Yeni Çağ Gazetesi'nde Bu Hafta Çıkan Yazısı, 3 Eylül 2004

Rasıh Keskiner

 

RUMLAR! ÖYLE Mİ?

Yıllardır bu genelleme yapılıyor.

Herhangi bir olumsuz durumda hemen karşınızdakinin yanıtı hazır: Rumlar!

Bu konuda sağcısı, solcusu, solcu geçineni bu olaya aynı şekilde bakar.

Bu bir yanılgı mı, bir saplantı mı yoksa bilinçli bir ortaya koyuş mu?

Pek çoğunda bu durumun, yıllarca yapılan şovenizm propagandasının sonucu olduğuna inanıyorum. Eğitimin de bunda rolü büyük olmuştur.

Ancak bir kısım fanatik ve barış düşmanları var ki, onlar bilinçli olarak kullanmaktadırlar bu söylemi.

Yıllarca Kıbrıs sorunundaki gelişmeleri tartıştık. Tartışmalarımız sırasında Kıbrıs’ın Kuzeyindeki Yöneticilerin ve TC asker sivil Yönetimlerinin andlaşma istemediğini söylediğimiz an hemen karşımızdakilerin yanıtı hazır: “ E, ne yani Rumlar andlaşma ister?”

Evet bu yanıtı yıllarca duyduk. Hala daha duymaktayız.

Bu yanıtı sadece sağcılardan değil, solcu geçinen pek çok kimseden de duyduk.

Şimdi ise, Ankara’nın sözcülüğünü üstlenen Sn. Talat ve arkadaşlarından duymaktayız.

Rumlar şöyle, Rumlar böyle..

Kıbrıs’ta barış isteyenler bu söylemi terk etmelidirler. Bu gün Kıbrıs’ın Güneyinde bir kısım Türklerden daha çok Kıbrıs’ın birleşmesini savunanlar vardır.

Rumlar diyerek bir genelleme yapmaktan kaçınılmalıdır. Şu anda en azından Rum toplumunun dörtte birinin barış için görüşünü ortaya koyduğu bilinmektedir.

O halde “Rumlar” diye genelleme yapılacağına, Rum Yönetimi, Papadopulos gibi söylemler ulanılarak “barış istemezler” demek gerekmektedir.

Tabii barış karşıtları bunu bu şekilde kullanacaklar. Ama barış istediğini söyleyenler, aslında bunların barış istemediğini biz biliyoruz, bu genellemeyi yapmak durumundadırlar. Yoksa fanatik kafatasçılarla aynı yola girmiş olurlar.

Bir diğer husus ise, gerçekte bu hiç olmayan yönetimin başına geçenler birilerine kendilerini ispatlamaya çalışırlar.

Bir bakınız.. Kim gelip geçti ise Ankara’ya kendini ispata çalıştı. Hangi konularda mı? Hangi konuda olursa olsun.

Dış politikada, Ekonomik paketleri uygulamada, yurttaşlık yazımlarında, Rum’a sövme konusunda, milliyetçi görünme hususunda.. vs.

Şu anda Sn. Talat ve ekibi de Ankara’ya ne kadar sadık olduklarını ispatlamaya çalışıyorlar. Ama bilmiyorlar mı ki yarın ne olacağı bilinmez, bu süratle değişen dünya koşullarında! Yarın, Ankara, kendisine bir başkasını bulabilir. Ha diyeceksiniz “Mehmedali beyden şikayetleri yok ki” niye değiştirsinler. Doğru, şimdilik zaten kendisine yat diyorlar yatıyor, kalk diyorlar kalkıyor,, Rum’a söv diyorlar sövüyor, Tayyib beyi öv diyorlar övüyor, “gel Tayip beyle kahveye” diyorlar gidiyor.

Denktaş da böyleydi bir zamanlar biliyorsunuz. Ama Türkiye çıkar çevrelerinin menfaati icabı şimdi timsahın gözyaşlarını döküyor da döküyor. Allahın her günü “artık aday olmayacağım” diyor, ama kendisine Türkiye’den hiç kimse “aman yapma Allah aşkına, sen aday olmazsan biz naparız” diyen çıkmıyor.

Şimdilik çıkmıyor. Çünkü ne emrediliyorsa yerine getireni bulmuşlar.

Yarın daha iyisini bulunca bunu da bir kenara atacaklar hiç merak etmeyin.

İşte, bu da o zaman ancak mamurlayacak!

copyleft (c) 2001-04 hamamboculeri.org