Hayvanlar Adası, 8 Temmuz 2002
Turgut Durduran
Neler Neler Olmuş?
Kaç haftadır işlerim nedeniyle yazamadım. Memlekette ve anasında neler neler olmuş bu süre içinde.
"Anavatan" Türkiye bir türlü çaresine bakamadı iyileşmeye çalışan başbakanlarının. Gitsin mi gitmesin mi? AB'ye hazır olabilirler mi, olamazlar mı tartışmalarının içinde çeşni oldu. Bir adamın asılmasını isteyenler yüzünden idam cezasını kaldırmamak da övünülecek bir şey oldu. Uzayan hikayelerin arasında bir şeyler olmaya daha yeni başladı. DSP'de "deprem" olmuş. Acıba bizim "seçimlerimize" da burunlarını sokmayı unuttular mı? Hah hah!
Seçim dedim da. Hayvanlar adasında seçimler oldu. Yerel seçimler ha yanlış anlaşılmasın. Öncesinde koparılan tantanayı yazayım biraz alay edeyim derkan sonrasındaki tantana koptu. CTP rüzgar gibi geçdi(!) sanki da iktidar oldu da herşeyi değiştirecekler, sankı da '80'lerde TKP belediyeler kralı oynarken kansız darbeynan hükümet olmaları engellenmediydi. Bunları bırakalım Kıbrıs Türk solunun bazı kısımları da parsayı kapamamanın rahatsızlığıynan saygıyı, ahlakı, hakları özgürlükleri bir kenara atıp CTP'ye saldırmaya başladılar. Afrika gazetesi kendilerine saldırı olduğunda yanlarında olanları da rencide edecek şekilde bir şov gibi sürdükleri seçim kampanyasını devam ettirmeye çalışıyor.
Eee bundan eksik kalsın mı aylardır memlekete renk getiren keskin milliyetçiler da aldılar kalemlerini ellerine. Önce seçimleri bölünmesinden dolayı CTP'ye satmışlar deyip sağın "büyüklerine" saldırdılar. Denktaş bu arada hem solu birbirine düşürecek lafları hemda herkesi korkutacak tehditlerini salladı. Şımdı kazandınız ama frenler halkda deyip ilk gün "zafer" kazandı diye ilan ettiklerini ters çevirmeye çalışdılar. Olmayaki biri da gulak verir bize da der "Kıbrıs Türkleri ABcileri destekledi".
Uzaktan bakınca memleket çok şenlikli görünüyor. Ne yazık ki halimiz içler acısı. Haziranda çözüm olacakdı diye beklemeknan çözüm da gelmedi. "Kurtlar" işleri bozmayı başardılar. Gizli plan avcılarına da gün doğdu.
Sabri da geri gelmiş. Bunu da unutmamak gerek. Yoksa köşe yazarıyım nasıl deyim gendime. Dünya kupasını kaçırdığım yetmezmiş gibi futbolu konu etmemiş olacakdım bu yazıya. İnsanlarına saygı gösdermeyen. İnsanlarına tehdit yapmayı, santaj yapmayı norm haline getirmiş bir rejimın son başarılarından (!) biri.
Sam Amcanın diyarından da bahsetmesem olmaz. Bu tarafda 11 Eylülden sonraki ilk 4 Temmuz bağımsızlık günü kutlandı. Televızyonların yayınları bizim coşkuynan (!) kutlanan 15 Kasımlarımızı aratmadılar. İki gün sonra da bir "illegal alien" ("yasadışı yabancı" ama uzaylıya -- alien -- daha çok benziyor)Afganlı buldular, arabasında garip (??) kimyasal maddeler ve sırmalar bulunmuş. Bu akşam televizyon "acıba bu Afgan ne yapacakdı?" diye sormaknan meşgul. Tabii bunların arasında ard arda sahte kar, üretkenlik gösteren dev şırketlerin başkan Bush'a kadar uzanan skandalları gözlerden saklanmayı başardılar. Sakın ola altın yıllarını yaşıyor olması gereken kapitalizm sıkıya girmiş olmasın. Olur mu olur. Halkını paranoyak yapıp "üretilen kabullenme" yaratmak yalnız bizimkilere has değil tabii.
Neler neler olmuş...