerde bir köprü çöker, bayındırlık bakanı istifa eder. Bu işler çinde olursa çoğu kez kendini sorumlu hisseden görevli intihar eder. Oysa bizde, onlar da sırada başsağlığı diliyorlar. Bir uyarım da bizim idaredekilere: KTHY uçaklarına dikkat. Hele hele o son kiraladıklarınıza daha da dikkat. Bakımları yapılıyor mu, uçuş saatleri doldu mu, bunlar kontrol ediliyor mu? Sürekli arızaların olduğu ortadadır. Yeni facialar istemiyoruz. Hiçbir alanda yetkili değilsiniz, ama hiç olmazsa kitlesel acıları doğurabilecek bu alanda biraz olsun daha duyarlı davranın. Anavatanınız bu işlere aldırmıyor. Onlar için insan hayatı ne ki… Ama, siz, Kıbrıslılığınızdan bir şeyler kalmışsa geride “hava trafiği” ile biraz ilgilenin lütfen.. copyleft (c) 2001-05 hamamboculeri.org
| ||