Hamamboculeri.org: Alternatif Haber, Genel, 30 Aralik 2002
(Kıbrıs Alternatif Haber):-
“Denktaş’ın artık evine çekilme zamanı geldi”
Kıbrıs Türk Öğretmenler Sendikası KTÖS Başkanı Erdoğan Sorakın ile Kıbrıs Türk Orta Eğitim Öğretmenler Sendikası KTOEÖS Başkanı Ahmet Barçın yaptıkları ortak açıklamada, Denktaş’a “artık kimsenin inanmadığını” belirterek “artık evine çekilme zamanı geldi” dediler. İki sendikanın ortak açıklaması şöyle:
“Sn. Denktaş Ceviz Kabuğu programında yapmış olduğu değerlendirmelerle
talihsiz açıklamalarına devam etmektedir.
Makamının ciddiyeti ile bağdaşmayan, öfke ile dolu sözleri hala
daha hastalığını atlatamadığının bir göstergesidir.
26 Aralık mitingi bugün Kıbrıs Türk halkının adadaki varlığı süresince
yapılan en büyük mitingdir. Bu mitinge katılımın çokluğu Denktaş’ın
kendi halkını hiçe sayarak kendi bildiğini okumasının büyük bir payı
vardır. Sn. Denktaş bu mitingle etrafının
boşaldığını herhalde farketmiştir. Halkımız kırk yıldır bitip tükenmeyen
görüşme sürecinin barışla sonuçlanmasını beklemektedir. 12 Aralık’ta
bir çocuk gibi kandırıldığının farkındadır.
Bir halkın geleceği, kişisel ihtiraslar uğruna kimsenin
iki dudağı arasında olamaz. Bitip tükenmeyen düşmanlıklar,
uluslararası hukuğu tanımamazlık, daha nereye kadar gidecektir? Halkımız
daha ne kadar kandırılacaktır?
Bu süreç devam ederken en kritik dönemde halkıyla bütünleşmeye çaba
harcaması gereken Sn. Denktaş, mitinge katılanları tehdit etmiş, özellikle
öğretmen ve sendikalarını karalamayı ihmal etmemiştir.
Kendi sarayından beslenen danışmanlarının çıkardığı gazetenin içeriği
ile bağdaşan ve doğru olmayan sözleri Türkiye medyasına taşımak bir
cumhurbaşkanına yakışmaz.
Tüm terfilerle tayinlerin sendikaların elinde olduğunu söyleyerek
kendini temize çıkarmaya çalışmak doğru değildir. Özellikle kendisinin
atamış olduğu Kamu Hızmeti Komisyonu’nun bugüne kadar yapmış olduğu
partizanca atamalar dillere destandır. Saraydan yönetilen ve sözde tarafsız
olan bu komisyon ortadayken Türkiye ve Kıbrıs kamuoyunu yanıltmaya çalışması
ve sendika yöneticilerini suçlaması
korkaklığın göstergesidir.
Denktaş’ın temel hedefi etkin olan sendikaları etkisizleştirmektir.
1950’li yılların yöntemi ile, tehditle işlerin yürüyemeyeceği artık su
yüzüne çıkmıştır. Kimse Denktaş’a inanmamaktadır. Temsiliyet gücünü
kaybeden Denktaş’ın artık evine çekilme zamanı gelmiştir. 26 Aralık
mitingi bunun göstergesidir. Meydana toplanan gençler kendi gelecekleri için
barış istemektedir, çözüm istemektedir, AB istemektedir. Bunun için
pankart açmışlardır. 16 – 17 yaşındaki gençlerin kendi geleceklerini
karartmaya çalışanlara karşı büyük öfkeleri vardır. “Çocukların
ellerine pankart verdiler” diyerek toplumu kandıracaklarını zannetmesinler.
Toplum uyanmış ve bu masallardan usanmıştır. Sağa sola saldırmak marifet
değildir. Hasta insanın yeri yatağıdır. Hasta yatağında dedikodu yapmak,
kendini topluma affettirmez.
Kıbrıs Türkü kararını artık vermiş ve iradesini göstermiştir. Kıbrıs
adası barışa susamıştır. Bunu yapmak görüşmecinin görevidir. Kıbrıs
Türkü’nün bu büyük özlemini ne karanlık güçler, ne de Denktaş
engelleyemeyecektir.
Kıbrıs Türk halkı Çözüm, AB, Barış ve Demokrasi istiyor.
Demokratik kurallar çerçevesinde verdiği mücadele göçetmeme, insanca yaşam,
uluslararası kimlik sahibi olma ve insan hakları mücadelesidir. Hiçkimse Kıbrıs
Türk Halkı’nın önünü tıkama, geleceğini karartma hakkına sahip değildir.
Yönetenlere düşen görev halkın bu talepleri doğrultusunda hareket etmek ve
28 Şubat’a kadar olan süreçte BM Planı’nı müzakere edip sonuçlandırmak
ya da vakit kaybetmeden istifa etmektir.”