Yeni Çağ Gazetesi'nde Bu Hafta Çıkan Yazısı, 3 Ekim 2003

Rasıh Keskiner

 

Nasıl Olabilir Deneyin

Seçim davulu çaldıktan sonra ülkemizin kuzeyinde yaşananlara bakınca “bu işler nasıl olabilir” diyorsunuz muhakkak.

Belki de inanamazsınız, inanmak istemezsiniz yaşananlara. “”Allah allah” çeker, “la havle, inna allahım messa biri” diyorsunuz ve hayretinizi gösteririrsiniz.

Adamlar sanki de gökten zembille indiler.Sanki bunca yıldır bu memlekette yaşamıyorlardı.Sanki nüfusu milyonlara varan bir ülkede yaşıyor ve bibirimizi tanımamıza imkan yokmuş gibi davranıyorlar.Topu topu üç kişiyiz, TC’den getirilenlerle beş kişi olduk.Birbirimizi tanırız.Kimin ne yaptığını, geçmişte ne söylediğini biliriz.

Buna rağmen bu işler nasıl olabiliyor.Nasıl siyasi parti yetkilileri bukadar rahat konuşabiliyor.Nasıl dün UBP militanı olan bu gün CTP milletvekili adayı olabilir?

Dün hükümetteyken görevden alınan kişi nasıl bugün senin kadrolarında aday olabilir.

Dün UBP milletvekili, bugün CTP yarın TKP.

Olabilir mi bunlar..Olabilir.

Nasıl olabilir derseniz, siyasiler insanoğlunun çok çabuk unuttuğunu bildiği için olur.

Yıllar önce bir UBP iskanbakanı ile aramda şu konuşma geçti:

-Girne’yi darmadağın ettiniz. Hakkı olmayanlara dağıttınız.Bunlar senin seçilmeni engellemeyecek mi? Partinin oy kaybına neden olmayacak mı?

-Hiç merak etme. Daha seçimlere çok var. Bu halk çabuk unutur.

Evet işte böyle.İşin gerçeği burda. Bu halk çabuk unutur.

Bunu gayet iyi bilen siyaset sahnesinin aktörleri de bol keseden atarlar, her istediklerini yaparlar.Adını da vatan için, millet için, halk için koyarlar..Çocukların geleceği içinkoyarlar.

Bugün sahnede dolaşanları hiç görmedik mi ?Hükümete kaç kez getirildiler, kaç kez götürüldüler.

Bugün söyledikleri o “cek, cak” ları o günlerde de söylemediler mi? Hükümette iken yaptıklarını bilmiyen, görmeyen mi kaldı?

Sağ politikacıların, ama özellikle geri bıraktırılmış ülkelerdeki sağ politikacıların izlediğ propaganda yöntemleri ile seçmeni idare et oylarını kap nasıl olsa kıs bir müddet sonra unutur anlayışıyla yola devam..

Sağ siyasi partiler eski solcu geçinenleri kadrolarına almaya yıllar önce başladılar.Bu seçimlerde sol olduğunu iddia een, aslında solculuktan çoktan istifa eden partiler de sağdan aday transfer etmeye başladılar.Zaten birbirlerinden farkları kalmamıştı, bir bu eksikti bunu da tamamladılar.Artık hiçbirinin birbirinden farkı kalmadığına göre istediğinizi seçebilirsiniz.

Nasıl olsa Türkiye de arkada bekliyor. Bunlar içinden istediğini, veya istediklerini övükleyerek hakimiyetini sürdürecek.

Benzer durum Avrupada da yaşanmaktadır.Sol partiler kendilerine özgün sol politikaları üreteceklerine,sağ partilerle sağ politikalar çerçevesinde yarışa girdiler ve kaybettiler.Kaybetmeye de devam ediyorlar.Alman SPD sağ partileri taklit etmek yanında, programındaki “sosyalist” kelimesini programdan çıkarmayı kararlaştırdı.İlk etapta bir milyon üyesinin dörtyüz binini kaybetti.Gençlik örgütlerinin yümünü karşına aldı.Tepedekiler hiçbir şeye aldırmadılarb ve düşündüklerini yaptıla.Ama son eyalet seçimlerinin yüzde seksenini kaybettiler.Sağ partileri taklit ettiklerini bunun da faturasının çok ağır olduğunu kendileri söylediler.

Peki burda durum farklı mı?Kimin sağ kimin sol olduğu belli mi?

Kendilerini Topluma yeni diye yutturmaya çalışanlar yeni mi? Bunlar değil mi daha dün parti bozup parti kuranlar.

Statükoya karşı olanlar, çıksınlar statükoyu nasıl yıkacaklarını söylesinler.Statükoyu, nasıl daha önce hükümete girip içinden değiştirmeyi söyledikleri gibi, statükonun içine girerek mi değiştirecekler?

Yazık ! Önemli bir sol birikimi yozlaştırdılar.Adını da iyice tartıştırırsanız istemediklerini göreceğiniz“çözüm ve AB” koydular.

Çözüm ve AB, böyle teslimiyetçi, sağcı, “sorun hukuki değil siyasidir” diyen,bir anlayşla gerçekleşemez

”Türkiyenin garantisi de duracak, askeri de duracak, hiç kimse evinden olmayacak” diyerek de gerçekleşemez.

copyleft (c) 2001-03 hamamboculeri.org