Hayvanlar Adası, 20 Agustos 2001
Turgut Durduran
Sağlık mı Bayrak mı Önemli?
Son zamanlarda bir tantanadır koptu; "Dev" bayrak ışıklandırılacakmış. Rüzgarnan, güneşnan çalışan jeneratörler filan kurulacakmış. Bir sürü özellikle yurt dışında yaşayan Kıbrıslı para yardımında bulunmuş vesaire vesaire. Her biz kaç senede hem insan gücü hem para harcanarak boyanan dev bayrak artık ışıklı olacakmış. Evlerinde elektrik kesintileriynan boğuşarak yaşamaya alışmış Kıbrıslı insanı da buna ses çıkarmaycakmış. Olsa ola Ruma rahatsızlık vermek ve Ortaçağ katedrallerindeki gargulyalar gibi gendi halkına yukardan bakmaya yarayan bir bayrak söz konusu olan. Batmış bir ekonomide her gün parasını gaybederek yaşayan Kıbrıslıların bir kesimin para yardımı yapmasından da çok mutlu olacagmışık!
Hade geri galmış memleket mantığıynan bu işlere harcanan insan gücüne değer vermeylim. Ne da olsa bu tür şeylere alışıgıg. Ama harcanan paralara da mı değer vermeylim? Mesela bayrak ışıklandırılmasından bahseden gazetelerde ayni anda hastahanede arızalanan tomografi cihazlarından (herhalde x-ray computed tomography demek isderler. Tomografi cihazı lafı gendi başına bir anlam ifade etmez.), alınması gereken MRI için yapılan kampanyalardan bahsedilir. Hastahanede durum içler acısı gibi başlıklar atılır. Ama bunları düzeltmek için göstermelik olarak para ve insan gücü hazırlanırken bayrak ışıklandırmak için yapılanlar göze batmaz. Ayni gazeteler bunları yazarken utanmazlar durumdan. Ne demekdir bu? Bu demekdir ki insan hayatına, sağlığına değer verilmez. Bayrak mı daha önemlidir yoksa o bayrağın hesapta temsil ettiği insanların sağlığı mı?
Biyomedikal fiziknan uğraşmaya başlayalı CT, MRI, x-ray ve gelişmekde olan onlarda değişik teknik hakkında bilgim arttı. Çok basit aletler yüzlerce insanın beyin kanaması geçirdiğinde yaşamasını sağlayabileceğini vaad eder. Kanserleri azaltabilir. Yaşlıların, bebeklerin daha rahat yürümelerini, daha normal hayat sürdürmelerini sağlayabilir. Her tarafda kampanya üstüne kampanya yaparık demek için asılan "erken teşhis yaşam kurtarır" lafını küçümsemeyin. Peki bunları kendi halkına sağlamaya çalışmak yerine bayraklarnan uğraşan bir devlet halkını sever, onun iyiliği için çalışır denilebilir mi?
Unudmayın orda burda masterler, doktoralar alıp da Kıbrıs'da işşiz gezen ya da eğitimiynan ilgisi olmayan işler yapan yüzlerce insan var. Bunlardan başka askere gitmemek, ekonomik ve sosyal sorunları atlatmak için geri dönmeyen, kaçan insanlar var. Bunların ne işi var burda? Çok işleri var! Halkının iyiliğini düşünen bir devlet bu insanların askerlik yerine mesela topluma çalışma diye bu aletlerin tamiri, bakımı için uğraşmasını isteyebilir. Teknik bilgileri olan insanları bir araya toplayınca bozuk bir tomografi cihazı tamir edilebilir. Yurt dışında çeşitli yerlerde araştırma yapan insanlardan yardım istenebilir parça bulmak, aletleri doğru işletio ömürlerini uzatmak için. Ama hayır bayrak veya Gülseren kampı daha önemli!
"Ama Rum bize ambargo uygular paramız yoksa napabiliriz?" türünde bir laf da klasik cevaptır bu söylediklerime. Ama bayrağa para var değil mi? Resmi geçitlere, saraylara para var? Bakın sonra bir Küba örneğine. ABD'nin ambargasounda yaşarken , Sovyetlerin parasına güvenirken --- ve o para gayboldukdan sonra ortadan --- gendi gendine dünyanın en iyi sağlık sistemlerinden birini geliştirdi. Sağlık turizmi yapar oldu. Gendi araştırmalarını yapıp sağlık metodolojileri geliştirmeyi başardı. Amman sakın ha o pis gommonistleri gendimize örnek almaylım! (İlginç bir nokta burda Küba da bizim mantıknan devlet eliynan organize edilen gösteriler, cafcafalı şeyler için paraları, emeği çöpe atar!)
Peki yok edilen iki toplumlu hastahane projesine ne demeli? Bildiğim kadarıynan hem Türk hem Rum tarafında politik inatçılık ve şövenizm insan sağlığının önüne geçti ve bu proje yok edildi. Düşünün size Ortadoğunun en iyi hastahanesini yapasınız diye para önersinler, proje yapsınlar ve siz bunu çöpe atın.
Başlamışken bir tane da "uçuk" bir öneride bulunayım. 4-5 senedir tıbbi araştırmaların içindeyim. Bu araştırmaların en büyük sorunlarından biri hasta gruplarına ulaşmaktır. Kapilazmin yarattığı dev sigorta şirketleri ve karmaşık mahkeme sistemiyle insana verilen değer birleşinca mesela Amerika da bu konuda veri bulmak karmaşıklaştı. Kıbrıs gibi bir yerde insanlara zarar vermeyen ama yüksek statistikler toplanması gereken örneğin göğüs kanseri için yeni bir araştırma yapılması toplum sağlığı için çok yararlı olabilir. Yeni bir tekniği geliştirirken var olan tekniklerle kıyaslamak ve karşılaştırmak çok önemlidir. Mesela ciddi bir araştırma grubu AB'den (bu konuda büyük paraları var) araştırma parası koparabilir ve Kıbrıs'a göğüs kanseri için bir MRI cihazı ile yeni tekniklerin cihazlarını kurdularabilir. Burda önemli olan ciddi olmak ve akıllıca konunun üstüne gitmekdir. Amerikada mesela "resource center" diye bir kavram var. Üniversitelere milyonlarca dolar verilir ve bir konuda araştırma yapmak için gereken her şey (tam anlamıyla her şey) orada toparlanmaya çalışılır. Tek kural araştırmaların ve aletlerin diğer araştırmacılara açık olması. Yani kaynak merkezi. Böyle bir şey olsa Kıbrıs'ta -- ki ben ciddi olunca, girgin olunca böyle bir şey yapılabilir diye bilirim -- küçük bir toplumun büyük bir kesimine çık kısa zamanda kanser screening yapılabilir.
İnsana değer veren bir yönetim insanları için neler neler yapabilir. İnsana değilda şövenizmin sembollarına değer veren bir yönetim da insanlarına ne acılar çektirebilir.