Turgut Durduran|Ana Sayfa


Hayvanlar Adası, 25 Subat 2002
Turgut Durduran

Ordan Burdan Alıntılar -- Bir birine bağlanmışlar mı?

Bu hafta son zamanlarda gördüğüm bazı alıntıları sıralaycağım. Tek başlarına ve toplu halde Kıbrıs'ın ve dünyanın durumu gösteriyorlar az biraz (İngilizce yazılanların orijinalleri yazının sonunda verildi. Çevirilerdeki bütün hatalar bana aittir).

"Kuzey Kıbrıs ekonomisi akıllıca değildir. Onu anlamak çok zordur çünkü malların ve servislerin fiyatları serbestçe belirlenmez. Devlet ekonomide dominant faktördür" --- "The Economy of Northern Cyprus", Alpay Durduran, Kıbrıs'ın Dostları Dergisi (2001 Sonbaharı)[1]

Bunu okuyunca daha küçükken Kıbrısda nasıl "zam zum" diye dalga geçtiğimiz aklıma geldi. Hergün insanlar birbirlerini gördüklerinde "ne var ne yok?" gibilerden bir soruya "Sıcaklar ve bahalılık, ne olsun başka" türünde bir cevap verirlerdi. Yıllar geçdi çok değişmedi Kıbrıslının hayatı. Bahalılığa batan bankalar eklendi ama zaten paralarının havaya uçmasına da alışık değillermiydi? Akıllıca değildir bu ekonomi. Ne zaman Amerikada biraz ekonomi okudum, ekonomik endeksleri düşünmeye başladım, anladım ki kuzey Kıbrıs'da göbekden bağlı olarak "anavatanımıza" hiçbir zaman anlaşılır bir ekonomiye sahip olmadık.

Kendi kendine gelmedi ama Kıbrıs bu duruma. Mesela Sam Amca neler düşünüyormuş?

"3. Komünizm: Makaryos Komünistlerin peşine düşmeden önce Türklerin çaresine bakmaya karar verdi. Acıba bunun iki toplumun kooperasyonu için uygun bir alan olduğunu önermenin yolunu bulmaya mı çalışşsak? Acıba Makaryosun Komünist tehditi hakkında bilgisiz olduğunu mu düşünsek ve biraz yeniden eğitime ihtiyacı var mı desek?", RWK Memorandumu, Mayıs 3, 1962, KONU: Makaryos Ziyareti İçin Planlar, deklasifiye olmuş Amerikan gizli belgesi, LBJ kütüphanesinden.[2]

Oh ne güzel. Bizim için neler düşünmüşler. Türklerin çaresine bakılmasını komünistlerin peşine düşmek için ertelemeyi uygun görmüşler. Sağolsunlar çaremize "Türk" olduğumuz için bakılmaycakdı ama gene da "komünist" sepetine konurmuyduk bilemeycem -- yukarda rahatsızlık veren Alpay Durduran kesin girerdi herhalde. Taa o zamanlardan iki toplumlu ortaklığı da düşünmüşler.

"SONUÇ

Vardığımız sonuç ikili Enosis'e karşı çıkan güçlerin onu hemen hemen imkansız kıldığıdır. Enosis'e karşı çıkan güçler de -- özellikle Türkiyeye büyük tavizler veren bir Enosis'e -- güçlüdürler. Ancak en azından onların üstesinden gelinmesi veya dikkatlerinin başka tarafa çekilmesi maksimum dış baskıyla mümkündür.", Dışişleri Bakanlığı, Araştırma ve Entelajans Bürosu, Araştırma Memorandumu, RNA-20, Haziran 18, 1964, KONU: Kıbrıs'da Bir Çözümde Enosis ve İkili Enosis, deklasifiye olmuş Amerikan gizli belgesi, LBJ kütüphanesinden.[3]

Gayet ciddi(!) bir şekilde bizim iyiliğimizi araştırmış Amerikanlar. Belge uzun uzun inceliyor olasılıkları. Peki kendi amaçlarını nasıl belirliyorlar?

"B. Amaçların Tanımı

1. Amerika Birleşik Devletleri milli amaçları açısından Kıbrıs sorununun çözümü Kıbrısın egemenliğine son vermelidir. Bu yukarda sıralanan gerçek ve potansiyel tehditleri aşan veya en aza indiren bir şekilde yapılmalıdır.

2. Kıbrıs Rumlarının politik değişmezliği, inatçılığı ve gerila savaşındaki becerileri onların istekleri dışında Kıbrıs'ın egemenliğini yok etmeyi pratik kılmıyor.

3. Onun için bu amaç en iyi Enosis'le başarılabilir. ",

Dışişleri Bakanlığı, Asistant Sekreter, Philips Talbot, tarih eksik, deklasifiye olmuş Amerikan gizli belgesi, LBJ kütüphanesinden.[4]

Bu kadar güzel amaçlar hakkında çok bir şey söylenebilir mi? Niye Kıbrıslılar olarak bağımsızlık, egemenlik gibi "kaka" şeyler isdeylim ki? Bunlar 60'lar demeyin. Şimdi de "anavatanımız" hem bizi kolonize edip hemde "yavruvatandaki Türkleri" bağrına basmıyor mu? "Ne paranı, ne memurunu" filan deyince deyenleri hain ilan etmiyor mu? Enosis artık gündemde değil. İkili Enosis veya yarım Enosis artı bölünme gündemde. Biz YBH'nın bildirisinde dediği gibi ana presipler üzerinde anlaşıp güçbirliği yapabilecekmiyiz? Peki bunu ada çapında, adanın tüm toplumlarına yayabilecekmiyiz? Bu soruları kendimize sormalıyız ve nasıl yapabileceğimizi ciddi olarak düşünmeliyiz. YBH'nın saydığı[5] --gerçekden minimize edilmiş -- prensipleri da sıralaylım:

"

  • Kibris sorununa, BM insiyatifinde ve BM catisi altinda olusan parametreler uyarinca iki toplumlu, iki bolgeli, siyasi esitlik temelinde bir andlasma ve AB uyeligi icin calismak,
  • Kibris sorununda baslatilan gorusme surecinin araliksiz surdurulmesini desteklemek, denetlemek ve gorusme surecine katki koymak icin calismak, (federal anayasa, federal secim ve benzeri yasa calismasi yapmak ve muhtemel bir andlasmada iki toplumun kaynasmasina engel teskil edecek kisitlamalarin minimuma indirilmesi icin calisma yapmak ve bunlarin gorusme masasina ulasmasini saglamak gibi)
  • Gorusme surecini sonuc alici kilmak icin, Guney Kibrista andlasma yanlisi guclerle baslatilan calismalari surdurmek, bu konuda Turkiye, Yunanistan ve diger uluslararasi kuruluslarin katki ve destegini saglamak icin calismak,
  • İki toplumlu temaslarin artirilmasi ve karsilikli yarara dayali isbirligi olanaklarinin baslatilmasi (ticaret yapilmasi, saglik hizmetlerinden yararlanilmasi, calisma imkanlarinin saglanmasi, turizm, cevre gibi)icin calismak,
  • Rejimin baski, tehdit ve toplumu terorize etme yonundeki saldirilarina karsi cikmak ve onu rahatsiz ve ayni zamanda hem icte hem dista teshir edecek calismalar yapmak. (Toplumun demokratiklesmesi ve sivillesmesi, hukukun ustunlugunun egemen kilinmasi, temel insan hak ve ozgurluklerinden eksiksiz yararlanilmasi gibi konularda yasal calisma yapmak gibi)
  • Toplumun varlik ve kimligini yoketmeye yonelik, demografik yapinin degistirilmesini reddetmek, bu yonde verilen tum yurttasliklarin yeniden incelenmesi, ulkeye kontrolsuz girislerin yeniden duzenlenmesi icin calisma yapmak. "

    Militan olacağız, iş yapmaya başlaycağız deyen bir partinin sözleri bunlar. Onun için bu sonuncu alıntıya vakit geldi.

    "Komünist militanlığın geleceğini anlatmaya yaraycak eski bir efsane vardır; Assısıli Saint Francis'in efsanesi. Çoğunluğun yoksulluğunu red etmek için onun çok rastlanılan bir durum olduğunu kabul etti ve yeni bir toplumun ontolojik gücünü gördü. Etin ölümüne muhalefet ederken (yoksulluk ve anayasal düzende) Francis herşeyi içeren mutlu bir hayat önerdi; bütün varlık, doğa, hayvanlar, ay ve güneş kardeşler, tarlalardaki kuşlar, yoksullar, sömürülen insanlar, bunlar güce ve çöküşmüşlüğe karşı birleşmiş durumda. Postmodern dünyada kendimizi bir kez daha Francis'in durumunda buluyoruz, varlığın mutluluğunun cimrisine karşı. Bu hiçbir gücün kontrol edemeyeceği bir devrimdir --- çünkü bio-güç, komünizm, kooperasyon ve devrim, sevgide, basitlikde ve masumlukda beraberdirler. Bu devrimci olmanın bastırılamaz hafifliği ve mutluluğudur.", "İmparatorluk", Michael Hardt and Antonio Negri (Harvard Üniversitesi Baskısı, Massachusetts ABD, 2000)[6]

    Bu da "İmparatorluğun" son paragrafı. Bolca gürültü çıkaran bu kitabı bir efsaneyle bitirdiler [7]. Ben dine filan inanmam. Öyle ayı, güneşi, doğadaki herşeyi sevmeynan bir şey olacağına da inanmam. Ama gene da bu optimist izlenim hoşuma gitti. Lafı çok da uzatmadan burda bitireyim.


    [1] "The economy of northern Cyprus is not rational. It is very difficult to portray because the prices of goods and services are not determined freely. The State is a dominant factor in the economy." by Alpay Durduran in Friends of Cyprus Newsletter (Autumn 2001, Great Britain)

    [2] "3. Communism: Makarios has decided to put the Turks in their place before going after the Communists. Should we look for a useful way to suggest that this might be one field for communal cooperation? Should we assume that Makarios is a bit naive about the Communist threat and needs a little education?" MEMORANDUM FOR RWK, May 3, 1962, SUBJECT: Planning for Makarios' Visit, declassified US secret document from LBJ library.

    [3] "CONCLUSION

    We conclude that the forces opposing double enosis are such as to make its implementation virtually impossible. The forces opposing enosis -- especially enosis with major compensations for Turkey -- are also strong. However, the possibility at least exists that they might be overcome or diverted through the maximum use of external pressure. ", Subject: Enosis and Double Enosis in a Cyprus Settlement,DEPARTMENT OF STATE, BUREAU OF INTELLIGENCE AND RESEARCH,Research Memorandum, RNA-20, June 18, 1964, declassified US secret document from LBJ library.

    [4] "B. Definition of Objectives

    1. From the point of view of United States national interests, a settlement of the Cyprus problem should bring about an end to Cyprus sovereignty. This must be accomplished in such a way that the actual and potential threats described above are removed or minimized.

    2. The political resiliency, stubborness and guerrilla capabilities of the Greek-Cypriots make it impracticable to attempt to eliminate Cyprus sovereignty against their will (Tab 22).

    3. Therefore, this objective is best attainable through enosis. ", SUBJECT: Cyprus Solutions - Alternatives, Recommendations and Tactics, DEPARTMENT OF STATE, ASSISTANT SECRETARY, FROM : NEA - Phillips Talbot, issue date missing, declassified US secret document from LBJ library.

    [5] Yursever Birlik Hareketi, "Güçbirligi Üzerine Ybh Parti Meclisi Kararı", 20 Şubat 2002

    [6] "There is an ancient legend that might serve to illuminate the future life of communist militancy: that of Saint Francis of Assisi. Consider his work. To denounce the poverty of the multitude he adopted that common condition and discovered there the ontological power of a new society. The communist militant does the same, identifying in the common condition of the multitude its enourmous wealth. Francis in opposition to the mortification of the flesh (in poverty and in the constituted order) he posed a joyous life, including all of being and nature, the animals, sister moon, brother sun, the birds of the field, the poor and exploited humans, together against the will of power and corruption. Once again in postmodernity we find ourselves in Francis' situation, posing against the miser of power the joy of being. This is a revolution that no power will control -- because biopower and communism, cooperation and revolution remain together, in love, simplicity, and also innocence. This is the inrrepressible lightness and joy of being communist.", in "Empire", Michael Hardt and Antonio Negri (Harvard University Press, Massachusetts US, 2000)

    [7] http://www.americancatholic.org/Features/Francis/


    Turgut Durduran|Ana Sayfa