Hayvanlar Adası, 18 Agustos 2002
Turgut Durduran
Düşünceye (Yada onu İfade Etmeye) Hapis
Duymaya alıştığım bir başlık ama Kıbrıs'da duymadığım bir başlık. Sağolsun liderliğimiz bunu da gördük. Gerçi daha önce Arif Hasan Tahsin'in hapisliği olduydu, bunu biliyordum ama düşünceyi susturmak için Denktaş'ın kullandığı yolun yüksek para cezaları olduğu kanısındaydım. Ya da Kutlu Adalıya olduğunu gibi bir kaç kurşun, partilere, sahışlara, gazetelere defalarca olduğu gibi bombalar.
Sıra sıra bildiriler döşendi, makaleler yazıldı, meçlis olağanüstü toplantıya çağrıldı, bir imza kampanyası başlatıldı. Bunları da bekliyordum. Ne yazık ki epeyce deneyimimiz var bunu yapmak için da.
Buraya sıkıştırayım. Sivil itaatsizliğe girebilecek bir eylem düzenlenmekde. Bu eylemi bağımsız Kıbrıs grubu üyeleri düzenlediler. Altına çeşitli nedenlerden (yöntem, organize oluş şekli, yazının içeriği vs ile ilgili) imza atmamış olsam da bunu görüp kendi kararınızı vermeniz açısından yazayım. Ceza konusu olan yazının altına imza toplayıp "biz böyle düşünüyoruz" diye Afrika gazetesinde yayınlatacaklar. İmza göndermek isderseniz benyazdim@africa.com adresine bir mesaj atın. Buna sivil itaatsizlik adı altında bakmakda yarar olduğunu ve belki ilerde olabilecek başka eylemler için bir ders olabileceğini belirtmek isterim.
İkinci dikattimi çeken nokta da çabucak dünya çapındaki örgütlerden ses getirebilmemiz. Yıllardır Kıbrısda yaşananlar için böyle bir şey yapılması gerektiğini söylüyordum. Belki ben bilmem ama aslında böyle bir temas var, internet öncesinde çıkan tepkilere bize ulaşmıyordu diye düşündüm. Alpay Durduran ve Özker Özgür bana kendilerinin yaşadıklarında bu tür tepkilerin olmadığını veya az olduğunu söylediler. Daha önceki Afrika (Avrupa) gazetesi olaylarına göre de gelişme var.
Bunlar iyi haberler, belki de ufukta şiddetin, baskının rejimin son çırpınışları ile birlikte artması görünürken rejim karşıtlarının korunması, halkın genel olarak hakkını isteyebilmesi, düşündüğünü söyleyebilmesi için güven vericidirler.
Ne yazık ki her şey bu kadar da olumlu değil.
Daha önce İleri matbaasına haciz konmasını engelleyen direniş yapılabildi mi Avrupa gazetesi için? Yapılamadı.
Bazı Afrika (Avrupa) gazetesi yazarları, kadrosu kendilerine destek verenlere, verebileceklere kişilere, örgütlere hakaretlerden vazgeçdiler mi? Hayır. Başka konulardaki fikir ayrılıklarını, belki de düşmanlıkları bu konuya da taşıdılar mı? Evet.
Belki de bundan dolayıdır ya da ekonomik sorunlar ile birleşmediğinden dolayıdır, önceki yaz yapılan mitingler bile yapılmadı. Yapılacaklarmış gibi bir görünüş da yok şimdilik.
"İyi" sınıfına konulabilecek başka ne yapılabilir? Sembolik sivil itaatsizlikden öteye pratikde rejimin yarım yamalak işleyen taraflarını da durdurtmak mümkün mü? Grevler yapılamaz mı mesela? Sokaklarda -- mesela mahkeme önünde -- barikat kurulup belirli davaların çalışması engellenemez mi? 8 Ekimde Dikmendeki olay ile ilgili yazıların davası var hemde askeri mahkemede. Anti-militarist bir eylem ile düşünce ve ifade özgürlüğünü birleştirmek için iyi bir şans değilmi bu? O mahkeme çalışamazsa. Sokaklar insanlarla dolu olursa ve isdediklerini elde etmeden dağılmaycakları ortadaysa neler olabilir?
Hariçden gazel okumak kolay, gel kendin yap dendi bana daha önce böyle şeyler söylediğimde ama içerden de gazel okumak kolay. Mesela YBH'nın içinde son yaşanan olaylarda ortaya çıkıp partinin pasifliğinden, iş yapamamasından söz eden çok oldu. Bunların bir kısmına kendileri da aktif olarak partide yer aldıkları, ya da almaya çalıştıkları için lafım yok. Ama bir çok diğeri da oturdukları yerden laf attılar partiye yapamadıkları için. Bu da içerden gazel okumakdır işde.
Hariçden da gazel okumakdan öteye yapabileceklerimiz var. Hazır sıralamaya başlamışken biraz da bu konuda sıralayım. Mesela burdaki okullarda Doğu Timor, Tibet'e Özgürlük türünde kampanyalar var. Konuynan hiç ilgisi olmayan öğrenciler gösteriler yapıyorlar, yollara barikat kuruyorlar, gerekirse göz yaşartıcı bombalara hedef oluyorlar. Doğu Timor gibi katliamlar olmuyor, Tibet gibi "ruhani" liderimiz yok diye biz de bunu yapamaycakmıyız? (deniyoruz en azından!) Denktaş her New York'a geldiğinde yolunu kesemezmiyiz? Dışarda olmanın avantajını kullanıp ordakilerin söyleyemediklerini söyleyemezmiyiz? Sansürlenen yazılarını yayınlayamazmıyız?
İşde yukarda saydıklarım da benim hayallerim. Bunların hayal olduğunun farkındayım. Belki yüksek sesnan söyleyince ayni hayalleri olan başkaları da ağızlarını açarlar, belki bunların bazıları sadece ağızlarını açmaknan kalmaz da bunlar pratikleşirse ...
Ya tutarsa bir ümit işde.