Turgut Durduran|Ana Sayfa


Hayvanlar Adası, 9 Temmuz 2001
Turgut Durduran

Direk Demokrasi ve Sivil Başkaldırı

Hamamböcülerinde yeni moda bir birimizin yazılarına dayanarak yorum yaparık. Ben da Eser'in 5 Temmuz tarihli 'Seçimli "Demokrasi" ve Soyutlanma' yazısı hakkında bir kaç yorum yapayım dedim.

Eser'in çözüm önerisi yani direk demokrasi iyi güzel ancak uygulamaya geçirilmesi yakın bir zamanda bir hayal. Üzerine gidip uygulanması için mücadele etmeye değer bir hayal.

Böyle olduğunu hatta dünyanın globalizasyon lafı altında daha da indirek egemenlik paylaşımları bahanesiynan daha indirek demokrasiye gittiğini kabul edersak guş gibi orta da mı kaldık? Daha önce da değindiğim gibi medyanın ve diğer halka ulaşma olanaklarının (internete ulaşımın bile) büyük birleşik şirketlerin kontrolunde olduğunu da kabul edersak Eser'in bahsettiği türde demokraside radikal değişiklikler yapmayı beklememiz Türkiye, Kıbrıs gibi instabil yerlere mi kaldı --- mesela Yugoslavya da olmuş gibi görünen değişiklik?

Modası geçmiş, genelde marjinalize olmaya mahkum dağ gerillacılığı, terörist örgüt filan gurmayı da düşünmemek gerek. Başka bir devletten da medet ummak olmaz.

"Civil disobedıence" (bunu Türkçeye nasıl çevireceğim bilemeyceğim onun için "sivil başkaldırı" dedim ama aslında "sivil kurallara uymama" türünde bir şey olmalı) buralarda çok pöpüler bir terim. Seatlle'dan Prag'a WTO'yu, IMF'yi takip eden göstericiler sayesinde ümitlerde çok, moral da gayet iyi. Bu yıllardır hakların elinde "demokratik" veya dikta yönetimlerine karşı bir tehdit olarak vardı. Gandi'nin Hindistanda başardıkları --ki Hintli muhalefete göre nasıl Atatürk'ün yaptıkları yolundan çıkdı onunki de yolundan çıkmış --, Vietnam savaşı sırasında Amerikada ki muhalefet, Sovyet blokunun çöküşünün son darbeleri, sivil haklar hareketi ve benzeri büyük başarıları sık sık ortaya atılır.

Bunların yanında "peki bunu nasıl evrensel yaparız?" sorusu sık sık üzerinde düşünülen bir sorudur. Bazı yerlerde başarıya ulaşması ama bazılarında çok kötü yenilgiye uğraması, bazı baskıcı rejimlerin onlarca yıl "sorunsuz" haklarını ezmeyi başarmaları ve ona karşı ciddi bir sivil başkaldırı olmaması sivil başkaldırıya olan güveni sarsar. Yeni modeller, mesela benim de çok ilgimi çeken elektronik sivil başkaldırı da pöpüler her zaman. Zapatistaların Meksikada ki "başarılarını" networkleri kullanarak yaptıkları "netwar"'a, Doğu Timördeki duruma karşı yaratılan tepkiyi, direnişçilerine verilen nobeli elektronik medyanın kullanıma, IMF/WTO göstericilerinin başarılarını WWW'e bağlayarak elektronik sivil başkaldırıyı çok önemli bir yenilik, kaçırılmaması gereken bir şans olarak görebiliriz. Bu konuda ana kaynak gibi gösterilen bir kitap Critical Art Ensemble'nin Electronic Civil Disobedience and other Unpopular Ideas adli kitabıdır. Geçmişdeki sivil başkaldırı örneklerine bakarak gelecekdeki yöntemleri öngörürmüş bu kitap (müş dedim çünkü adına sıkça rastlamama rağmen okuyamadım bu kitabı).

Elektronik sivil direniş hakkında heyecanlanmamak elde değil. Teknoloji baskıcı rejimlerin bir kaç adım önünde gitmeyi başarıp "mücizeler" yarattı ama şimdilik. Kıbrısda da gerek hamamböcüleri.org olarak gerek peace-cyprus.org olarak bu konuya burnumuzu sokmayı başardık. Bunu bir kenara not alıp Eser'in çözümlerinin arasına goylum. Bir gün umarım daha detaylı olarak Kıbrısta neler yapıldı, neler yapılabilir hakkında da yorumlar yapmak isderim.

Bu arada sivil direniş hakkında komünist manifesto ile ayni zamanda yazan Thoreau'ya da değinmiş olayım. Yazısı "Civil Disobedience" okumaya değer, okurken ne zaman yazıldığını ve günümüzün deneyimlerinin daha yaşanmadığını unutmayın!

Stefan Wray'in Electronic Civil Disobedience Archive 'ı da bu konuda değişik kaynaklar bulmak ve haberler almak için güzel bir yer.

Uzun lafın kısası çözümleri yaratmak gerçek yöneten (Egemenlik ulusundur deyip da generallernan ülke yönetenlerin egemenliği gibi değil) olması gereken halkın elindedir. Bu potansiyeli kullanıp bizim yarı uyur yarı uyanık gezinen 41 örgütümüz gibi sivil toplumun direnişlerini, başkaldırılarını sürekli, odaklanmış ve güçlü bir tehdit haline getirmeliyiz.

Uzakdan gazel okumak golaydır. Onun için bunları söylemem da golaydır. Bu harekete katkımı da uzakdan gazel okurken birşeyler başarmaya olanak sağlayan elektronik direnişle yapmaya çalışırım. Bu potansiyel şu anda hiç da iyi değerlendirilmemekde. Bu yazıyı durup da okuduysanız en azından bunun için bir küçük katkı yapma isdeğiniz olmuşdur umarım. Geleneksel solcu, anarşist olmak da eyidir ama bir yerlere gadar gidip bu sınırları kırmak gerekir. Nasıl geleneksel solculuğun metodlarına güvenilmişse bu yeni yöntemlere de güvenmeyi öğrenmemiz gerekecek.


Turgut Durduran|Ana Sayfa