Sevgül Uludağ|Ana Sayfa


Yeraltı Notları, 22 Mayis 2001
Sevgül Uludağ

Teşkilatların maskeleri düşerken...

Kıbrıs’ın kuzeyinde ilerici ve demokrat güçler, CTP ve YBH, sendikalar, Bu Memleket Bizim Platformu, AVRUPA ve YENİDÜZEN gazeteleri, “Ulusal Halk Hareketi” adıyla kurulan ve aslında TMT-B adlı yeraltı teşkilatının ta kendisi olan “teşkilat”ın ipliğini pazara çıkardı.

Adım adım deşifre edilen ve tehditlerinin boşuna olduğu gözler önüne serilen “teşkilat” ne ilk, ne de son “teşkilat”lanma.

UHH’nin Sivil Savunma Teşkilatı tesislerinde toplantı yapması ve Sivil Savunma ile UHH arasındaki ilişki Başbakan Yardımcısı Mustafa Akıncı’nın da dikkatini çekti ve Meclis kürsüsünden “UHH’yle Sivil Savunma arasında ilişkiler bulunduğu söyleniyor. Türkiye Genelkurmayı’nın bundan haberi var mı?” deyiverdi.

DEV-İŞ, Hukuk Dairesi’ni UHH’yle ilgili soruşturma açmaya davet ederken, DP Milletvekili Serdar Denktaş da çıktığı bir radyo programında UHH’nin gereksiz olduğunu duyurdu.

Çağ-Sen, “teşkilat”ı, “devlet destekli terör örgütü” olarak tanımladı...

Yenidüzen, “teşkilat”ın, “gizli” ibaresiyle kurulduğunu deşifre eden belgeleri manşetinden yayımladı. Avrupa gazetesi ta başından UHH’yi manşetlerden indirmeyerek, UHH’nin gerçek niyetlerini okurların gözleri önüne sermeye çalıştı.

Tüm bu gelişmeler yaşanırken, sağ basının köşe yazarları da UHH’ye övgüler düzüyordu.

“Kıbrıs Türk Halk Hareketi”, “Özgürlükçü Türk Tugayı”, “Türk İntikam Tugayı”, “Ulusal Halk Hareketi” adı altında kurulan bu tür “teşkilat”lar asla halktan destek alamadı, çevrelerinde ancak devlet destekli üç beş sağ kalem toparlayabildiler, onun dışında uzaktan komutayla yönetildikleri, halkın sorunlarına sahip çıkmak için değil, ilerici hareketi terörize etmek için oluşturuldukları için destek bulamadılar.

Bir düşünün: son zamanların olayları nelerdi?

Üç ayrı yerde patlayan bombalar, yakılan evler ve araçlar, hükümet bozuldu bozulacak çalkantıları...Kaos ortamı...Her gün sokağa dökülen, hakkını arayan, isyanları oynayan halk kesimleri...Bir gün çiftçiler, ertesi gün öğretmenler, daha ertesi gün mudiler... Artık sokakta eylem yapmak, olağan hale geldi...

Pazartesi günü Meclis önünde tarihimizde ilk kez öğretmenler polislere coplattırıldı...Sendikacılar yerlerde sürüklendi, tekmelendi, dövüldü, yaralandı...

Yani rejim, öfkesini öğretmenden almaya kalkıştı...

Öğretmenlerin dövülmesi de halkın öfke ve tepkisine neden oldu.

SİM FM’i arayan veliler, öğretmenlere copları layık görenleri kınadılar... Bir veli, çocuğunun eve gelip “Anne öğretmenlerimizi dövmüşler, doğru mudur?” dediğini anlatıyordu...

Dün güneye geçerken, barikattaki polislerle sohbet ediyoruz...Polislerden biri “İnan ki çok utandım” diyor... “Halkla bizi karşı karşıya getiriyorlar, coplama emri veriyorlar... Öğretmenler, okuttukları çocukları elde cop karşısında buluyor... Utanıyorum...”

Sancılı bir toplumda yaşıyoruz...

Sancılar artıyor...Halk soluk almak istiyor, barış istiyor, çalınan parasını geri almak istiyor...Rejim ise herşeyin olduğu gibi kalmasını, statükonun korunmasını, her ne pahasına olursa olsun insanların susturulmasını, muhalefetin boğulmasını istiyor...

Bu uzlaşmaz çelişki, toplumumuzun sancılanmasına neden oluyor...

Soluk almak isteyen halkın önüne UHH gibi teşkilatları dikenler, bunun boşuna bir çaba olduğunu hala anlamıyor mu?


Sevgül Uludağ|Ana Sayfa