Turgut Durduran|Ana Sayfa


Hayvanlar Adası, 26 Agustos 2001
Turgut Durduran

İnsan Hayatına Verilen Değer ve Bu Defa Trafik

Kıbrıs’ta lise hayatımın en çok konuşulan konularından biri kimin hangi arabaynan, nerde ve nasıl ehliyetsiz gezdiği, nasıl gaza yapıp Amerikanca deyimiynan nasıl “cool” olduğuydu. Lisede en iyi arkadaşlarımdan biri Timur Fahriydi. Arabasıynan hız yapmasıynan, el freni çekmesiynan vs övünürdü. İki arkadaşıyla beraber bir yaz gecesi kaza geçirip öldüğünde gendimi da ciddi bir kazaya çok yakın hissettim. Şimdi düşününca Kıbrısta gerek gençler gerek yaşlılar herkes trafiğe ciddiyet gösdermeden yaklaşırlar. Bu büyük bir problem. Ama aşağıdaki yazıda (Kıbrıs Gazetesi, 26 Ağustos 2001) verilen statistiklere bir bakın. Feryat edilen bu defa da ciddi bir şey yapılmadığı (Kıbrıs gazetesinde sık sık trafik haftası, trafik canavarı vs vs haberleri yayınlanır ve klasik --- herhalde Türkiyeden öğrendiğimiz --- göz boyama kampanyacılığına sözcülük yapılır). Doğru. Sürücüler daha akıllıca davranmazlarsa ve bu düzelme gösdermezsa gene suç sonuçda devlettedir. Bunu bir kenara bırakalım şimdi. İnsan hayatına değer vermediğini sürekli gördüğümüz devlet bu önemli konuda ne yapar? Yapması gerekenleri yapıp, onu yapmayanları cezalandırır mı? Yoksa birilerine para yedirmeyi, yol üstüne yol yapmayı en basit sorumluluklarından daha mı önemli görür?

Düşünün biraz. Mesela en işlek yollarımızdan biri Girne yolu. Işıklandırması nasıl? Yol işaretleri nasıl? Yolda tamir olduğunda tamirat olan bölgeye varmazdan ne kadar önce tamirat olduğuna dair ilan görürsünüz? Yol işaretleri size köşeleri, tepeleri, toprak kayması olan yerleri fian doğru dürüst anlatırlar mı? Kaç tane çökük asfalt olan yerden geçersiniz? Ve en önemlisi son 5-10 senenin içinde kaç defa bu yol tekrar yapıldı, genişletildi vs ve her seferinde kaç hafta tamamıyla işaretsiz, ışıksız bir yolda araba sürdünüz? Çalışmayan trafik ışıklarından kaç defa geçdiniz?

Belki fakir ülkeyiz, belki ekonomimizin durumundan dolayı yolları işaretlemeyi beceremeyik. Olabilir. Ama doğu yolları projesi, batı yolları projesi, yeni Girne yolu, 4 geçitli Mağusa yolu bilmemne diye yeni yollar yapılmaz mı? Hmm... Demek paramız var. Ama insana değer vermediği için bizi yönetenler Türkiyenin şirketlerine para yedirmeyi insanlarına güvenli yol vermeye tercih ederler.

Yollar sokaklar problem. Büyük problem hem da. Yollarda başka arabalar da var. Kaç defa arabanızı muayeneye götürdünüz da geçmedi? Lefkoşa’da sokağa çıksanız kaç dane antika görürsünüz? Kaç defa tamirciye gittiniz ve tekerleriniz, frenleriniz geçici bir yama yapıldı ve siz Kıbrıs’ı turlamaya başladınız? Çok defa eminim. Siz değilsanız bir tanıdığınız yaptı bunu. Ne arabadakinin ne da başka yolda olanların canına değer vermekdir bu. Suç sizde böyle bir arabaynan yola çıkdınız diye ama boşuna mı gondu ganunlar? Boşuna mı arabanız muayeneye gider? Arabaları doğru dürüst muayene etmeyenlerin suçunu unudmayın! Yolda sizi durdurup bu arabaynan sokakda gidemezsiniz deyceğine ilk yardım çantasına, kırmızı üçgenlere bakan polis suçlu değil mi? Hız yapınca, alkollü araba sürünce ceza kesmeyen polis suçlu değil mi? Cezasını kesmeyen polisi sorgulamayan. Sen işini yapar olsaydın bu ay lazımdı X gadar ceza yazmış olasın statistiklere göre demeyen devlet suçlu değil mi? Halkına değer mi verir öyle bir devlet?

Benda ahmak adamım da durup böyle bir devletin nasıl insanlarına değer vermediğini bu tür şeylere bakarak anlamaya çalışırım. Kafamızın üstünden geçer gibi gürültüynan geçen tarihi askeri kamyonları, vatan millet sakarya nutukları atmaya tank top şovu yapmaya yolları sokakları kapayan devleti, muayeneden geçemeycek araçları devlet aracı diye gullananları filan unudmuş olsam gerek. Tabii yüce Türk ordusu gaza da yapmaz. Gaza yapdı dersanız askeri mahkemede size golay gelsin! Bizi gurtaran, koruyan ordumuza böyle bir şey söylenir mi hiç? Ya da taaa dünyanın öbür ucunda bizim için görüşmeler yapan cumbabamıza laf atılır mı dolaylı yoldan. Yok sakın yapmayım öyle şeyler. En eyisi ben kafamı trafik canavarlarıynan , trafik haftalarıynan yorayım. Bu canavara zehirli et yedirip nasıl öldürebilirim acıba?


Trafik canavarının beslendiği yol

KKTC'de 1994 yılından sonra trafik kazalarında ciddi artışlar kaydedilmiştir. 1994 yılında meydana gelen 1491 trafik kazasında yalnız 28 vatandaşımız hayatını yitirmiştir.Trafikte 1995 yılının önemi çok büyüktür. Çünkü bu yıl polis örgütünde en çok istifaların yaşandığı bir yıldır. Bu yılda bazı kimselerin dediği gibi "Kahramanlar devri kapandı, akademililer devri başladı." 2000 yılına baktığımızda 2 bin 514 trafik kazasında 49 vatandaşımızın hayatını yitirdiğini görürüz. 2000 yılında yalnız Gazimağusa anayolunda 13 kişi hayatını kaybetmiştir. 2001 yılında ise yine Gazimağusa anayolunda ölümlü kazalar olmuş ve bu yolun trafik canavarını besleyen yol olduğu kanıtlanmıştır.Şimdi aşağıdaki tabloya bakarak trafik canavarı deyip kadere teslim olmuşuz da bu trafik kazaları için ne yapabilmişiz. Yeryüzünde canavar diye bir mahluk olmadığı halde, sözlüklerin "canavar, cana kıyan yaban hayvanı" dediği bir sloganla suçu, suçu olmayan bir hayvana atmış ve "trafik canavarı olmayınız" diye sloganlarla ve anlamsızca trafik kazalarını önlemek için en ucuz yolu seçmişiz.Her ay insanlarımızı yollarda yitiriyoruz ama kurtulmak için ciddi ve planlı çalışmak ve yatırım yapamamanın, teşkilat kuramamanın vebalini hepimiz taşımaya devam ediyoruz. Yasaları yeniliyoruz fakat görevlilerin eğitim ve koordinasyonunu sağlayamadığımız sürece, sloganlarla avunmaya devam ediyoruz. Bazı aylar 7-8 insanımızı yitiririz, yüzleri bulan yaralıların feryatlarını dinleyerek üzülür, kahroluruz veya hastane kapılarında yas tutar yahut hıçkırırız da bu acımız ne kadar da çabuk küllenir.Televizyon ve radyolarda kitlelerin trafik kazasında yitirdiğini ve yaralandığını duyunca yürekleri burkulan bizler, bu olayları beklenen bir afetmiş gibi kabullenir etkili ve yetkililerin yahut öyle sandıklarımızın cek-cak'larla dolu bir-iki ateşli beyanatı ile olayları kanıksar, unutur gideriz. Her yeni trafik faciası içimizde küllenen koru biraz daha yakıcı olur gibi yaparsa da gene küllenir gider.1975 yılından başlayarak, 2000 yılı sonuna kadar 39 bin 519 trafik kazasında 1142 vatandaşımız hayatını kaybetmiş, 23 bin 506 kişi yaralanmıştır. Bu da gösteriyor KKTC'nin ekonomisinin büyük bölümü bu yolda heba olmuştur. Trafik kazalarının artması ile asayişimiz de bozulmuş, hemen hemen her gün hırsızlık olayları yaşanmaktadır. Bu halimiz ne olacak? Bunun yanıtını varsın kadirşinas halkım versin. Sayın okurlarım bizi izlemeye devam ediniz.

Son 7 yılın trafik bilançosu

Yıllar Kaza sayısı Ölü sayısı Yaralı sayısı
1994   1491            28         895
1995   2034            61         975
1996   1742            32         976
1997   2123            43         1040
1998   2587            38         1333
1999   2928            49         1370
2000   2514            53         1419 

Hasan ÇERKEZOĞLU

Turgut Durduran|Ana Sayfa