Turgut Durduran|Ana Sayfa


Hayvanlar Adası, 14 Temmuz 2001
Turgut Durduran

Kayıplar

Yıllardır konuşduğum insanlara hep söylerim. Kıbrısta kayıplar konusunda tüm Kıbrıslılar, Yunanistan ve Türkiye hepsi beraber suçludurlar. Türk ve Rum tarafları insani bir konuyu politize edip kendi halklarından ve "düşman" halklardan bildiklerini gizlediler. Onlara açıkça yalan söylediler. Suçluları bulup cezalandırmak yerine onları korudular, sakladılar. İnsana değer verip her insanın akibetinin bilinmesi gerektiğini taviz verilmez bir prensip olarak görüp kayıpların akibetini araştıracaklarına Amerikanların dediği gibi politik "brownie points" elde etmeye calıştılar. Bizim büyük şef utanmadı gakdı Sigma televizyonunda bunlar hep ya Yunanistan darbesinde öldüler ya da Türkiye bize verdi da TMTciler, mucahidler öldürdü dedi. TMTci veya mucahit olsaydım ben gakar bize ne haknan böyle bir suçlama atan diye gızardım onun yerine "aferim bizim şefe Rumların yalanlarını yüzlerine vurdu gene" dediler.

Rum tarafı Avrupa topluluğune girme, gendini temizleme, demokratikleşme tantanasında yavaş yavaş pandoranın kutusunu açmaya başladı. DNA testleriynan mezarlıklardaki insanları tanıyabilirik artık deyip ardı ardına kendi kontrolunda olan bölgedeki "kayıpları" bulmaya başladı. Bizim tarafda bir Kıbrıslının akibeti daha belli oldu, insanlık için ileriye doğru bir adım atıldı deyceğine bakın bu gavırlara yalanları ortaya çıkdı nutukları attı.

Bunlar olurken Rum tarafını hıznan Türkiye ve KKTC'ye garşı Avrupa İnsan Hakları mahkemesinde "zaferler" gazanmayı başardı. Bir anda AİHM herkesin diline düşdü. Bizim şövenist insan hakları derneğimizin bile aklına gelmeye başladı AİHM. Hele şimdi bir da başlarında Ruma garşı "zafer" gazanmış Erkan Eğmez var ya artık sırtları yere gelmez --- yalnız bu arada unutmaylım bugün Kıbrıs gazetesinde gördüm çocukların ve öğretmenlerin yurt dışına çıkmalarını engellemek bu aslan derneğimize göre insan hakları ihlali değilmiş. Herhalde bunların normlarıynan Evrensel İnsan Hakları beyannamesinin bir ilgisi olmasa gerek! Uzun lafın kısası Kıbrıslılar sanki da bir anda uyandılar ve AİHM'nin nimetlerinden faydalanmaya garar verdiler. Kıbrıs Cumhuriyetine garşı gerek Rumlar gerek Türkler bir sürü dava açdılar. Avrupalı devlet olma oyuncuğu oynamaya çalışan Kıbrıs Cumhuriyeti da tazminatları ödemeye başladı.

Amma velakin bazan da baş ağrısı çekecekleri akıllarına gelmediydi galiba. Geçen hafda bir kayıp ailesi Kıbrıs Cumhuriyetini AİHM'ye götürdüğünü açıkladı. Ailelerinde ki kayıbın ölmüş olduğunu ve nerde gömülü olduğunu bildiği halde bu gadar yıl gendilerine söylemediği için ve kayıp olduğunu iddia ettiği için Kıbrıs Cumhuriyetinin sivil ve askeri yetkililerinden 1 milyon Kıbrıs lirası tazminat isdediler. Ne yazık ki detaylarını daha bulamadım davanın ve delillerin. Kıbrıs Cumhuriyetinin olaya tepkisini de bulamadım daha. Ancak haberi okur okumaz içimden "aferin adamlara" demek geçdi. Umarım sonra beklemediğim detaylar ortaya çıkmaz ama elimdeki haberlere göre AFERİN!

Aferin çünkü böyle tabu bir konuda haklarını aramaya çalışdılar.
Aferin çünkü her insanın değerli olduğunu üstünden değil 27 yıl isderse asırlar geçsin hesaplarının sorulması gerektiğini gösterdiler.
Aferin çünkü yalançının mumunu söndürmeye çalışıyorlar.
Aferin çünkü Avrupalı diye geçinen bir devletin Avrupalı gibi davranmasını isdediler. Onun normlarına uymasını isdediler.

Yalnız bunlara aferin değil bunlar gibi haklarını yerel ve enternasyonal olarak aramaya çalışsan herkese aferin.

Bunun böyle olacağı belliydi. Bence geç bile kalındı. Tartıştığım ortamlarda her zaman kayıplar konusunun böyle bir mantıkla üzerine gidilmesi gerektiğini her söylediğimde Türkü, Rumu bana karşı çıkardı. Biri barbar Türklerden başkasını sorumlu tutmak isdemezdi öbürü kayıplar lafını her duyduğunda tüylerinin diken diken olmasına engel olamazdı. Katil Rumların birbirlerini kesdiğini iddia ederdi. Herhalde şimdi gendince zafer sarhoşluğu yaşamaktadır bu katil Rumlardan bahsedenler.

Ama yalançının mumu yatsıya gadar yanar. Bir gün sıra Türklerin elinde gaybolanlara da gelecek. Onlarda ortaya çıkacaklar. Kim bilir ne zaman nerde ve nasıl. Eğer milliyeçiliğin körlüğünde değilda mantıknan hareket ederlersa vakit uygundur paçayı gurtarma şansları vardır. Ortaya çıkıp mezarları açsınlar. DNA örneklerini toplasınlar. Ellerindeki bilgileri toplasınlar. Sorumluları cezalandırmayı boşverin. Bu insanlara ne olduğunu bulsunlar o bile paçayı gurtarmalarını sağlar. Gerçekten milliyetçi olsalar, gerçekten milletlerini sevseler, onun iyiliğini isdeseler böyle yaparlardı. Ama nerde.

Peki hade Rumları bıraktık. Zaten onları insan yerine gomamak için her gün uğraşırlar. De-humanize etmek devlet politikasının ana noktalarından biri. Rumlar ne kadar de-humanize olurlarsa o kadar golay olur onlara garşı yapılanları halka yutturmak. Neyse, Rumları bıraktık. Gendi halkımızdan olan 800 küsür gayıbın peşine ne düşmeyik? Bakın internetde bir sürü gendi gendini kahraman eden akıllı var Rumların kayıplar sayfalarına cevap olsun diye toparladılar Kıbrıslı Türk kayıplardan bahsederler. Ama hiç duydunuz mu ki bu gadar senedir bir mezar açalım bizim tarafda veya Rum tarafına deylim açın burdaki mezarı da bakın belki bizden biri vardır desinler? Hayır. Rumlar düşman onların kayıplarını umursamadığımız gibi gorkumuzdan gendi gayıplarımızın peşine da düşmeyik.

Yazıkdır insanlarımıza.Politika uğruna acı çekmiş insanların acılarını dindirmeye çalışmamak ayıpdır. İnsanlarınızın akibetini öğrenmeye çalışmamak ayıpdır.

Amerika televizyonunda hemen her gece görmeye alıştık. Yerel haberlerde, ülke çapında haberlerde mutlaka yüzlerce kurtarma ekibi, polis, sivil halk hatta askeri birlikler nehir diplerini, çöplükleri, mahalleleri didik didik ararlar bir kayıp insan için. Supermarketlerde verilen çantalarda resimleri asılıdır. Sokaklarda afişleri asılıdır kayıpların. Bunlar savaşda da gaybolmadılar. Önemli birileri de değiller. Yan komşusunun kızı kayboldu aylar önce ama aniden evinin bahçesinde bir yazı buldu ya da bir şey aklına geldi diye yeni bir ipucu yakaladı diye polise giden insanlar haberlerde gonuşurlar. Gidip didik didik çöplüğü polisnan beraber garışdırılar. Onbinlerce dolar harcanır, yüzlerce insan bir kayıp kız için günlerce ortalığı garışdırırlar. ABD de da insanlarına çok veren bir ülke değil ama kamuoyunun kayıplarnan ilgili baskısına dayanamaz ve bu gadar iş yapmayı göze alır. Bugünlerde mesela manşetler kayıp internmiynan cinsel ilişkiye girdiğini polisten sakladığı için şüpheli durumuna düşen senatörün haberleriynan doludur. Bu arada Sam Amcanın kapitalizminin bu konudan da milyonlar gazanmayı başardığını unudmamak gerek!

Gendimizin durumunu düşünüp utanmamak elde değil. Küçük bir adada, herkesin herkesi direk veya indirek tanıdığı bir yerde 30-40 yıldır kayıp insanlar var. Bundan ders almış gibi bir halimizda yok. Ne beklerdim zaten. Anasına bakın mesela. Anavatan dünyada insanları "kayıp etmesiynan" ün yapan bir ülke değil mi? Gendida çocuklarını havaalanlarında polis barikatıynan açık hava hapishanesine kapatan bir yönetim değil mi? Sınırda döve döve adam öldürten yönetim değil mi?

Gene söyleyim. Herkesin akibetinin bilinmesi gerek. Kıbrıslı Türk kayıp aileleri nerde? Bu insanlara baskı mı yapılır da susarlar gonuşmazlar? Bütün ümitleri söndürüldü mü? Uyanın bu sizin hakkınız, bizim hakkımız. Hakkımızı aramazsak gelecekde böyle şeyler olduğunda da susmak zorunda kalacağız.

Bu sorunu çözmek, bu insanların akibetini belirlemek kimseye zarar vermez. Tam tersine tüm Kıbrıslılar için yararlı olur.


Turgut Durduran|Ana Sayfa