Yeni Çağ Gazetesi'nde Bu Hafta Çıkan Yazısı, 26 Eylül 2005

Rasıh Keskiner

 

TANIMAM YOK, TANIYACAN !

Bir hengamedir gidiyor…

Tanımam seni diye..

TC Yetkilileri uzun bir zamandan beri tutturdular bir nakarat:

Tanımayız Kıbrıs Cumhuriyetini.

Erdoğan konuşur, gül konuşur..

Hepsi tanımam diyor.

Demesine diyorlar ama hepsi de Kıbrıs Cumhuriyetini çoktan tanımakta olduklarını da biliyorlar.

O zaman neden bu şekilde konuşuyorlar?

Hep iç politikaya konuşuyorlar.

İç kamuoylarının baskısından korktukları için bunu yapıyorlar.

Yoksa bunlar yıllardır Kıbrıs Cumhuriyeti ile aynı masa etrafında pek çok toplantılar düzenlediler.

Bilhassa Türkiye’de Kıbrıs Cumhuriyetinin de katıldığı pek çok toplantılarda birlikte oldular.

Spor müsabakalarında bir araya geldiler.

Bütün bunlara rağmen hala Kıbrıs Cumhuriyetin tanımayız diyebilmektedir.

Bu olayın bir yönü.

İkinci yönü ise, sen eğer bir kulübe girmeye karar vermişsen, o kulübün tüzüğünün öngördüğü hususlara uyacaksın.

Yok eğer hem o kulübe girmek isteyeceksin, hem de o kulübe kendi şartlarını empoze etmeye çalışacaksan bunu yemezler.

Senin başka sevdalar peşinde olduğunu anlarlar ve sana söylediğin o büyük büyük lokmaları yedirirler.

Hale bakın. Ankara andlaşması ile imzaladıkları ek protokol’e ek bir de deklarasyon hazırlayıp birliğe yeni katılan on üye içinden Kıbrıs’ı ayıracak ve Kıbrıs’ı tanımam diyeceksin.

Bu işleri karıştırdıkça başına daha büyük sorunlar açarsın, nitekim Türkiye de kendi iç kamuoyu baskısından korktuğu için, açık açık Kıbrıs’ı tanıdığını söylememek için bu yollara başvurdu.

Bu yollar çetrefillidir ve sonu iyi olmaz.

Bunların da sonu iyi olmadı.

AB bunların deklarasyonuna bir deklarasyonla yanıt verdi:

Ne dedi özetle?

“ Tanımam yok, tanıyacan”.

Er veya geç. Yarın veya obür gün tanıyacan.

Bundan kaçış yok.

Türkiye Yönetimlerini bunu yutacaklar mı, yutacaklar. Başka çareleri yok.

Peki ya bizim aslanlar?

Bunlara soran mı var. Bunlar burada Türkiye’nin menfaatlerini savunan atanmış bekçileri değil mi?

Bunlara sormalarına gerek yok. Sadece talimatı çatlatacaklar, o kadar..

Sn. Talat, Coroper’den çıkan karar’ın Kıbrıs Türkleri için kötü olduğunu söylüyor.

Şimdi sorarım, siz bu makamlara getirildikten sonra, ne zamandan beri Kıbrıs Türklerinin menfaatini düşündünüz ki!

Ek protokolün de TC tarafından imzalanmasının Kıbrıs Türkleri için felaket olacağını söyleyen siz değil miydiniz? Ve talimatı alınca, “bir an önce imzalansın” diyen de siz değil miydiniz?

Şimdi de talimatı alınca Coreper metninin tamam olduğunu söyler, savunursanız kimse şaşmasın.

Bu arada Brüksel’de gezide bulunan Sn. Soyer ve yanındakiler de Coreper kararı ile ilgili olarak “ deklarasyonda tanınma unsuru kabul edilemez” dediler.

E, Frdicim ve Kutlaycım böyle sert bir çıkış yapar da bu karar değişmez mi?

Hiç merak etmeyin. AB kurumları bu nota’yı değerlendirecek, değerlendirmeye mahkum.Çünkü karşılarında bir süper devletin temsilcilerileri var.

Ya işte böyle. Dünya nerede, biz ve bizimkiler nerede.

Avrupa nerede, biz ve bizimkiler nerede.

Kısaca bir kez daha söyleyelim:

Tanımam yok.. Tanıyacan !

copyleft (c) 2001-05 hamamboculeri.org