Turgut Durduran|Ana Sayfa


Hayvanlar Adası, 3 Mart 2002
Turgut Durduran

Tel Örgünün Diğer Tarafındakiler

Ben 1976'da Akdeniz'in ortasında küçük bir adada doğmuşum. Hatırladığım ilk şeyler babamla dağ tepe gezdiğimiz, bazan meşgul olduğunda da benim gibi diğer hayvanlarnan politika yaptığıdır. Annem da illa bana yeşşillik yedirmeynan uğraşırdı.

Tombul bir amcayı sokakda gördüğümü da hatırlarım. Bu amca bizim şefimizmiş. Halkıyla bolca karışan bir şef. Bol bol fotoğrafımızı da çekdi.

Nedense uzun yıllar bir tel örgünün ötesine geçmemize izin verilmedi. Bizim komşulara -- tel örgünün ötesindekiler yani -- göre daha özgürüz en azından. Yaşayan biri yok sadece biz hayvanlar -- cins cins.

Belki bu tel örgü sayesinde doğal kalmış bizim taraflar. Ama gün geldi burayı kapalı tutanlar -- ki Türk ordusuymuş adı -- kapıyı açıp gittiler. Ortalık kirlenmeye başladı. Gene tellerin diğer tarafındakilerden daha sanşlıyız onların çevre çokdan kirlenmiş. Ortalık yavaş yavaş otellernan dolmaya başladı.

Bir da yeni sorun. Tarlalarını ekenler var. Bunlar tel örgünün öteki tarafından geldiler. Bir çoğu benim evime hiç saygı gösdermiyor. Ne olsa bu adadan bile değiller. Bir kaç öğün uğruna savaşım verirken onlara zarar vermişiz. Dağdan gelen bağdakini kovdu misali.

Gene tel örgü arkasına koydu bizi dışardakiler. Bu defa sözde bu yeni gelenleri bizden, bizi onlardan koruyacaklarmış. Kendi taraflarına duvarlar, tel örgüler çekdikleri yetmezmiş gibi bize de karışdılar.

Esaret altında yaşayan hemcinslerimiz da var. Zavallılar. Boyunlarında bir ip, sahipleri ne verirse onu yeyip onların amaçları için çalışıyorlar.

Dağdan gelenlerden bahsetmişdim zaten. Onlar yasa tanımaz hale de geldiler. Esaret altındakilere çekdirdikleri eziyetler yetmezmiş gibi şimdi de bize takdılar. Sokağa çıkamaz olduk. Eskiden böylemiydi. Dilediğimiz gibi yaşıyorduk. Şimdi dikkatli olmak gerekli. Daha geçenlerde göz göre göre öldürdüler dostlarımızı. Hem de 3-5 kuruş uğruna.

Soyumuz da tükeniyor zaten. Anavatanlarımızdakilere benzetilmeye başladık biz da.

Ekonomi deseniz. O da bokdan. Örgülerin arkasında, korku içinde yaşarken yiyecek bulmak, ailemizi geçindirmek kolay mı. Su bile bulmak zor.

Neyse en azından bu tombul amca bizi onore etmiş; Gerçek Kıbrıslılar bizmişiz. Hah hah ha! Tel örgünün diğer tarafındakiler kıskansınlar. "Bu Memleket" ne kadar onlarınsa bizimdir da!

Ben kimmiyim anladınız herhalde artık. Anlamadınızsa tel örgünün diğer tarafına gidin ve görün. Badem gözlerimle, beyaz burnumla size bakar olacağım. Acele edin ama soyum tükeniyor! (ne zannediniz tel örgünün öbür tarafındasınız diye sizin ki da güvende değil!)


Turgut Durduran|Ana Sayfa