Yeni Çağ Gazetesi'nde Bu Hafta Çıkan Yazısı, 13 Ekim 2003 Rasıh Keskiner | ||
Hangisi Farklı Acaba Vatandaşın işi zor.Acaba öyle mi? Normal koşullara, demokratik bir seçimin olduğu ülkelerde olsa vatandaşın işi zor.Hangisi farklı acaba !Ama bizim gibi ülkelerde, hani vatandaşın (!) yüzde sekseni, doksanı düşünceye değil, başka nedenlere bağlı olarak oy vermektedir işler zor olmasa gerek Seçim kampanyası çoktan başlamıştı ama şu an her şey daha net görülmeye başladı.Bu seçimin ana konusu “annan planı”. Annan planını herkes tartışıyor.Ama herkes kendi hanesine kurtardığı gibi tartışıyor.Halkın yüzde sekseninin Rum malı üzerinde oturduğunu gören Denktaş-Eroğlu vs.cephesi toprağa yüklendiler.Rumun gelip malını alacağını, herkesi evinden atacağını işleyip duruyor.Hatta bir aday, “oyuna gelmeyelim, bu plan Rumların mallarına gelmesini sağlar”diyecek kadar işi ileriye götürüyor Rumlar mallarına gelecklermiş !Rumun malı olduğunu söylüyor, ve bu malın ganimet olduğunu, Rumun malına konduğunu söylüyor. Ve onun yanında oturan ve sözde muhalefetmiş geçinenler hiç ses çıkarmıyorlar.”Evet gelecekler diyemiyorlar”.Onlar da onlarla birlikte gelecekler, gelmeyecekler onu tartışıyorlar. Hepsi garantilerin var olduğunu savunuyorlar.Nerden icap ettiyse emekli kurmay albay da, stratejik askeri uzman, garantileri ballandıra ballandıra anlatıyor.Muhalefetmiş bunlar.Sol politikaları olan siyasilermiş bunlar.Diyemiyorlar, “Ne garantisi,silahların gölgesinde barış olamaz diye..Andlaşmanın şu yılında tüm askerler gidecek diye”. Onlar da statükocu dedikleriyle annan planının noktasını , virgülünü tartışıyorlar.Hep beraber..Rumun malının üzerinde oturan yüzde seksen seçmenin oyunu etkilemek için yarışa girdiler. Muhalefet dediklerinden, annan planındaki etnik ayrılıklardan şikayet edeni gördünüz mü, duydunuz mu? Seçimlerde ortak oy kullanılmasının önlenmesinden şikayetçi olanı duydunuz mu?Veya artık annan planının, aki communiter’e uygun olarak ancak değiştirilebileceğini söyleyenini duydunuz mu? Bunun böyle olması gerektiğini savunanı gördünüz mü? Hepsi Türkiye kökenli oylara oynamaya başladılar.Hepsi “kim daha fazla Türkiyeci” olduğunu ispatlamaya uğraşmakta. Tabii, bunların hepsi aynı telden çalınca, vatandaş (!) aslını tercih edecek.Her zaman olduğu gibi. Yıllarca sağcılar soldan kişileri transfer ettiler.Şu anda Denktaş-Derviş cephesine bakın hepsi oralarda arz-endam eylemekte.Bu işe çok bozulan bizim sol geçinenler ( artık sol olarak da geçinmiyorlar) de sağdan transferlerle durumu dengelediler.Ne ararsan var..Seç seç al.Artık politikaları değil, kişilerin ön planda olduğu bir dönemi yaşatıyorlar topluma. Egemen güçlerin politikası bu.Toplumu apolitik yapmak.Kişileri ön plana çıkarmak.Ya kendini muhalefet göstermeye çalışanlar..Onlar da aynı kalıba girdiler.Arkadaş yıllardır kayboldu, derken kurtarıcı olarak ortaya çıktı.Yani bu toplumu kurtaracak örgüt yok, kişi var..Ve “bu seçim sağ,sol mücadelesi değil” diyerek çekinmeden solculuğu kötü birşeymiş gibi göstermeye çalıştılar. .Ve tabii olaya bu şekilde bakan, kendine sosyalist, komonist süsü verenler de dahil “kendini kurtaran kaptandır”diyerek kravatı kaptıkları gibi düştüler yollara. Bu tipler, her seçimde başka başka kılığa giren bu tipler, herşeyi yozlaştırdılar.Sol potansiyeli erittiler.Toplumsal muhalefeti erittiler.Ve bütün bunları da hiç anlamı kalmayan bir seçim için yaptılar. Politik hiçbir beraberliği olmayan her telden çalanların birliktelikleri var ortada.Hangisi farklı acaba diye sorarsanız, hepsi aynı.Seç seç al... copyleft (c) 2001-03 hamamboculeri.org
| ||