Hayvanlar Adası, 16 Nisan 2002
Turgut Durduran
Büyük Kötü Kurt ve Hamamböcüleri
Hamamböcüleri deneme yayınından çıkıp da normal yayına geçeli bir yıl oldu. Bu arada kurtlar, yeşiller ve diğer hamamböcüsü ruhlular arasında kuzey Kıbrıs'ın özgür (!), katılımcı (!), demokratik (!) (ve daha başka (!) 'li) basınının kaderi (!) olduğu gibi dillere düştü. Kimisi tehdit etti, kimisi "sen kakasın, sen hamamböcüsüsün" dedi diğerlerine. Kimisi da korumak için raporlar yazdı.
Zaman oldu 1-2 makalemiz çıktı bir haftada, zaman oldu 10 tane birden çıktı.
Bir gün Kıbrıslı gazetesinin anasayfasına çıkma "şerefine" erişdik.
Bir hafta 1500, bir diğerinde 9000 okuyucumuz oldu. Ortalama olarak 3000 okuyucu her hafta böcüleri seyretti.
Sayımız arttı ve azaldı. Konuklarımız oldu (çok teşşekürler sizlere).
Neysa..........................
Mumları yakıp üflerken "büyük kötü kurtun" hikayesini gördüm "Hamamböcüsü Archy" tarafından anlatıldığı gibi:
the big bad wolf i went to a movie show the other evening in the cuff of a friends turned up trousers and saw the three little pigs and was greatly edified by the moral lesson how cruel i said to myself was the big bad wolf how superior to wolves are men the wolf would have eaten those pigs raw and even alive whereas a man would have kindly cut their throats and lovingly made them into country sausage spare ribs and pigs knuckles he would tenderly have roasted them fried them and boiled them cooked them feelingly with charity towards all and malice towards none and piously eaten them served with sauerkraut and other trimmings it is no wonder that the edible animals are afraid of wolves and love men so when a pig is eaten by a wolf he realizes that something is wrong with the world but when he is eaten by a man he must thank god fervently that he is being useful to a superior being it must be the same way with a colored man who is being lynched he must be grateful that he is being lynched in a land of freedom and liberty and not in any of the old world countries of darkness and oppression where men are still the victims of kings iniquity and constipation we ought all to be grateful in this country that our wall street robber barons and crooked international bankers are such highly respectable citizens and do so much for the churches and for charity and support such noble institutions and foundations for the welfare of mankind and are such spiritually minded philanthropists it would be horrid to be robbed by the wrong kind of people if i were a man i would not let a cannibal cat me unless he showed me a letter certifying to his character from the pastor of his church even our industrial murderers in this country are usually affiliated with political parties devoted to the uplift the enlightenment and the progress of humankind every time i get discouraged and contemplate suicide by impersonating a raisin and getting devoured as part of a piece of pie i think of our national blessings and cheer up again it is indeed as i have been reading lately a great period in which to be alive and it is a cheering thought to think that god is on the side of the best digestion your moral little friend archy the cockroach1916'da New York Evenning Sun'da Sun Dial köşesinde Don Marquis tarafından yaratıldı Hamamböcüsü Archy. Archy bir şairin re-enkarnasyonu. Dünyaya bir hamamböcüsünün gözünden bakıp onunla alay ediyor, eleştiriyor. Archy'nin dönüşünü düşleyenler, kayıp notları bulup hamamböcüsünü canlı tutanlar da var. (bkz http://www.batteiger.com/archy/ ve http://members.iglou.com/scarfman/war.htm ).
Archy'nin gelişi "ifade ruhumun bir ihtiyacıdır" (expression is the need of my soul) deyerek başlayan bir şiirle anlatılıyor. Ölen bir şairin ruhu bir hamamböcüsünde geri geliyor. Çöp kutusundaki elma kabuklarıyla beslenen Archy binbir zorlukla daktilonun üstüne atlıyor ve kendini ifade edebilmek için sekerek tuşlara basıyor. Ne yazık ki büyük harfleri yazamadığından şiirleri hep küçük harflerle ama dünyayla alay etmesine engel değil bu. Archy'nin yaptığını dünyanın her köşesinde kendini ifade etmeye çalışan yazarlar, şairler, ressamlar, gazeteciler kısacası insanlar yapmaya devam ediyorlar. İfade özgürlüğü için mücadele etmek kiminin işine, kiminin hayatına mal oluyor ama durmuyorlar. Durmaycaklarda. Dünyada pislikler olduğu sürece temizlemeye çalışanlarda olacak. "Özgür" ya da özgür (!) memleketlerde büyük kötü kurtlarla insanlar birbirlerine karışmaya da devam edecekler. New York sokaklarında her komşusuynan bir sorunu olan ve bağımsızlık gününü ordan burdan toprak isdeyerek kutlayan Yunanlının şövenizmi da Nazım Hikmet'i Atatürk'e benzeten Türk'ün şövenizmi da, evlenirken şehitlerinden dem vurup Kudüs üzerine yemin eden Yahudilerin şövenizmi da devam edecek. Archy'nin dünyasında linç edilen "renklilerin" özgürlükler diyarı ülkede yaşadıkları için mutlu mu olmaları gerek sorusunu gördük yukarda. Kıbrıslı hamamböcüsünün dünyasında da kurtarılmış olduğumuz için pişene kadar kazandan sıçramamaları söylenen kurbağaları görüyoruz. Bir yıl önce "Gerilla Böcek -- Zapatistalardan Durito" (Hayvanlar Adası, 4 Nisan 2001) bize "Evet.. Sağlıklı olun ve bilin ki sevgi için yatak sadece bir bahanedir, dans için müzik bir dekorasyondur. Ve mücadele için milliyetçilik sadece ortamın getirdiği bir kazadır!" demişdi. Kazalar devam ediyor. Devam edecekda. Mücadelemiz da devam edecek.
Aristophanes'den (Barış), Kafka'dan (Metamorphosis), Archy'ye hamamböcüleri pislikleri temizlemeye devam ediyorlar. Biz yılın sonuna gelmişken pislikleri temizlemeye devam etmekde kararlıyız. Katılmazmıydınız?
Aman unutmayın böcü ilaçlarınızı hazırlamayı. Bir yaşında olduk. Hangi delikten gireceğimiz belli olmaz!