Turgut Durduran|Ana Sayfa


Hayvanlar Adası, 24 Agustos 2002
Turgut Durduran

Biz Gerçek Kıbrıslılar

Gene ben geldim. 3 Mart 2002'de Tel Örgünün Diğer Tarafındakiler'de 'Neyse en azından bu tombul amca bizi onore etmiş; Gerçek Kıbrıslılar bizmişiz. Hah hah ha! Tel örgünün diğer tarafındakiler kıskansınlar. "Bu Memleket" ne kadar onlarınsa bizimdir da!' dediydim. Bu onurla yaşamaya devam ederken bazı sorunlarımız olduğunu anlattıydım;
"Bir da yeni sorun. Tarlalarını ekenler var. Bunlar tel örgünün öteki tarafından geldiler. Bir çoğu benim evime hiç saygı gösdermiyor. Ne olsa bu adadan bile değiller. Bir kaç öğün uğruna savaşım verirken onlara zarar vermişiz. Dağdan gelen bağdakini kovdu misali."

Beklenen oldu. Tel örgünün öteki tarafındakilerin başbakan yardımcısı Salih Coşar dediki "Talep geldi, eşeklerin ihraç edilmesinde bir sakınca görmedik" dedi. O dışardan gelenlerin geldiği, tel örgünün öteki tarafındakilerin "anavatanından" bu öneri yapılmış bizi ihraç edeceklermiş. Kendi kendilerine yaptıkları zorunlu göçler yetmedi herhalde sıra bize geldi. Zaten Kıbrıslı diye birşey bırakmasınlar diye dağın taşın adını değiştiler, uzaklara kaçırdılar bizim diğer hemcinslerimizi. Bu tombul amca sayesinde öğrenince Gerçek Kıbrıslıların biz olduğumuzu bir bildikleri vardır herhalde demiştim. Biz gene yüzyıllardır kullandığımız isimleri öğrettik çocuklarımıza. Bakalım ihraç edilip "üstün genetik" yapımıznan (ne zaman bakmışlar bizim genlerimize bir türlü anlayamasam da!) başka soylara karışmaya zorlandığımızda ne çıkacak ortaya. Gene kendi kendilerine yaptıkları ırkçılık, şövenlik yetmedi bize de bulaştırmaya çalışıyorlar. Nolmuş yani diğer hemcinslerimizin boyları biraz kısaysa, daha güçsüzseler?

Tel örgünün içinde tutmaya da çalışacaklarmış bizi, nüfusumuzu da kontrol edeceklermiş. Kendi kendilerini beceremeyiyorlar tel örgülerinin arkasında tutmaya bizi zorlaycaklar ille da. Nüfus mu? Taşıma nüfusnan kendilerininkini şişirmeye çalışırken, sayım sonuçlarını devlet sırrı gibi saklarken bize mi karışacaklar?

Tel örgünün diğer tarafından da destek verenler var bize. Sağolun varolun. Biz sizin soyunuzu, siz bizim soyumuzu koruyun bakalım. Hep beraber bir gün özgürce dolaşacağız bu adada belki de.

İnatçıyımdır da. Koşacağım işde tel örgünün iki tarafında da. Makilerin altına yuvalanıp aralarından size bakmaya da devam edeceğim.

Bakmayın J. Thomson 1878'de "Kıbrıslı eşekler ve katırlar tabiat olarak keyiflerine düşkündürler. Sabırla sahiplerini beklemek gibi muhteşem bir özellikleri vardır. Bazan bir yarda gölgede hiç kımıldamadan saatlarca durabilirler. Kafalarını güneşe çevirerek güneş gökde dolaşdıkça arka taraflarını güneşden olabildiğince uzak tutarlar" demiş hakkımızda. Sizin içinda "anavatanda" gazetelerde denmedi mi tembeller, beceriksizler diye? Keyfimizi çatmayı da, gölgeden yararlanmayı da iyi biliriz ama adamıza sahip çıkmayı da biliriz.


Turgut Durduran|Ana Sayfa