Yeni Çağ Gazetesi'nde Bu Hafta Çıkan Yazısı, 6 Ekim 2005 Ulus Irkad | ||
INANALIM MI? Evet, gerçekten inanalım mı? Yani şu anda Kıbrıs Cumhuriyeti’ndeki haklarımıza geri dönelim diyen dostlara nereye kadar güvenelim? Şimdi bu konuda fikir ileri sürenler Kuzey’deki statükonun seçimlerine katılmayacaklar veya seçim propagandaları yapmayacaklar mı? Yarın seçimler geldiği zaman sırf sandalye yarışı ve milletvekili olmak için statükoyu boykot edecekler mi, gerçekten öğrenmek istiyorum. Bu konu oldukça ciddidir yani bu görüşü savunanlar gerektiğinde koltukları da terkedecekler mi onu merak ediyorum. Yani yarın şimdiki statükonun seçimlerini boykot da işin içine girebilir. Bu iş ciddiye binerse mücadele çağrısı yapanlar, seçimlere katılmayacaklarını, seçimleri boykot edeceklerini bize garanti ederler mi onu öğrenmek istiyorum. Hem KC haklarından bahsedecek hem de KKTC Meclisi’nde bulunacaksın bu anakronik bir durum oluşturmaz mı? Kafalarda bu çelişkiyi nasıl temizleyeceksiniz? Çünkü bu konuda geçen defa yalnız da kalmıştık. Hele son gün bizim cepheyi bırakıp, üstelik yalan da uçurup boykotçuların da seçimci partiye döndükleri propagandası yapan bir gazeteyi de hatırlamaktayım. Evet, Kıbrıs Cumhuriyeti’ndeki haklara dönelim, dönelim de nasıl? Hangi mücadele ile...Statükonun bize biçtiği kefenle, pardon, limitler ve de sınırlar içerisinde değil herhalde. Yani bu konuda sokaklarda da verilecek inançlı bir mücadele gerekebilir. Bu konuda seçimlere katılan muhalefetin bir strateji belirlemesi şarttır. Yoksa hem KC’deki haklarımıza dönelim hem de KKTC’deki seçimlere katılalım tavırları halk indinde de pek inandırıcı olmaz.Şunu da koyalım: Kıbrıs Cumhuriyeti’ne geri dönmek veya şimdilerde ortaya çıkan durumlar bizim arkadaşlarımız, ve de bizim çevremiz tarafından yakın bir geçmişte bol bol tartışılmış ama şimiki saflarda pek yer bulmamıştı. Adam seçimlere girmeyeceğinden sözediyordu ama birkaç hafta sonra “Eğer Cumhurbaşkanı olursam....” diye statükonun Cumhurbaşkanlığına soyunmaktaydı. Mesela bu gibi arkadaşlara da sormak lazım; şimdilerde madem ki Kıbrıs Cumhuriyeti’ndeki hakları savunmaktasınız yine bu statükonun Cumhurbaşkanlığına soyunacak mısınız? Yani “ayinesi iştir kişinin lafa bakılmaz” arkadaşlar. Bunu fiiliyatta göstereceksiniz. Hele hele şimdilerde demeç verdiğinizin aksine, o Cumhuriyetin havaalanından seyehat edecekken, sırf buradaki statükocuların şerrine uğramamak için TC pasaportu kullanmak da pek yersiz olmadı mıydı? Ben daha da kötülerini hatırlamaktayım: Örneğin bundan daha beş sene öncesinde illa ki statükonun devletini tanıtmak gerektiğini üstüne basa basa vurgulayan sizler değil miydiniz? Madem ki bu politikalara vardınız niye statükonun Meclisi’nden milletvekili olmak için yarışa girmiştiniz? Hem de tümünüz birden. Sağcınızdan, Kemalistinizden, liberalinizden, sosyalistinizden ve de eski revizyonistinize kadar, topunuz birden... Niye şimdi sesler değişti? Ben Sayın Akıncı’ya şunu da sormak istiyorum: Sayın Akıncı, Söylediklerinize hak veriyorum. Bazen çıkışlarınızı da onayladım(Örneğin 2000 yılındaki General Davası ve Kanarya Adaları Olayı)... Şu anda da sizden samimiyetnizi isbatlamanız için bir çıkış bekliyorum. KC Devletindeki haklarımızı savunmak ve almak için şimdiki Meclis’i derhal terkediniz. Çünkü şimdiki pozisyonunuz bu açıklamanıza tezat teşkil ediyor. Kıbrıs Sosyalist Partisi de kendi açısından çok haklı. KTÖS’ün daha önceki bildirisinin arkasında durmasını istiyordu. Biz seçimler sırasında o bildirinin arkasında durmuştuk. O halde bize karşı hıncınız neydi sorabilir miyim? Eğer son dakika fikir değiştirip Boykot gibi bir eylemi kırmayacak ve de sonuna kadar şu anda öne sürdüklerimizin arkasında kalacaksak, eğer sonuna kadar mücadele edip işi seçim sathı meiline indirmeyecek ve de ideallerimiz için, koltuk ve maaş değil de, Kıbrıstürk halkının bağımsızlığını, egemenliğini, toprak bütünlüğünü, adanın yeniden birleşmesini, emeğe, demokrasiye, Sosyalizme ve de insan haklarına saygı bütünselliği içerisinde sonuna kadar hiç vazgeçmeden mücadele edeceksek , evet, biz bu kavgada varız. Ama işer, gene seçim kavgasına döndürülüp, Kıbrıstürk halkının hakları, geleceği gözardı edilecekse ve de herşey koltuk ve de maaş alınması için terkedilecekse, biz kavgada yokuz. Sözünden dönenin de mezara kadar yakasındayız. Halkın önünde verilecek sözlerin de hiç kırdırılmadan peşinde olunmalıdır. BMBP’de döndürülen dolaplar gibi atılan imzalara saygı, verilen sözlerin seçimler için kırılmayacağı bir mücadele istiyoruz. Sözünden dönenin boynu kırılsın diyoruz. Biz bu kavgaya varız... Ya siz?.... copyleft (c) 2001-05 hamamboculeri.org
| ||