Hamamboculeri.org: Alternatif Haber, Genel, 18 Aralik 2002
Kıbrıs Alternatif Haber
Çözüm için eylemler ve açıklamalar sıklaştırıldı
Kıbrıs sorununda gelinen aşamada çeşitli örgütler tepkilerini ortaya koymaya devam etti. Konu ile ilgili Belediye Emekçileri Sendikası şok bir eylem yaparak 17 Aralık 2002 tarihinde saat 2’de Lefkoşa Belediyesinde iş bırakarak Kuğulu Parka kadar tüm üyelerinin katılımı ile bir yürüyüş düzenleyerek burda bir basın açıklaması yaptı. Çeşitli parti, sendika ve örgütlerden temsilcilerinin de destek amacıyla katıldığı eylemde BES Başkanı Tahir Hoca tarafından okunan basın açıklaması şöyle:
“Kopenhag Zirvesi’nde Sayın Denktaş’ın sayesinde ortaya çıkan toplumumuz için son derece hayal kırıcı sonucu 28 Şubat 2003 tarihine kadar değiştirme şansımız vardır.
Bizler Sayın Cumhurbaşkanı Denktaş’ın görüşmeci olarak kalması durumunda bu son şansı da heba edeceğini, gün gibi açık seçik ortada olduğunu adımız gibi bilmekteyiz.
Bu son şansımızın da yitirilmemesi için acilen K.K.T.C. Meclisi’nin toplanıp Sayın Denktaş’ı görüşmeci görevinden alması ve Kıbrıs Türk Halkı’nın gerçek iradesini yansıtacak bir BARIŞ KONSEYİ oluşturmasını Belediye Emekçileri Sendikası olarak halkımız adına talep ediyoruz.
Geleceğimiz olan gençlerimizin, Kıbrıs Türk Halkı’nın ve Türkiye Cumhuriyeti’nin geleceğini karartmaya hiçkimsenin hakkı yoktur.
Kıbrıs’ta barış için sonuna kadar mücadelemizin süreceğini ve bu mücadele sonunda özlenen barışa ve AB üyeliğine ulaşacağımıza olan inancımız sonsuzdur.”
Basın açıklaması sonrası yoğun yağmur altında Meclisin arkasından Belediye Temizlik Şubesine kadar ‘Denktaş istifa’, ‘Kıbrıs’ta barış engellenemez’, ‘Birlik, Mücadele, Dayanışma’ sloganları eşliğinde yürüdüler. Eylem güzergahı sırasında meclis önünden geçerken yoğun güvenlik önlemleri alınması dikkat çekti. Ekonomi ve Maliye Bakanlığı önünden geçerken de kitle yoğun olarak ‘Coşar istifa’ diye slogan attı. Temzlik Şubesinde kısa bir teşşekkür konuşması yapan Lefkoşa Belediyesi Asbaşkanı Semavi Aşık‘tan sonra BES Başkanı Tahir Hoca mücadelenin süreceğine vurgu yaparak “Bizleri ne yağmur, ne kar ne de kan durduramayacak” dedi. Daha sonra belediye çalışanları iş başı yapmak için eylemi sona erdirdiler. Eylem boyunca yoldan geçen araçlı ve yayan birçok kişinin yoğun desteği dikkat çekti.
Eylem sonrası Hoca yaptığı açıklamada eylemin belediyede çalışan sendika üyesi herkesin katıldığını ve eylemin başarıyla tamamlandığını belirtti. Hoca açıklamasında sendikalarının tek başlarına da, Bu Memeleket Bizim Platforumu ile de eylemelerini sürdürecekelerini vurguladı.
Kıbrıslı kadınlardan “Şahin”lere kına
(Kıbrıs Alternatif Haber):- Kıbrıs’ın kuzey ve güneyi ile yurtdışında yaşayan Kıbrıslı Türk ve Rum kadınların ortak örgütü olan Sınırın Ötesine Uzanan Eller’in (Hands Across the Divide) girişimiyle bu sabah Lefkoşa Merkez Postanesi’nden “Şahin”lere kına postalandı.
Kıbrıslı kadınlar, Kopenhag zirvesinde gösterilen bütün çabalara karşın Kıbrıs konusunda bir anlaşma imzalanmamasının yarattığı düşkırıklığı ve öfkeyi Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş, Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu ile Kıbrıs’ta çözümsüzlüğü savunan Denktaş’ın danışmanı Mümtaz Soysal, DSP Genel Başkanı Bülent Ecevit, Türkiye eski Dışişleri Bakanı Şükrü Sina Gürel, CHP Genel Başkanı Deniz Baykal’a kına postalayarak dile getirdi. Kadınlar ayrıca “derin devlet”e ulaştırmak üzere DYP Genel Başkanı Mehmet Ağar’a da kına postaladı.
KTÖS, halkı mücadeleye çağırdı
(Kıbrıs Alternatif Haber):- Kıbrıs Türk Öğretmenler Sendikası (KTÖS) "Kıbrıs Türkü'nün gaspedilen kendi kendini yönetme hakkına sahip çıkmak, BM planı çerçevesinde 28 Şubat'tan önce Kıbrıs sorununu çözerek AB üyeliğini gerçekleştirmek, çocuklara ve geleceğe sahip çıkmak gerektiğini" belirterek, halkı bu yönde mücadeleye çağırdı.
Hükümetin halk desteğinden yoksun olduğunu savunan KTÖS, demokratik kurallar içinde ortaya konulacak toplumsal direnişin, Kıbrıs Türkü'nün var olma veya yok olma kavgası olacağını kaydetti. KTÖS Genel Sekreteri Şener Elcil, yazılı açıklaması şöyle:
“Kıbrıs Türk toplumu yüzyıllar boyu Kıbrıs’ta varoluş mücadelesi vermektedir. Kopenhag’ta yapılan A.B. zirvesinde sunulan Kıbrıs Sorunu’nun çözümüne ilişkin plan, Sn. Denktaş tarafından reddedilmiş ve Rumlar tek başlarına tüm Kıbrıs adına Avrupa Birliği’ne üye kabul edilmişlerdir.
Oluşan siyasi şartlar Kıbrıs Cumhuriyetini gasbeden Rumlar’ı B.M. planını imzalamaya zorlarken, Denktaş, arkasındaki güçlerin de desteği ile bu planı reddederek Kıbrıs Türkü’ne ve Türkiye halkına ihanet etmiştir. Saltanatları uğruna bu ülkede yıllardan beri “çözümsüzlük çözümdür” politikası güdenler Kıbrıs Türkü ve Türkiye halkının geleceği ile ilgili sorumsuzca karar verebilmektedirler. Bu uzlaşmaz redci politikalarla Rumlar’a tüm Kıbrıs adına A.B. üyeliğini altın tepsi içinde sunmuşlardır. Bunun sonucu olarak A.B. üyesi Rumların siyasi zaferine hizmet etmişlerdir. Kıbrıs Rumları’nın, Kıbrıs Cumhuriyeti olarak A.B. üyesi olması demek şu sonuçları doğuracaktır:
1- Kıbrıs Cumhuriyetini temsilen A.B. üyesi olmuş Rumlar A.B.’nin sağladığı siyasi avantayı kullanarak bizimle artık Kıbrıs sorununun çözümüyle ilgili eşit şartlarda masaya oturmayacaklardır.
2- Kuzey Kıbrıs’tan Türkiye sorumlu tutulduğu için Türkiye ateşkes antlaşması ile belirlenen sorunlu bir sınırla A.B. ile komşu olacaktır.
3- Türkiye bir Avrupa Birliği ülkesi topraklarında asker bulundurduğu için uluslararası camia tarafından işgalci olarak suçlanacaktır.
4- Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nde Loizidu davası diye adlandırılan ve Türkiye’yi para cezasına çarptıran dava gibi binlerce müracaat karara bağlanarak Türkiye tazminat ödemeye ve uluslararası alandan dışlanmaya zorlanacaktır.
5- Kıbrıslı Rumların egemenliğindeki A.B. üyesi bir Kıbrıs Cumhuriyeti, Türkiye’nin A.B. üyeliği konusundaki her girişimini engelleyecektir.
Tüm bu siyasi gelişmeler Kıbrıs Türkü’nün yokolması ile birlikte Türkiye’yi de ciddi
bir krizle karşı karşıya bırakacaktır. Anlaşılan odur ki Sn. Denktaş Türkiye’nin A.B.’ye üye olmasını istemeyen Türkiye’deki derin devletle sıkı çalışma içindedir. Kıbrıs Türkü’nün siyasi iradesini ve çıkarlarını temsiliyetten yoksun bir kişinin, artık Türkiye’yi de mahvetmeye yönelmesi oynanan tehlikeli oyunda kimlere hizmet ettiğini göstermektedir.
Değerli halkımız iş başa düşmüştür. Kıbrıs Türkü’nün gasbedilen kendi kendini yönetme hakkına sahip çıkmak, B.M. planı çerçevesinde 28 Şubat’tan önce Kıbrıs sorununu çözerek A.B. üyeliğini gerçekleştirmek, çocuklarımız ve geleceğimize sahip çıkmak gerekmektedir. Başımızdaki hükümet halk desteğinden yoksundur ve talimatla yönetilmektedir. Bu konuda demokratik kurallar içinde ortaya konacak olan toplumsal direniş Kıbrıs Türkü’nün varolma veya yokolması kavgası olacaktır. Bu çerçevede sizleri mücadeleye katılmaya davet ederiz.”
Devrimci Genel-İş Girne’de iş bıraktı
Girne Belediyesi çalışanları “barış yürüyüşü” yaptılar. Pazartesi öğle saatlerinde 13 Aralık’ta Kıbrıs Türk toplumu açısından hüsranla sonuçlanan Kopenhag Zirvesi’nden sonra çeşitli kesimlerden yayılan tepki Girne Belediyesi çalışanları arasında erken eyleme dönüştü. Çalışanlar tepkilerini ve barış istemlerini bir yürüyüşle gösterdiler. ”Kıbrıs'ta Barış Engellenemez, Hemen Şimdi Barış , Susma Sustukça Yurdun Elden Gidecek, Denktaş İstifa, Plana Evet Barışa Evet” sloganları atıldı ve pankartlar tutuldu. eylem yaklaşık yarım saat sürdü. Ziya Rızkı caddesindeki esnaf eyleme destek verdi ve camlarına Barış hemen şimdi yazılı fotokopiden
çoğaltılmış yazıları astılar. Girne Belediyesi önünden başlayan yürüyüş Ziya Rızkı Caddesi’nde devam etti ve Ersin Aysın sokaktan devamla Girne Limanı Kordonboyu ve tekrar Girne Belediyesi önünde son buldu.
Eylem sonunda Girne belediyesi önünde bir açıklama yapan DEV-İŞ’e bağlı Genel İş Başkanı Mehmet Seyis bu eylemlerin devam edeceğini açıkladı.