Yeni Çağ Gazetesi'nde Bu Hafta Çıkan Yazısı, 5 Eylül 2003

Rasıh Keskiner

 

GÜL KONUŞTU !


TC Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Abdullah Gül konuştu: “KKTC’de seçimler her zaman dürüst ve açık yapıldı.Şimdi de öyle yapılacak” dedi.

Oysa biz kaç zamandır, kaç yıldır seçimler demokratik değil diye yazıp duruyoruz.Her seçime müdahale oldu diyoruz.Onbinlerce yasa dışı oy kullanıldı diyoruz.Hatta “artık yeter” deyip AİHM’ne başvuruyoruz.

İlk bakışta Gül’ün söylediklerinden, sanki burdaki gerçekleri bilmiyor izlenimi edinebilirsiniz.Halbuki Gül bu ülkedeki seçimlerin nasıl yapıldığına dikkat çekiyor:”Açık ve dürüst”.Yani herşeti “açık açık” yaptık diyor.”Parmağımızın arkasına saklanmadık” diyor.”Bu işi dürüstçe” yaptık diyor.Ve “önümüzdeki aralıkta da aynı şekilde yapacağız” diyor.

Var mı itirazı olan! İşte size müdahalesiz seçim.Seçip seçip koyun sepete.

Gül devam ediyor konuşmaya:”Denktaş, bak sen orayı hallet, burası tamam.Anadolu senin ve davanın arkasındadır”.

Daha ne söylesin yani.Topuzu da elimize alıp bu işi halledeceğiz mi?

Gerekeni, gerektiği kadar söyledi:

Seçimlere açık açık müdahale edeceklerini,

Denktaşın arkasında olduklarını,

Denktaş’ın davasının arkasında olduklarını,

Bundan önceki seçimlerin, bizlerin söylediği gibi değil, tamam olduğunu söyledi.

Gül ayrıca bu konuda bir de tehdit salladı: “Kimsenin seçimlere gölge düşürmeye hakkı yoktur”.

Ya gölge düşüren olursa ne yapacağını söylemedi.

Gül bu beyanatı ile, “siz oturun oturduğunuz yerde, biz her şeyi hallederiz” demek istemektedir.Öyle görünüyor ki vitrini yeniden düzenlemeye karar verdiler, bu hususta da kimsenin gölge etmesine tahammülleri olmayacak..

TC Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı konuşsun.Daha önce kimler konuşmasdı ki..Varsın bu da konuşsun.Varsın perde gerisini gizlemeye çalışsın.Perdenin önünde oynanan oyunu bilmeyen kaldı? Görmeyen mi kaldı? Gerek ülke içinde ,gerekse ülke dışındaki herkes, her kuruluş bu ülkedeki seçimlerin hiçbir anlamı kalmadığını bilmektedir.

Bu durumu bildiği halde, göstermemeye, bu oyunu oynamaya hevesliler var sadece.Onlar da muhtemelen çok yakında AİHM’nin vereceği kararla mamurlayacaklar.

Gülü’ü bazı sözlerini manşet yaptı bizim vitrinciler, ama sözlerinin anlamını derinlemesine inceleme gereği duymadılar.Sözlerinin içerisindeki gerçekleri, herşeyi gizledikleri gibi onları da gizlediler.

***

Kendi kendini halk ilan eden BDH yetkilisi, geçtiğimiz hafta düzenlediği bir basın toplantısı ile, Avrupa Konseyine, Kıbrıs’ın Kuzeyinde nüfus sayımı yapılması için başvurduklarını açıkladı.Vay ne mühim iş!Tüm basın yayın organları haberi manşetten verdi.Ama hiçbiri, tıpkı Gül’ün anlatmak istediklerinde olduğu gibi haberin içeriğini yorumlamadı.

Nüfus sayımı yapılsın , yapılmasına da, sonra ne olacak? Somut bir talep var mı başvuruda? Yok..Sadece nüfus sayımı yapılması isteniyor.Yasal olmayan yurttaşlıklar, yüzbinlerce taşınan nüfus, bu nüfusun seçimlerde oy kullanmasının önlenmesi ile ilgili birşey varmı başvuruda? Yok..

O halde, o halde tamamen şov’a yönelik bir hareket.Pek çok şeyi gizlemeye yönelik bir hareket.Yurtsever Birlik Hareketi’nin AİHM’ne başvurusu ile aynı doğrultuda bir başvuru imiş gibi göstermeyi ,yani tribünlere oynamayı hedefleyen bir hareket.

Tabii anlıyorum arkadaşların sıkıntısını.Hem TC’nin müdahalelerine karşı görünmek,hem TC’nin onları desteklediği havasını korumak zor.Hem gayrı yasal yurttaşlıkları hazmetmemek hem de onların oylarına muhtaç olmak zor.Hem bu ülkenin gerçeklerini bilmek,görmek, yaşamak hem de koltuk için bütün bunları göstermemeye çabalamak zor.

Bir kez kıvrımaya başlamaya..Kıvrılmalar devam eder.

Hayırlı kıvrılmalar!









copyleft (c) 2001-03 hamamboculeri.org