Yeraltı Notları, 15 Nisan 2001
Sevgül Uludağ
Ya AB, ya Kıbrıs...
Aktüel dergisi son sayısında “Ya AB, ya Kıbrıs” başlığı atarak “Zaman doldu” diyor...”AB yıl sonuna kadar Güney Kıbrıs'ın tam üyeliğine karar verecek. Ankara ise katı politikaları ve tuhaf "Kıbrıs saplantısı" yüzünden AB yolunda bir kozunu daha kaybetmek üzere. Oysa artık ya Kuzey Kıbrıs'ın Güney'le birlikte AB'ye girişine evet denecek ya da AB'ye ebediyen elveda...”
KTAMS’ın konuğu olarak yazar Mehmet Altan Kıbrıs’a geliyor, “Türkiye, Kıbrıs, AB” konulu bir konferans veriyor...”Buradaki insanları hamaset nutuklarıyla bu topraklarda tutamazsınız...Eğer özgür olabilecekleri, daha refah bir yaşam sürebilecekleri bir proje varsa, bu AB projesiyse, hamaset nutuklarıyla insanları buralara kapatamazsınız” diyor.
Aynı günlerde Rauf Denktaş, bir ilkokulda Atatürk büstü açılışını gerekçe yapıp ilkokul çocuklarına hitap ediyor. Yaşları henüz 6-7 olan çocuklara “Nankörler artık susturulmalıdır!” diye haykırıyor. Nankörlerin aralarında CTP ve YBH’nın, KTÖS, KTAMS, KTOEÖS gibi sendikaların ve diğer sivil toplum örgütlerinin de bulunduğu 41 örgütten oluşan BU MEMLEKET BİZİM PLATFORMU olduğu anlaşılıyor.
Denktaş her dönem bunu yapıyor – bu yeni birşey değil. O farklı görüş, farklı ses istemiyor. Herkes hayatından memnun gibi davransın, Türkiye’ye şükran çeksin istiyor. Oysa bunun için artık çok geç... İnsanlar ne olup bittiğinin farkında, Denktaş beğense de beğenmese de, istese de istemese de, Türkiye’nin Kıbrıs’ta izleyegeldiği politikalar insanlar tarafından açıkça eleştiriliyor. İkide bir polisin Meclis önünü keserek buraya çevik kuvvet birlikleri yığması tesadüf değildir. Aslında korkulan, Meclis’e yönelik bir eylem değil, Meclis’in tam karşısında bulunan TC Büyükelçiliği’ne yönelik bir eylemdir. Bu dile getirilmese de, Lefkoşa’da ne zaman eylem olacaksa, güzergahın üstünde olmasa da, derhal burada olağanüstü “güvenlik önlemi” alınması, bu korkuyu ortaya koyuyor.
Bugün de böyle oldu. Harçlarının dolara endeksli olmasını ve son kriz nedeniyle ödeyecekleri para iki katına fırlayan DAÜ-KÖB’e üye DAÜ öğrencileri Lefkoşa’da eylem yaptı. Eylem duyulur duyulmaz gençlere terörist muamelesi yapıldı ve çevik kuvvet, otobüslere doldurularak AKM avlusuna yığıldı, Meclis’in önü kesildi, Kıbrıslılar’ın hiç alışık olmadığı görüntüler yaşandı. Öğrenciler hiçbir taşkınlıkta bulunmaksızın yürüyüş yaparak Cumhurbaşkanlığı sarayına gittiler, burada oturma eylemi gerçekleştirdiler ama polis her an saldırmaya hazırdı. Özellikle Meclis yolunda, yani TC Büyükelçiliği’nin bulunduğu yolda, manzara görülmeye değerdi...
Bugün gün boyu elektrikler kesikti, üstüne üstlük elektrikler bir geldi bir gitti, belki 15-20 kez bu yaşandı, bilgisayarlar çöktü, dosyalar kayboldu, jeneratörü olan çalıştırdı, olmayan oturup elektriğin gelmesini bekledi. Elektrik yok, su yok, yollar delik deşik, kırık dökük hayatlarımızı özetliyor bunlar...Avrupa Birliği’ne Kıbrıs’ın girişi umudumuz oluyor, oysa Denktaş ve Ankara bu umudumuzu da elimizden almak, bizi olduğumuz gibi çağın dışında, dünyadan soyutlanmış yaşatmaya devam etmek istiyor, buna itirazı olana ise Rauf Denktaş “Nankörler, hainler!” diye haykırıyor...
Eğer Avrupa Birliği’ne giriş bu topraklarda yaşayan insanlar için bir umutsa, varsın Denktaş bize nankör desin, hain desin...Eğer elektriğimiz kesilmeyecek, suyumuz akacak, seyahat etmek istediğimizde ille de Türkiye üzerinden değil, direk uçabilecek, kendi Kıbrıs pasaportumuzu kullanabileceksek varsın nankör desinler bize... Eğer insanca yaşayacaksak, temel insan haklarımız güvence altına alınacaksa, TAK Ajansı, BRT gibi kurumlarda istihbarat görevlilerinin verdiği görevler değil, normal gazetecilik işleri yapılacaksa, gün 24 saat telefonumuz dinlenmeyecek, mektuplarımız açılmayacaksa, varsın hain desin efendiler. Eğer kendi kaderimizi kendi ellerimize alabileceksek, talimatla yönetilmeyeceksek, insan gibi üretip ambargolarla karşılaşmadan ürettiğimizi satabileceksek, neden olmasın, Avrupa projesine hoşgeldin diyoruz, bu umuda sarılıyoruz...Varsın Denktaş bağırsın ve “Nankörler susturulsun” diye haykırsın...
Aklın yolu Avrupa’yı gösteriyor – Ankara bu akıl yoluna gelebilecek mi? Yoksa Rauf Denktaş’ın çağdışı militarist feslefesinin peşinde, hem kendini, hem de Kıbrıslı Türkleri de mi yakacak? Aktüel’in, Mehmet Altan’ın, Türkiye’den ve Kıbrıs’tan sağduyulu çevrelerin uyarıları bundan...