Yeraltı Notları, 19 Nisan 2001
Sevgül Uludağ
Hoşbulduk!
Hamamböcüleri toplumumuzun düşünce yaşamına bambaşka bir soluk getiriyor.
Soldaki farklı eğilimlerden, farklı görüşlerden insanların aynı dergide, birlikte ürettiği bir alan.
Çağı yakalamış toplumlarda, bu tür birliktelikleri görmek mümkündür, Kıbrıs’ta da “solun birlikteliği” ya da “farklılıkların zenginlik olduğu” yönünde söylemler her zaman var.
Bu söylemlere bakıp pratiği de yaşayan bir insan olarak çoğu zaman “Birbirini çekemeyen, birbirinin kuyusunu kazan insanlar, Rumlara nasıl tolerans gösterecek?” diye düşünmeme yolaçardı.
Kimi zaman birileri elinde bir gazete çıkagelir, “Gördünüz mü ne yazmış?” diyerek sağı solu aramaya başlar, öfkelenir, “karşıt” sol gruba ya da kişiye karşı “cevap”lar döşenmeye hazırlanır, ben bunları hayretler içinde kalarak izlerdim. Kimsenin kimseyi sevmek ya da beğenmek zorunluluğu yok. Filan falanı eleştirmiş. Ne çıkar bundan? Azıcık tolerans diye düşünürdüm, hepimiz için.
Hamamböcüleri bu anlamda teoriyi pratiğe döken bir deneme. Sıradan bir deneme değil, çünkü toplumumuzda aslında varolmayan bir birlikteliği, pratikte sergileyen bir nitelik taşıyor.
Toplumumuzda farklı partilerden, farklı görüşlerden insanlar, kolay kolay biraraya gelemiyor. Herkesin göğsüne bir etiket yapıştırılmış. Farklı pratiklerin birlikteliği hep kuşku ve güvensizlikle karşılanıyor. Yeryüzünden soyutlanmışlık, uzun yılların militarist yaşamı, düşüncelere de üniformalar giydirmiş. Bu etiketleri bir yana koymak, üniformaları çıkarmak, insan olmak, insanca davranmak, bunu başarabilmek ne büyük mutluluk!
Henüz yayına geçmeden Hamamböcüleri’ni kimlerle birlikte hazırlamakta olduğumuz söylendiğinde, tepkiler ilginç oldu.
Kimileri bundan büyük heyecan duydu. Kimileri dudak büktü. Kimileri “Hiç filanla falan birarada olabilir mi?” diye inanmazlık dolu tepkiler sergiledi.
Ama buradayız ve birlikteyiz. Geçilmemiş bir yolda ilerlemeye çalışıyoruz.
Hamamböcüleri grubunun bir diğer ilginç yönü ise yalnızca farklı sol eğilimlerin değil, aynı zamanda farklı kuşakların birlikteliği.
Birikim henüz 21 yaşında, ben 42 yaşındayım, Zeki 50 yaşında, Turgut galiba 24’ünde, yani dergide genç kuşakla orta yaş kuşağı birarada. Gençlik, bizler için sürekli bir bilgi ve öğrenme kaynağı oluyor. Enerji ve dinamizmleri, yorgunluğumuzu siliveriyor. Alpay Bey’in onca görüp geçirmiş, onca deneyim yaşamış, bize karmaşık gelen olayları iki sözcük, bir örnekle basitleştirmesi, anlaşılır kılması, her zaman başvurulacak önemli bir kaynak haline getiriyor onu...Kuşaklar arası düşünce alış verişi bizleri zenginleştiriyor.
Birlikte bir serüvene çıkıyoruz, birbirimizden öğrenecek çok şeyimiz var. Tek başımıza yapamayacağımızı, birlikte kotarabiliyoruz.
Ve Hamamböcüleri hayatımda önemli bir dönemeç...
Yazmak isteyip yazamadıklarımı, yayımlatmak isteyip yayımlatamadıklarımı, bambaşka bir ortamda, sansür olmaksızın, içimden geldiği gibi yazabiliyorum.
Severek yazıyorum...
Umarım siz de severek okursunuz...