Yeni Çağ Gazetesi'nde Bu Hafta Çıkan Yazısı, 19 Eylül 2003

Rasıh Keskiner

 

Yeter Ki İste

Kıbrıs Türk Toplumunu yıllardır tutsak kılan TC asker sivil Yönetimleri ve onların yerli temsilcileri, Kıbrısın Kuzeyinde yarattıkları vitrini yeniden düzenlemek için seferber oldular.Egemen güçler bu arayışa girerken, bizim için hayati önem taşıyan Kıbrıs sorunundaki görüşme sürecini ertelemek, zaman kazanmaktan başka birşey değildi.Egemenlerin bu isteğine ne yazık ki muhalefet (!) de katıldı.Ve dolayısıyle hiçbir anlamı kalmayan bir seçimi bahane edeek görüşme sürecini askıya aldılar.Hemde aylar önce.

Bu durum egemenlerin işine yarar, ama kurtuluşu bir andlaşmada gören halkımıza yaramaz. Hangi sorunla karşılaşırsanız karşılaşın, “seçimden sonra”sözcükleriyle karşılaşırsınız.

Oysa, Kıbrıs’ta bir andlaşma olmadan halkın özgür iradesinin yansıyacağı bir seçim mümkün değildir.Bunu her seçim dönemi yaşayarak gördük.Tehdit, baskı ve rüşvetin yanısıra, kimin seçmen olup olmadığının belli olmadığı, Kıbrıs Türk Toplumunun azınlığa düşürüldüğü bu ortamda önümüzdeki seçimin sonuçları da şimdiden bellidir.

Bunları hiç yaşamamış gibi hareket edenler, daha şimdiden ağlamaya başladılar. Ne diyorlar? “Yurttaşlık dağıtımı derhal durdurulsun”

Peki bu çağrı kime? Aradım taradım güç bela çağrının, Denktaş-UBP-DP’ye yapıldığını sökebildim.

Bu çağrı karşısında, hiç merak etmesinler onların yanıtı, “yeter ki iste” olacak, değil mi?

Yurttaşlık dağıtımı derhal durdurulsunmuş !

Hiç merak etmeyin. Arkadaşlar öyle buyurmuşlar ya, derhal.Yarın sabahtan itibaren yurttaşlık dağıtımı durdurulacak ve arkadaşlatdan özür dileyecekler!

Yeter ki iste! Bu güne kadar birşey istediler de yapmadı mı?

Kıbrıs Türk Toplumu bu hallere düşmedi.Ama onu kurtaracağı iddiası ile yola çıkanların halleri hiç de hoş değildir.

Bir kere en başta yaptıkları çağrı adresi yanlış.Yerli temsilcilerden merhamet istiyorlar.İnsaf eylemeleri için çırpınıyorlar.Yıllardır söyledik, yazdık. Bu şekilde perde gerisindeki eses sorumlular, yani TC asker-sivil Yönetimleri gizlendikçe yanlış mesajlar veriliyor halka.Denktaş-UBP- DP. Peki bu üçlü mü ülkenin bu hale getirilmesindeki tek suçlular? Hani perde gerisindeki asıl sorumlular.

Şimdi yani, “yurttaşlıklar derhal durdurulsun” çağrısı yapanlar, yurttaşlıkların kşmşn onayı ile yapıldığını bilmiyorlar mı? Bir TC’linin ikinci bir yurttaşlık elde etmesi için Elçiliğin onayını almasının zorunlu olduğunu bilmiyor mu? Elçilikte yazılı izin almadan hiç bir TC’li yurttaş yapılamaz.

Durum bu olduğuna göre, arkadaşlar niye çağrılarını, elçiliğe değil de yerli temsilcilere yapıyorlar? Mesele açık.Yasa dışı binlerce TC kökenliden oy hesapları yapıyorlar da ondan. TC asker sivil Yönetimlerini gücendirmek istemiyorlar da ondan.

Onlar varsın şikayet ededursunlar.Yurttaşlık yazımları sürecek.Hiç durmadı ki.. Diğer yurttaşlıkları kabulleneceksin, bugün yaptıklarını istemeyeceksin.Böyle anlayış olmaz.Ya hep ya hiç.Biz tavrımızı hiç’ten yana koyduk.Onlar da mademki bundan önceki yurttaşlıkları kabullendiler, varsın bunları da kabullensinler.Nasıl olsa Tayyıp arkalarında değil mi? Tek başlarına iktidar istemiyorlar mıydı? Herhalde bugün yapılan bu hararetli yurttaş dağıtımı da kendilerini tek başlarına iktidar yapmak için olsa gerek.

Daha çok şeyler göreceğiz..Herşeyi seçime endeksleyenler önce şövenizme sarıldılar, ardından solculuğu terkettiler,hukukdışı pek çok hususu kabullendiler, kurtarıcıdan, kendileri kurtarıcı olmak için proxi istediler.

Ama işler iyi gitmiyor.Bunu onlar da görüyor, ama görmek istememektedirler.

Birkez daha oyun bütün çıplaklığı ile oynanıyor.İlle ki bir kezdaha mı yaşanması gerekiyor bazı şeylerin görünmesi için?

Demek ki öyle.

Şimdilik zaman herşeyin ilacıdır diyelim ve arkadaşlara, ”Yeter ki iste” diyelim!

copyleft (c) 2001-03 hamamboculeri.org