Hayvanlar Adası, 4 Mayıs 2003

Turgut Durduran

 

"Kızıllar" Filmi ve Savaş

Birikim'den emir çıktı Hamamböcüleri.Org yenilendi madem yeni yazı yollayın dedi. Benda garalayım bari bir şeycikler.

İki güne bölüp John Reed ve Louise Bryant'ın aşklarını ve devrimci mücadelelerini anlatan "Reds" yani Kızıllar filmini seyrettim en nihayet. John Reed'i az biraz tanıyordum zaten. Çocukken herhalde ortaokulda filanken Dünyayı Sarsan 10 Gün'ü okumuştum. Sovyet devrimini detaylarıynan ve coşkulu bir şekilde anlattığı dışında kitapdan pek bir şey hatırlamam. Zaten kitapların detaylarını hatırlamaknan aram hiç eyi değildir.

Neysa, o filmde benim ilgimi çeken Eugene Debs'in cumhurbaşkanı adayı olup, 1. Dğnya savaşına karşı yaptığı bir konuşmadan dolayı hapse girdiği, hapisdeyken 1920'de sosyalist parti adına cumhurbaşkanı adayı olup bir milyon küsur oy topladığı dönemlerde Amerikan devrimci hareketinin savaş ile ilgili yorum yapan başka bir liderini görmekdi. Reed ve arkadaşları savaş karşıtıydılar ama Wilson'un adaylığını desteklediler. Wilson'un savaş karşıtı söylemine inanmışlardı ve yanılmışlardı. Neysa bunlar o kadar da önemli değil. Filmin bir sahnesinde Reed "Liberal Club" denilen bir yere savaşı görmüş bir gazeteci olarak çağrılıyor ve savaşın nedeni ne diye sorulduğunda "profits" yani "kar" diye cevap veriyor ve klüpde olay çıkarmış oluyor. Savaşı destekleyenleri de görüyoruz. Bu savaş demokrasi için, barış için, özgürlükler içindir diyorlar. Savaşa karşı çıkanlara Amerikan yurtseveri değilsiniz diye saldıyorlar. Bugünlerde duyduklarımız 90 küsur yıl öncede savaş için söyleniyor. O zaman kızılları toparlayıp hapse atıyorlardı, şimdi Müslümanları ve ayni kuralları bahaneynan aktivistleri. Yer gene ABD.

Reed Nisan 1917'de "The Masses" (Kitleler) adlı dergide "Kimin Savaşı?" diye soruyor ve "gerçek çatışmaya dönüşse de dönüşmese de bazı zararlar yapıldı bile. Militaristler kendilerini haklı gösterdiler. Ben en azından iki önemli sosyal hareketin yarım kaldığını biliyorum, çünkü artık kimse ilgilenmiyor. Uzun yıllar bu ülke özgür insanların yaşaması için daha kötü bir yer olacak, daha az toleranslı olacak, daha az misafirperver olacak. Belki çok geç ama ne düşündüğümü yazmalıyım. Kimin savaşı bu? Benim değil". Şimdi 2003 ve Amerikan halkı "Not in our Name!" yani "Bizim adımıza değil!" diyor.

Filmin içinde sık sık polisin evleri bastığını, mektupları okuduğunu, işçilere saldırdığını, kızılları hapse attığını görüyoruz. O zamanın hainleriyle şimdinin hainleri arasında bu yönden pek bir fark yok.

Eugene Debs 16 Haziran 1918'de Ohio'da meşhur savaş karşıtı konuşmasını yapıp hapse girmişdi. O konuşmadan bir alıntıyla bitireyim.

"Patronlarınıza karşı ihanet suçlamasından kormayın ama kendinize ihaneti içeren bir şeyden rahatız olun. Kendiniz için doğruyu yapın ve bilin ki dünyadaki hiç bir iyi ideale ihanet etmiş olamazsınız".


PS: Filmde John Reed ve arkadaşları hapisdeyken hücrede ilgisiz, sarhoş gibi görünen bir adam "siz kızılmısınız?" diye soruyor. O anda böbreğinden hasda olan Reed hücredeki tuvalete işemekde. Arkadaşlarının onu çağırdığını gören adam ona yaklaşıyor ve sesleniyor. Gözü kan işeyen Reed'in çişine gidiyor ve "bunun çişi bile kızıl!" diye bağırıyor.