Hayvanlar Adası, 9 Aralık 2003 Turgut Durduran | ||
Kıbrıs Türklerinin İradesinin Çalınması Üzerine Peace Initiative Turkey tarafindan yayinlanan yazimi ve bildiriyi sizlerlerle paylasiyorum.Sevgili PIT-Duyuru Listesi Uyeleri, Bu duyurumuzda dikkatinizi Kibris'taki duruma ve 14 Aralik gunu yapilacak secimlere cekmek istiyoruz. Yaklasik bir yil once bugunlerde "Annan Plani" adli Birlesmis Milletler'in sundugu cozum taslagi ile girilen surec yine bir yil once Kibris Cumhuriyeti'nin AB uyeligine davet edilmesiyle birlikte hizlanmis ve Kibris'ta yeni bir cozum havasi yaratilmistir. Kibris'ta Denktas cizgisinin ve Turkiye'deki sivil-asker destekcilerinin onyillardir suregelen klasik, milliyetci soven soylemlere dayali "cozumsuzluk" politikalarini devam ettirmeye calistigi gorulmustur. Bunlara tepki olarak Kibris Turk toplumu tarihinde gorulmemis bir sekilde gosteriler duzenlemis ve Annan planina ve AB uyeligine destek belirtmistir. Ancak Kuzey Kibris'taki rejim, T.C.'nin de destegiyle toplumun isteklerini gormezlikden gelmis ve cozumun onunu tikamistir. 14 Aralik'taki secimler demokratik olmayan bir ortamda, T.C.'nin bazi kesimlerinin dogrudan mudahaleleri ile yapilmalarina ragmen buyuk onem tasimaktadirlar. Bu surecte Turkiyeli barisseverler olarak bizlere Kibrislilarin en temel insan haklarini ve demokratik haklarini kullanabilmeleri icin yardimci olmak ve AKP hukumetini basta olmak uzere Turkiye'deki diger sivil-asker gucleri bu yonde adimlar atmaya zorlamak duser. Turkiye'de ve dunyada demokrasi, baris, ozgurluk mucadelesi verirken baska bir ulkenin insanlarindan "milli dava" ugruna bunlari unutmalarini isteyemeyiz. Kibris, T.C.'nin elinde tuttugu bir koz degil T.C.'nin komsusu olarak, dostca iliskiler icinde bulundugu bir ada olarak dusunulmelidir. Kibris ve Turkiye'deki butun demokratik kamuoyunu Kuzey Kibris secim surecinde, cozum/baris yanlisi dinamigi desteklemeye ve statukoyu reddetmeye cagiriyoruz. Yillar boyunca daha cok Turkiye gudumlu bir eyalet valisi gorunumu veren Denktas'in destekledigi partiler bu secimlerden de galip cikarsa, bunun nedeni son 30 yilda Anadolu'dan Kibris'a tasinan ve keyfi bir sekilde vatandas yapilan onbinlerce secmenin varligi ve de koy koy, kasaba kasaba dolasip Denktas ve cozumsuzluk yanlisi propaganda yapan T.C. Ordusu subaylari olacaktir. Eger bu secimleri cozum/baris yanlisi muhalefet kazanirsa, butun bu buyuk engellere ragmen kazanmis olacaktir. Kibris sorununun Kibrisli Turklerin iradesine saygi gostererek cozulmesi, Turkiye'deki milliyetci/otoriter yapiyla yuzlesme ve hesaplasma acisindan buyuk onem tasimaktadir. O yuzden Kibris sorunu, ayni zamanda Turkiyelilerin de sorunudur. Baris ve demokrasi onundeki geleneksel tikac, Turkiye'de de Kuzey Kibris'ta da egemenligini surduren milliyetci/otoriter zihniyettir. Bu baglamda, sizlerle Kibrisli bir PIT uyesinin yazdigi makaleyi paylasmak istedik. "Kibris Türklerinin iradesinin çalinmasi üzerine" Turgut Durduran (6 Aralýk 2003) Saygilarimizla, PIT
Peace Initiative/Turkey (USA)
Kıbrıs Türklerinin İradesinin
Çalınması Üzerine
Turgut Durduran
6 Aralık 2003
Kıbrıs’ta "kader" seçimlerine az
kaldı. Başka bir şey demeden yazayım. Ciddi bir
değişim beklemiyorum. Ancak, her şansın ümitsiz olsa da
değerlendirilmesi ve dünyaya Kıbrıs Türklerinin iradesinin
nasıl çalındığının anlatılması gerekli.
*** Bu yazıyı yazmak için
fikir danıştığım bir dostum bana "[s]on
zamanlarda bu destek azaldı falan ama, son zamanlara kadar
Kıbrıstürklerinin ezici çoğunluğunun Türkiye'nin orada
olmasını istemediğini söylemek zor" dedi. Ele almak
istediğim ve Türkiye’nin kendimce "ilerici" diye
adlandıracağım kesimine ulaştırmaya
çalışacağım konuya uygun olduğu için buraya
aldım. Bugün Radikal'i okurken İsmet Berkan'ın [1]
yazısı da "güzel örnek" dedirtti. Sık sık “Kıbrıs
sorunu çözülmeli, derin devletin kontrolundan çıkmalı, statükoculara
karşıyım” diyen birisi olarak "ilerici"
kesimdendir demek isterdim ama diyemiyorum. “1974'de Kıbrıs
Türklerini kurtarmaya gittik” demekten “davayı 1995'de
kaybettik” demeye kadar "sulandırılmış"
devlet tezi savunuculuğu yapıyor. Türkiye Cumhuriyeti’nin
Kıbrıs’taki politikalarının Kıbrıs
halklarının en basit haklarının, uluslararası hukukun
çiğnenmesi olduğunu söyleyemiyor. “İşgalci durumuna
düştük’ diye sitem ediyor. *** Kıbrıs Türkleri taa 1981'de
"kader seçiminde" vaad edileni yapmışlardı. Denktaş'ı
destekleyen partiyi (UBP'yi) devirmişlerdi. Muhalefet koalisyon için
anlaşıp iktidara talip olmuştu. Olabildi mi? Hayır. Niye?
Çünkü Türkiye'deki askeri cunta buna izin vermemişti. Onun
Kıbrıs’taki işbirlikçileri hak hukuk tanımadan
hükümet kurulmasına engel olmuşlardı. Sonunda,
"bazıları" ikna olmuş, taraf değıştirip
UBP iktidarına yol açmışlardı. Seçimlere ümit
bağlarken geçmişten ders almak lazım [9].
*** Ben bir "74
sonrası" çocuğuyum yani 1974 sonrasında doğdum.
Kıbrıs Türklerinin politik hayatında aktif rol almış
birinin oğlu olarak [2]
her zaman olup bitenin içindeydim. İrademizin tekrar tekrar Türkiye
hükümetleri, "derin devlet", Genel Kurmay tarafından nasıl
engellendiğini bizzat yaşayarak gördüm. Türkiye hükümetlerinin ve yeni popüler adıyla
"derin devlet’inin Kıbrıs Türk toplumunu kontrol
altına alış hikayesi aslında 1974 sonrası
başlamadı ama "ithal" malı değişikliklere
uğrayan demografik yapıyı ele almak istediğim için o
civardan başlayayım. T.C tartışmalı bir şekilde
garantörlük hakkını kullandığı iddiasıyla
Kıbrıs'ın kuzeyini iki askeri harekatla kontrolu altına
aldı. Bu hızla bir etnik temizliğe dönüştü ve adada iki
tarafın da katkıda bulunduğu bir nüfus değişimi
yapıldı. Bu iddia edildiği gibi anlaşmalara dayanan,
düzenli bir değişim değildi. Türk ordusundan kaçan ve bilahere
zorla yerlerinden atılan Rumlar güneye, zaten çoğunluğu
enklavlara (sınırları belli dar bölgelere) göç ettirilmiş
Kıbrıs Türkleri da kuzeye taşındılar. Bunlar olurken
artık Kıbrıs'ın kuzeyinde Türkiye’nin dolaylı
olarak yönettiği bir rejim vardı. Bu rejimin kuruluş aşamasında nüfusu
250,000'den fazlaya taşımak için Türkiye’den
"kolonlar" getirilmesine taa 1975'de karar verilmişti. Bu
"geçici tarım işgücü" maskesi arkasına saklanan nüfus
hızla adaya getirildi, yerleştirildi, vatandaş
yapıldı. Kıbrıs'ın kuzeyinde Kıbrıs Türkünün
yıllarca susturulmuş sesinin, iradesinin, artık göz boyama
olduğu çabucak anlaşılacak seçimlerde, göstermelik de olsa
ortaya konmasına izin verilmeyeceği belli olmaya
başlamıştı. Bunun doğruluğunu defalarca
seçimlerde gördük. *** Devrin İskan bakanı, sonraları zaman zaman
muhalefette zaman zaman iktidar partisinin gözbebeği olarak politik hayatta
aktif rol oynayan, her zaman Türkiye derin devleti kaynaklı mesajları
taşıyan İsmet Kotak; 1975'de bir gizli meclis oturumunda böyle
bir konunun görüşüldüğünü, kolonların (kendi deyimiyle)
nasıl getirileceğini, nasıl yerleştirileceğini ve
bunlara geçici tarım işgücü denileceğini
kararlaştırdıklarını defalarca açıkladı. Nerelere vardı acaba bu politika? Okuyun. [6,7,8] *** Evet, AİHM kararlarına
uymak zorunda kaldı Türkiye. Bunu yaparken “Kıbrıs’ın
kuzeyinden sen sorumlusun, ordaki rejim değil; bu yaptığın
uluslarası hukuka aykırıdır’ dendiğini
artık gözardı etmek zorunda kaldı. T.C. basınında
Loizidou'nun tazminatı ödenince farkına varıldı ama bunu
gerek aylar önce Ahmet An'a tazminat öderken, gerekse onyıllarca
Kıbrıs Cumhuriyeti’ni "tanımam ama tanımaz gibi
davranmaya gücüm yetmez" diyerek zaten yapıyordu [11].
Türkiye işgal altında
tuttuğu topraklarda 30 yıl sonra, AİHM kararlarından
dolayı işgalcı durumuna düşmedi. Eğer ölçümüz
AİHM kararlarıysa, bu duruma Ağustos 1974'de düşdü [11,12,13]. Peki yenileri gelirse ne olacak? (bkz
Yurtsever Birlik Hareketinin vatandaşlık konusunda
açtığı dava [14] ve binlerce diğer göçmenin açtığı davalar). *** İlginçtir meclisimiz bile kendi kendini seçen seçim sürecinin halini
belgelemeyi başarmıştır ve demiştir ki; “Seçim
gününden önce ve seçim günü Muhaceret Dairesi açılarak vatandaşlık
ve kimlik kartı verilmesi yönündeki hareketler seçime müdahale olarak
değerlendirilmiştir.’ Yani nüfusun sadece kolonlarla
değiştirilmediği ayrıca düzenli bir şekilde
yasadışı vatandaşlık
dağıtılmasıyla doğrudan bir şekilde toplumun
iradesiyle oynanmıştır. Bu rapor 1997'de
yayınlanmıştı. Bugüne dek çok şeyler değişti
ama bu konu değişmedi [3]. Aynı meclis parayla vatandaşlık satışı
yapılması gibi "ilginç" sonuçlara da
varmışdı [10]. "Kurtarılmış bir halk", iradesini
kullanamazsa, kendi kendini yönetemezse "Irak’ı kurtarma"
harekatını çağrıştırmaz mı bu? *** 1974'den beri geçen dönemde Kıbrıs'ın
kuzeyinde kurulan rejim "Kıbrıs Türklerinin seçilmiş
temsilcisi" rolünü oynarken arkasındaki seçilmişlik
meşruiyetini aslında bu vatandaşlardan alıyor. Muhalefetin
de uyuduğunu ve durumun farkında olmadığını iddia
edemeyiz ancak zaman zaman bazı partilerin, grupların bunu görmezden
geldiğini kabul etmeliyiz. Özellikle güçlü oldukları zamanlarda
Türkiye’nin onayını almak umuduyla bunlardan çıkar
sağlamaya çalıştıkları da oluyor. Ankara Ticaret Odası Başkanı Sinan Aygün [4,5] gibilerin oy kullandığı seçimlerimizde söylediklerimizle
mi, yoksa kapatılan gazetelerimizle mi kendimizi ifade ediyoruz? *** Kuzey Kıbrıs’taki yerleşikler ve
taşıma vatandaşlar sorunu insani bir konu olduğu kadar
politik bir konudur da. 1974'den beri adada yönetimi elinde tutan kukla rejim
ve süregelen T.C. hükümetlerinin politikaları sonucu oluşan bu durumu
sadece insani veya sadece politik bir konu olarak ele almak
yanlıştır ve kabul edilemez. Sorunun çözümü politik olacaktır
ama çözüm halinde uygulanacak politikalar insani durumu da ele
alacaklardır. Rum tarafının, özellikle basından prim
toplamak isteyen politikacılarının ve onları izleyen
örgütlerin ortaya koyduğu "bütün yerleşikler adadan gönderilmelidir"
yaklaşımı olayın insani yönünü gözardı eder.
Karşı görüs olarak “KKTC bir devlet olarak istediğine
vatandaşlık verir’ demek de doğru değildir.
Zorbalıkla yaratılan, yasadışı durumu
yasallaştırma çabasıdır. Annan planınında bir
"kota" öngörülmüştür ve bunun çerçevesinde, belirli kriterlere göre
düzenlenecek bir çözüm önerilmektedir. Avrupa komisyonu raporları da bu
yönde sinyaller vermekte ve özellikle uluslararası bir fondan katkıda
bulunarak maksimum düzeyde insanın ikna edilip Türkiye’ye geri
gitmeleri için tazmin edilmelerini öneren raporlar yayınlamaktadır. Bence sorunun çözümü bu tür bir çerçeveye dayanmak
zorundadır. Adada onyıllarca kalmış insanları, burda
doğup büyüyen insanları zorla dışarı
atamayacağımız gibi ilgisiz insanlara seçimler uğruna
verilen vatandaşlıkları da kabul edemeyiz. Bu bağlamda önce
acil olarak uluslarası kuruluşlar tarafından sistematik bir
nüfus sayımı (KKTC'de uygulanan başka bir keyfi uygulama da
nüfus sayımı detaylarının uzun yıllar
"gizli" tutulması, sonraları da yarım yamalak
yapılmasıdır. Meclis bir komisyona görev verip bu bilgileri
istediğinde dahi bunlar kendisine verilmemiştir) yapılmalı,
herkesin vatandaşlık statüsünün kökeni saptanmalıdır.
Ayrıca bu insanlara KKTC vatandaşlığı verilmişse
bunun keyfi bir şekilde yapılması da engellenmelidir.
Örneğin T.C'deki politikaları takiben Kürt kökenli
vatandaşların politik davranışları yüzünden
sınırdışı edilmeleri kabul edilemez. Kaçak işçi
olarak yüzlerce insanın, gayri insani yaşam koşullarında,
düşük ücretle çalıştırılıp seçim zamanında
vatandaş yapılıp, yine bu koşullarda çalısmaya
zorlanması da kabul edilemez. Yani ortada politik bir sorun var diye
kimsenin insan haklarını çiğneyemeyiz. Kıbrıs sorunu çözülene dek KKTC tarafından
dağıtılan vatandaşlıklar dondurulmalı. Seçme
seçilme hakkı "doğal vatandaşlarla" sınırlandırılmalıdır.
Çözüm sonrasında hızla bu insanların statüleri belirlenmeli.
Kimisine çalısma/kalma izni kimisine vatandaşlık
dağıtılmalıdır. Bunlar adil, belirli, düzenli bir mekanizma
tarafından uygulanmalıdır. Amacımız politik amaçlarla yaratılan bu insani
problemi nötralize etmek ve hem bu insanların hem de
varlıklarıyla haklarını çiğnedikleri
Kıbrıslıların sorunlarını çözmek
olmalıdır. Bu tür bir davranışın gerçekleşmesi
için Türkiyeli örgütlerin de yardımı, desteği gereklidir. Kendi
insanlarına, devlet sahip çıkmayınca sahip çıkmak
zorundadırlar. *** "Büyük mitingler" dönemine [2] daha önce değinmiştim. Bunlar doruğa "Annan
planı" süreciyle ulaştılar [15].
Kıbrıs bu arada AB'ye girdi. 1 Mayıs'ta işlem tamamlanacak.
"Kader seçimlerinde" kendini güçlü hisseden muhalefet 14
Aralık'ta iktidarı ele geçirip "1 Mayıs 2004'de"
sorunu çözeceği sözünü veriyor ve AB üyeliğini öneriyor
Kıbrıs Türküne. Bu yola çıkarken AKP hükümetinin AB'ye girmeye
kararlı olduğunu ve Kıbrıs'ta birşeyleri
değiştireceğini ve klasik devlet politikasını ve onun
koruyucularını yenebileceğini sandılar. Ne kadar
yanıldıklarını Erdoğan’ın 15 Kasım
ziyaretinde sarfettiği, "Kopenhag kriterleri biterse Ankara
kriterleri başlar’ türünde laflarıyla görüyorlar ancak iş
işten geçmek üzere. Bunları görüp binbir daldan T.C. hükümetiyle mücadele
eden "alternatif" soluna bu yönde daha aktif olma, Kıbrıs
Türk muhalefetinin yanında olma mesajı gidiyor mu? *** Kıbrıs Türkü ve tüm Kıbrıslılar
yurtlarına sahip çıkmak istiyorlar. T.C. hükümetlerinin buna engel
olmasına izin verilmemeli. Mücadele etmek gerek. Bunu yapabilecek misiniz?
Kaynakça
[1] İsmet Berkan,
"Kıbrıs'ı Nasıl Kaybettik?", Radikal, 12/05/03, http://www.radikal.com.tr/veriler/2003/12/05/haber_97813.php
[2] Turgut, Durduran,
"Kıbrıs'ın Değışik bir Portresi", http://istanbul.indymedia.org/news/2003/05/1870.php
[3] Kuzey Kıbrıs
Türk Cumhuriyeti, Cumhuriyet Meclisinin 1990
Cumhurbaşkanlığı Ve Milletvekilligi Seçim Suçlarini
Araştırmak Üzere Kurulan Meclis Araştırma Komitesi (M.A.NO:
1/1/94)'nın konu hakkındakı raporudur http://www.cyprusaction.org/humanrights/elections/rapor90.txt.
[4] Kayıp Vatandaş,
2003/03/03, Yenidüzen, http://cyprusmedianet.com/TR/article/75?
[5] Seçim
yaklaşdıkça yapılan rezaletlerden, haberlerden bir derleme.
Bunlar kendi kendilerini anlatıyorlar. Vatandaşlık rezaleti,
2003-10-08, Kıbrıslı, Anıl İşİK, http://cyprusmedianet.com/TR/article/13190?
Vatandaşlık mahkemelik ,
2003-10-11 - Afrika , http://cyprusmedianet.com/TR/article/13364?
CTP'den
"vatandaşlık" davası, 2003-03-13 - Afrika - -- http://cyprusmedianet.com/TR/article/809?
Gizli liste! 2003-09-13 - Yenidüzen - --
, http://cyprusmedianet.com/TR/article/11990?
During the past 25 months, 2584 people
became TRNC citizens 2003-05-29 - Kibris - -- , http://cyprusmedianet.com/EN/article/5791
(orijinal metin paralı) Seçmen sayısı 140 bin 832
oldu! 2003-10-16 - Yenidüzen - -- , http://cyprusmedianet.com/TR/article/13613?
The definite number of electors is not
known 2003-10-17 - Kibris - Dilek ÇETEREİSİ http://cyprusmedianet.com/EN/article/13709?
(orijinal metin paralı) Eroglu: "1500 people made new TRNC
citizens since 1998" 2003-10-12 - Kibris - -- (orijinal metin paralı)
http://cyprusmedianet.com/EN/article/13373
Kuzey - Öy verenler"
sayısında şüpheli artış 2003-11-07 - Haravgi - --- http://cyprusmedianet.com/TR/article/14894? 200 yeni vatandaş oy kullanamayacak
2003-11-05 - Vatan - -- http://cyprusmedianet.com/TR/article/14714?
Ulusoy da KKTC vatandaşı
2003-08-23 - Ortam - Taner Ulutaş Kıbrıs Türk gençli?ine spor
ambargosu uygulayan TC Futbol Federasyonu Başkanını da
vatandaş yaptılar http://cyprusmedianet.com/TR/article/10814?
Buna ne dersiniz? 2003-10-09 - Yenidüzen
- -- UBP Milletvekili İlker Nevzat, Geenel Sekreter Süha Türköz, bakan
Salih Miroğlu, Miroğlu'nun özel kalem müdürü, komutanlık derken,
yeni "Yurttaşlıktan Sorumlu Devlet Bakanı" da ortaya
çıktı: Aydın Denktaş!.. Dava seçimlerden sonraya ertelendi. http://www.kibrispostasi.com/?newsid=1833&category=3
Muhtarlar gözaltında http://www.kibrispostasi.com/?newsid=1825&category=3
[6] Demographic Situation and
the Electoral Process in Northern Cyprus since 1974 Why Census and
International Monitoring are necesssary http://www.cyprusaction.org/humanrights/elections/demogr.pdf
[7] Report on the
Colonisation by Turkish settlers of the occupied part of Cyprus (Rapporteur: Mr
Jaakko Laakso, Finland) (2 May 2003) http://www.pio.gov.cy/docs/euro/council_of_europe/parl_assembly/report_colonisation.pdf
[8] Report on the Demographic
Structure of the Cypriot Communities Rapporteur: Mr CUCO, Spain, Socialist http://www.pio.gov.cy/docs/euro/council_of_europe/parl_assembly/cuco/index.htm
[9] Elections Summary http://www.cyprusaction.org/humanrights/elections/
[10] Kuzey Kıbrıs Türk
Cumhuriyeti Cumhuriyet Meçlisi, "Para Karşılığı
Yabancılara Pasaport ve Vatandaşlık Teklifinde Bulunulup
Bulunumadığı Hakkında Meçlis Araştırma Komitesi
Raporu, M.A. NO: 1/1/99, Lefkoşa, 2000 [11] Loizidou davası
hakkında bkz http://www.cyprus.com.cy/. Ahmet An davası hakkında bkz http://www.cyprusaction.org/humanrights/freedomofmovement/ahmetan. İki davanın da
tazminatları 2003 yılında T.C tarafından verildi. 1974'deki olaylar Kıbrıs
Cumhuriyetinin AİHM'ye dört başvuruda bulunmasına yol açtı.
İlk iki başvuru ( (no. 6780/74 ve no. 6950/75) komisyonca
birleştirildi ve 10 Temmuz 1976'da bir rapor yayınlanmasına yol
açtı bu raporda T.C'nin Konvansiyonun 2, 3, 5, 8, 13 ve 14 maddelerini,
Protokol No. 1 'in de 1. maddesini çiğnediğini söyledi. 20 Ocak
1979'da Bakanlar Kurulu Komitesi'de 21 Ekim 1977 kararına göre DH(79) 1
sayılı kararı geçirip iki toplumlu görüşmelerin gerekli
olduğunu söyledi. Üçüncü (no. 8007/77) başvuru 4 Ekim 1983'de yeni
bir raporun yayınlanmasını sağladı. Bu raporda T.C
Konvansiyonun 5 ve 8.ci maddeleri ile Protokol No. 1 'in 1. maddesini
çiğnemekle şuçlu bulundu. 2 Nisan 1992'de, yeni bir kararla (DH (92)
12) Bakanlar Kurulu Komitesi 1983 raporunu halka açdı ve bu başvuruyu
sonuçlandırmış oldu. Dördüncü (no. 25781/94) başvuru da
önceki sonuçların tekrarlanması ve T.C'nin Konvansiyonun 2, 3, 5, 6,
8, 9, 10 ve 13. maddeleri ile Protokol No. 1'in 1 ve 2. maddelerini
çiğnemekden suçlu bulunmasına yol açdı. Konu hakkında
"Avrupalı" belgelerin özeti için bkz http://www.pio.gov.cy/docs/euro/index.htm.
[12] Kıbrıs sorunu ile
ilgili BM dokümanları için bkz http://www.pio.gov.cy/docs/un/index.htm.
[13] Yazıda
kullandığım Kıbrıs Cumhuriyeti siteleri hakkında
bir not düşmeden edemedim. Bu sitelerde referans gösterilen ana belgeleri
işaret amacındayım. Ayni sitelerde bazı noktalarda
dezenformasyon ve propaganda yapılıyor olabilir. Bu da o devletin halkına
- özellikle Kıbrıs Türklerine, kii onlarda K.C
vatandaşıdırlar - yalan söylemekden çekinmediği, politik
amaçlar için insani konuları istismar ettiği ve
ayrımcılık yaptığını gösterir. K.C'deki
durumun düzeltilmesi açısından bunun bilincinde olmak gereklidir. [14] YBH AIHM Davası http://www.yenicag-net.com/haber/aihm/index.htm
Talepler http://www.yenicag-net.com/haber/aihm/basvuru_tr.htm
[15] Annan planı
hakkında özet ve genel bilgiler için bkz "Kıbrıs Karar
Veriyor" http://www.cyprusdecides.org/ copyleft (c) 2001-03 hamamboculeri.org
| ||