Turgut Durduran|Ana Sayfa


Hayvanlar Adası, 29 Kasim 2001
Turgut Durduran

"Eşitsizlik": Kapitalizm Buna Rağmen Başarılı mı? (I)

Kapitalizm komunizmi yenmiş ve dünya ülkeleri "özgür dünya" (free world) olarak ileriye gitmişler. Bu sonuca da Sovyetlerin yıkılmasına bakılarak varıyorlar. Bu laflar dillerden düşmüyor. Sırada "aşırı İslamcı" rejimler var çünkü onlar terrörizmi desteklerlermiş. Nedensa Suud Krallığı bu lisdede değil.

Terrörizmin, büyük şehirlerdeki yüksek suç oranlarının, göçlerin, savaşların çoğunun kökünde eşitsizlik yatmıyor mu? Cevabı verenin ideolojik, ekonomik konumuna bağlı ne deneceği.

Bunları bir kenara atıp olaya "refah" açısından bakmayı tercih ederim. İnsanlar refahları için her şeyi yapmaya hazırdırlar. Eğer yan komşuları her akşam DVD'ler seyrederlersa süslü koltuklarında oturup, Batı Philadelphia'nın fakir çocukları onları almak için hırsızlık yapmazlar mı? Peki Afganistan'da cennete gitmeyi "garantilemeye" çalışan kabile hayatı yaşayan insanlar dünyanın süper gücüne karşı harekete geçmezlermi bir "akıllı" adamın sözüynan? Yarın ayni adamlar şimdiki "müttefikleri" ABD'nin, Avrupanın sokaklarına salınacak uyuşturucu yetişdirdiklerinde Kolombiyadaki gibi terrörisden daha terrörist bir rejimi destekleycek mi "müttefikler"?

Eşitsizlik ortadan kalkabilir mi? Hayır, herhalde hiçbir zaman kalkamaz ve kalkmaycak da. Ama dünyadaki şimdiki durumuna göz yummak gerekir mi onun için? İnsanlar ne kadar para kazandıklarından , hangi hastalıklardan öldüklerine dek hayatın her yönünde inanılmaz eşitsizlik yaşamaya mahkummular?

Mesela ABD'de ---kapitalizmin kalesinde, yani zafer kazanmış diyarda ---, 1998 yılında;
Bir beyaz $81,700, bir zenci $10,000 ve bir hispanik ise $3,000 değerindeydi.
Ayni yılda ortalama olarak bir beyaz $37,600, bir zenci $1,200 ve bir hispanik ise $0 finansman zenginliğe sahipdi.
Beyazların %71.8, zencilerin %46.3 ve hispaniklerin ise %44.2'si ev sahibiydiler.

O yıl en zengin %5'in geliri 1979'a göre 66% artmış, orta %20'ninki ise %11artmışdı. En alçak %20'ninki ise 1% azalmışdı! Yani zengin daha zengin olurken fakir ise yerinde saymış ya da geriye gitmişdi. Vergiler göz önüne alınınca ise eşitsizlik daha da göze çarpar, en üst %115 artarken en alt %9 geriler.

Bir işçinin geliri 1960'da bir CEO'nunkinin 41 katı azken 1998'de 419 kat daha azdı. 1990-99 arasında CEO gelirleri %535 arttı ancak bir işçinin aylığı sadece %32.3 arttı, ayni dönemde enflasyon %27.5'di.

31 milyon Amerikalı -- 12 milyonu çocuk -- düzenli olarak aç kalır veya dengeli beslenemez. Ama dünyanın sağlık için en çok para harcayan ülkesi ABD'dir ama OECD ülkeleri içinde 20. sırada yer alması gayet normaldir, sağlık konularına gelince.

Ayni yılda;
ABD'de 2,060,000, tüm dünyada 5,900,000 dolar milyoneri vardı.
ABD'de 239 dünyada ise 514 dolar milyarderi vardı.

Bunlar sadece ABD'ye has değiller dünya çapında benzeri rakkamlar gözümüze çarpar. Türkiye gibi "gelişmekde olan" ülkelerde bu rakkamlar daha da büyük bir eşitsizliği anlatırlar bazı yönlerde, diğerlerinde ise Türkiyenin dünyadaki yerine bakınca çok garip görünmezler. Kapitalizmin kalesi dünya statistiklerinde öne atlar bir çok ölçütte ama insanları refah içinde yaşamazlar. Bu arada hakkını vermek gerek Türkiye ve Kıbrıs dünyada çalışan insan başına düşen askeri personel oranlarında en üst sıralardalar! Ne mutlu bize ki 1 milyondan az nüfusumuznan 70 milyonluk Türkiye ile ayni sırayı paylaşmakdayız!

UNDP raporuna göre (1998) dünyanın en zengin 225 kişisinin toplam zenginliği 1 trilyon dolardı yani dünyanın en fakir 2.5 milyar insanının toplam yıllık geliri kadar (yaklaşık en fakir %40).

Üç en zengin insanın zenginliği dünyanın 48 en fakir ülkesinin toplam GDP'sinden yüksek di!

Dünya çapında GNP yüzde 40 armasına rağmen 100 ülke 1996'da 15 yıl öncesine göre daha fakirdi.

30 yıl önce zengin ülkelerin insanları 30 defa daha iyiyken dünyanın yüzde 20sinin yaşadığı en fakir ülkelerden, 1998'de bu 82 defaya yükseldi. Kapitalizmin zafer kazandığı yıldan 10 yıl sonra!

1998'de en zengin ülkelerde yaşayan dünyanın yüzde 20 nüfusu dünyanın toplam özel harcamasının yüzde 86sını yaptı, bu arada en fakir yüzde 20 sadece yüzde 1.3 harcadı. Bunun 30 yıl önce yüzde 2.3 olduğunu düşünürsek bu zaferin insanların refahına ne kadar yararlı olduğunu çok iyi görürüz.

Birleşmiş Milletler İnsan Gelişimi raporuna bakarsak dünyanın 6 milyar insanının 4 milyarı gelişmekde olan ülkelerde yaşar. Bunların %60'ı en basit sanitasyona sahip değildir, %33'ünün temiz içme suyuna ulaşımı yokdur, %25'inin yeterli kalma yeri ya da evi yokdur, %20'si az beslenmişdir, 11 yaşından öteye okula gitmemişdir ve en basit modern tıbbi servislere ulaşamaz.

Bu tür rakkamları sıra sıra dizebiliriz. Peki bunların insanların en basit haklarında, militarizmde etkileri neler? Mesela UNDP 2000 yılındaki raporunda insan haklarıyla eşitsizliğin ters oranlı olduğunu kabul ediyor. Bunlara da daha sonra değineceğim.

Kaynaklar:
www.inequality.org
"100 Ways of Seeing an Unequal World", Bob Sutcliffe (Zed Books, London, UK, 2001)
http://utip.gov.utexas.edu/ The University of Texas Inequality Project


Turgut Durduran|Ana Sayfa