Yeni Çağ Gazetesi'nde Bu Hafta Çıkan Yazısı, 30 Eylül 2005 Rasıh Keskiner | ||
DERDİM ÇOKTUR HANGİSİNE YANAYIM! “Derdim çoktur, hangisine yanayım” diye bir şarkı var ya…İşte bizim de durumumuz bu şarkıya benzemeye başladı. “Sorun çoktur… Hangisini yazayım?”. Düşünüyorum da, bu gün bu ülkede yaşananlar karşısında, eğer Denktaş- UBP Yönetimi iş başında bulunsaydı, neler olurdu neler.. Bir yandan Mehmet Ali, diğer yandan Ferdi Sabit ver allahım ver. Biri durmadan “barra” diye bağırırken, diğeri “barış, çözüm” diye feryat ederdi. İş bu kadarı ile de kalmazdı. Sıraya girerdi kendilerine bağlı kurum ve kuruluşlar. Onlar da hep bir ağızdan, “susma, sustukça sıra sana gelecek” sloganını atarlardı. Ve kendilerini destekleyen basının manşetleri de ona göre şekillenirdi: Faşitler çalışanları copladı. İşçi düşmanları grevleri yasakladı. Barış istemeyenler şovenizmin batağında.. Ve buna benzer daha neler neler …. Sorun çok, hangisini yazayım? Mesela KKK işi ne olacak? Ne mi bu KKK? Kumarhane, kerhane, karapara. Az mı yazdık, azmı yazıldı.. Hiç duymadılar. Lefkoşa Girne yolunu süsleyen dev reklam panoları ile ilgili de çok yazıldı, çok çizildi. Bu panoların seyir halindeki sürücülerin dikkatini dağıttığını ve kaldırılması gerektiği yazıldı. Hiç duymadılar bunu da. Hatta inadımıza yenilerini koydular ve bu kez koyduklarını elektrikli ve devamlı dönen şekilde yaptılar. Herhalde sürücülere şu mesajı vermek istiyorlar: İsterseniz yol içerisinde durabilir ve diğer reklamın dönmesini bekleyebilirsiniz, bu arada bir de sigara içebilirsiniz. İşin tuhaf tarafı bu duruma Trafik Kazalarını Önleme Derneği de ses çıkaramamakta. Elçiliğin önüne konan trafik ışıkları ile ilgili de çok yazıldı. Hiç duymadılar. Hiç görmediler. Hatta oradan da herhalde hiç geçmediler. Ya o karşı binadaki aslanlar! Onlar da görmediler. Onlar görmesine gördü ama ses çıkaramadılar, çukaramazlar. Şimdi sorarım: O ışıklar oraya niçin kondu? Diğer ülkelerdeki TC elçiliklerinin bulunduğu binaların önündeki yollara da bu tür ışık konmakta mıdır? Konmakta ise hangi ülkede konmaktadır,konmamakta ise niye burada konmuştur? Polis sınavına 1407 kişi katıldı. 60 üzerinden not alıp sınavı geçen sadece 3 kişi. Bunların aldığı notlar da 60’ın hemen üstünde. Peki bu durumu da mı hiç görmediler, hiç duymadılar? Bu eğitimde nerede olduğumuzu göstermektedir. Bu kadar zor ne sorulmuştur ki gençlere tümü geçemedi bu sınavı? Bu, başlı başına bir araştırma konusudur. En nbaşta Eğitim İşleri ile ilgilendiğini söyleyenler bu sonucu araştırmalı, sonuçlarını değerlendirmelidir. Eğitimde çıkmazın içinde olduğu belli. Ama herkes bunu gizlemeye çalışıyor. Başta Eğitimden sorumlu yetkisiz yetkililer. Sonra bir şey daha. Ne hakla sınav yapıp milletin gençlerini yarıştırıyorlar? Ayıp değil mi? Mehmet Ali beye, Ferdi beye, Canan hanıma ayıp olmuyor mu? Onlar söylemediler mi sınavlar çocukların psikolojisini bozar diye. Onlar demedi mi çocuklar yarış atı gibi yarıştırılıyor onun için kolej sınavlarını kaldırıyoruz diye. Ya… İşte böyle.. Derdim çoktur hangisine yanayım……. Memleketi ne hale getirdiler, hangisini yazayım…. copyleft (c) 2001-05 hamamboculeri.org
| ||