Hamamboculeri.org: Alternatif Haber, Genel, 30 Temmuz 2002
Yenidüzen Gazetesi
'Tren kazası önlenmeli!'
Amerika’nın önde gelen “Think-Tank” (düşünce) kuruluşu Western Policy Center danışmanlarından emekli albay Stephen Norton, Kıbrıs’ta bir “tren kazasına” doğru gidildiğini ve ABD’nin kazayı önlemek için duruma müdahale etmesi gerektiğini ifade etti. Western Policy Center’in yayın organında yer alan “Türk-Yunan ilişkileri ve Kıbrıs” başlıklı incelemesinde Norton, bölünmüş bir Kıbrıs’ın AB’ye alınmasının bölgedeki “güvenlik” durumunu daha da kötüleştireceğini, gerek Türkiye ve Yunanistan arasında Ege’de, gerekse Kıbrıs’ta Yeşil Hat’tın iki tarafında askeri yığınak ve askeri faaliyetlerle gerginliklerin tırmanacağını, NATO’nun güneydoğu kanadının zayıflayacağını ifade ederek, “ABD, Kıbrıs’ta ipleri eline almalı” dedi.
ABD’nin bugüne dek tavrının, “Kıbrıs’ta çözüm için çaba göstermek ancak bunu Türkiye ya da Yunanistan’la ilişkilerini bozmayacak biçimde yapmak” olduğunu ve BM’nin iyiniyet misyonuna destek vermek olduğunu belirten Norton, “Ancak şimdilerde Kıbrıs’ın AB’ye üyeliği ilerlerken, bana göre ABD’nin yapacağı en iyi şey, Kıbrıs sorunuyla daha fazla ilgilenerek, bir tren kazasını önlemek için elinden gelen herşeyi yapmaktır” dedi.
Norton şu görüşleri belirtti:
*** Türkiye’nin çözüm öncesi Kıbrıs’ın AB üyeliği olasılığı karşısında kuzey Kıbrıs’I ilhak etme pozisyonu değiştirilmelidir; ilhakın şekli ne olursa olsun, bu hiçbir tarafın uzun vadeli çıkarına uymaz
*** Gelecek için Kıbrıs’a yönelik ortak bir vizyon zorunludur. İlgili taraflar, çözümden bir gün sonra Kıbrıs’ın neye benzeyeceğini tanımlamaya daha fazla zaman ayırmalı. Şeytan ayrıntıda gizli olsa, çözüme ulaşmak zor olsa da, Kıbrıs’ın geleceğine yönelik paylaşılmış bir vizyondan yoksun iki toplumun ellerinde nereye gitmek istedikleri konusunda bir yol haritası olmadığına göre, asla oraya varamayacaklar. İdeal olan Rauf Denktaş ile Glafkos Klerides arasındaki görüşmelerde bir çözüme varılmasıdır ancak ille de böyle olmayabilir. O nedenle geçici düzenlemeler de düşünülmelidir ki bu güvenlik konusunda yapılabilir. Türk-Yunan yakınlaşması güvenlik alanına taşınarak Kıbrıs’taki Türk ve Yunan kuvvetleri eşitlenebilir, BM Barış Gücü’nün yerine NATO öncülüğünde bir güç alabilir ve tüm askeri kuvvetler bir NATO ülkesinin komutası altına verilebilir. Bu amaçla Türkiye Genelkurmay Başkanlığı ile Yunanistan Genelkurmay Başkanlığı arasında doğrudan görüşmeler teşvik edilmelidir.
Emekli Albay Norton, Türkiye, Yunanistan ve Kıbrıs’ta görev yapmış bulunuyor.
(Norton’un görüşlerini www.westerpolicy.org internet sitesinde okuyabilirsiniz.)