Genel|Haber Ana Sayfa


Hamamboculeri.org: Alternatif Haber, Genel, 8 Agustos 2002
TAK

BASIN-SEN’İN KUTLU ADALI ÖDÜLLERİ VERİLDİ

(TAK):-Basın Emekçileri Sendikası (Basın-Sen) tarafından her yıl geleneksel olarak verilen Kutlu Adalı Basın Meslek Ödülleri verildi.

Arabahmet Kültür Merkezi’nde düzenlenen etkinlikle, uzun yıllar kesintisiz köşe yazarlığı yaptığı için Halkın Sesi gazetesi Yazıişleri Müdürü Akay Cemal’e “Köşe yazarlığı;” basına yaptığı katkılar nedeniyle Ortam gazetesi köşe yazarı Hasan Kahvecioğlu’na “Basına Katkı Ödülü” ve gazetelerin okuyucuyla buluşmasına bir ömür emek veren Vedia Barut’a “Özel Ödül” verildi.

Etkinlik çerçevesinde Basında Üretimin tartışıldığı bir de panel gerçekleştirildi. Basın-Sen Yönetim Kurulu Üyesi Hüseyin Yalyalı’nın yönettiği panelde Toplum Postası Gazetesi Yazıişleri Müdürü Gazeteci-Yazar Serhat İncirli ile YDÜ İletişim Fakültesi Öğretim Üyesi Akademisyen Gürdal Hüdaoğlu, basında üretim konusunda görüşlerini ortaya koydular.

Basın şehitleri anısına saygı duruşuyla başlayan etkinlik Basın-Sen Başkanı Kemal Darbaz’ın, Kutlu Adalı’nın katledilişinden bugüne kadar yaşan süreçte yapılanları anlattığı konuşmasıyla devam etti.

Kutlu Adalı’nın kızı Kut Adalı’nın YDÜ İletişim Fakültesi mezuniyet projesi çerçevesinde babasıyla ilgili olarak hazırladığı belgesel nitelikli filmin sinevizyon gösteriminin ardından, Kutlu Adalı basın ödüllerinin verilmesine katkı koyan kurum ve kruuluş temsilcilerine katılım belgeleri verildi.

Etkinlikte jüri tarafından bu yıl ödüle layık görülen Akay Cemal, Hasan Kahvecioğlu ve Vedia Barut’a ödüllerinin verilmesinin ardından “Basında Üretim” konulu panele geçildi.

BASINDA ÜRETİM PANELİ

Panelde, Kıbrıs’ın kuzeyinde yayımlanan 10 günlük gazetenin Türk Ajansı-Kıbrıs (TAK)'a haber bağımlılığının uluslararası sınırın çok üzerinde olduğu belirtildi.

Yakın Doğu Üniversitesi (YDÜ) Öğretim Üyesi Gürdal Hüdaoğlu, bir ay süreyle 10 günlük gazete ve TAK haber bültenlerini incelendiği araştIrmasında, 10 gazetenin TAK haberlerini kullanma oranının ortalama %85 gibi büyük bir orana tekabül ettiğini söyledi.

Hüdaoğlu, TAK ajansına bu oranda bağlılığın basın özgürlü açısından olumsuzluk içerdiğini ifade ederek, bu durumda basın özürlüğünden bahsedilmesinin mümkün olmadığını kaydetti.

Hüdaoğlu, 10 gazeteyi sahiplik açısından da gruplara ayırarak, siyasi bir partinin doğrudan yayın organı olan ve muhalif olarak değerlendirilen parti gazetelerinin bile TAK'tan çıkan haberlerle, bir anlamda karşı çıktıkları kültürel ortamın yeniden üretilmesine aracılık ettiklerini söyledi.

Hüdaoğlu, muhalefet olma iddiasıyla yola çıkan bu gazetelerin, günün sonunda başka bir noktaya düşmesinin önemli bir olgu olduğuna işaret ederek, parti gazetesi olsun veya olmasın tüm gazetelerde özel haber üretiminin düşük olduğunu belirtti.

Gürdal Hüdaoğlu, "muhalif olduğunu ileri süren" bir gazetenin kendisiyle ilgili haciz haberini; bir parti gazetisinin ise parti başkanının haberinin, (hem de 'iddia etti', 'ileri sürdü' yüklemleriyle biter şekilde) TAK'tan alarak yayınladığına işaret ederek, bunun da özgür basının kuzey Kıbrıs özelinde ne anlama geldiğini açıkça ortaya koyduğunu söyledi.

Hüdaoğlu, tüm olumsuzluklara karşın Kıbrıs Türk basınında TAK dışında üretilen haberlerin de ülkedeki sosyo-politik yapının etkisini taşıdığını anlatarak, gazetecinin dışlanmamak için daha işin başı olan haber ve düşünce üretiminde kendisini sınırlandırdığını (otosansür) belirtti.

Londra'da yayınlanan Toplum Postası gazetesinin Yazıişleri Müdürü ve Afrika gazetesi Köşeyazarı Serhat İncirli ise daha çok dıştan bakan bir gazeteci olarak, basın özgürlüğünü İngiltere ile kuzey Kıbrıs arasındaki farklar açısından irdeledi.

İncirli, Kıbrıs’ın kuzeyinde basın özgürlüğünün ülkedeki gerçeklere uygun ve onun belirlediği kadar olduğunu, bu açıdan İngiltere'deki basın özgürlüğüyle karşılaştırılamayacağını söyledi.

İngiltere'de İngiliz ordusu Afganistan'ı bombalarken bir İngiliz gazetesinin "Katil Blair" diye manşet atabildiğini ve bunun "vatan hainliği" olmadığını anlatan İncirli, Türkiye ve Kıbrıs’ın kuzeyi için böyle bir şeyi düşünmenin mümkün olmadığını belirtti.

İncirli, Rum ve Türk basınını askeri törenleri haberleştirmesini eleştirerek, böyle bir durumun AB'nin hiçbir ülkesinde yapılamayacağını söyledi.

Askeri törenlerin haber yapılmasının Ortadoğulu ve totaliter rejimlerin işi olduğunu anlatan İncirli, Kıbrıs'ın AB'ye girmesiyle burada da bu tür haberlerin yapılamayacığını belrtti. Serhat İncirli, Gürdal Hüdaoğlu'nun açıkladığı rakamların kendisini dehşete düşürdüğünü anlatarak, "Demek ki TAK olmasa gazeteler çıkmayacak" dedi. İncirli, TAK'taki gazetecilerin uluslararası düzeyde yetkin gazeteciler olduğunu bildiğini ifade ederek, yönelttiği eleştirinin kişilere olmadığını söyledi.

İncirli, AB üyeliğiyle birlikte, her alanda olacağı gibi Kıbrıs Türk basınında da kısa vadede önemli ilerlemeler olacağını savundu.

Serhat İncirli, konuşması boyunca, eleştirilerin kişilere ve kurumlara yönelik değil, sisteme yönelik olduğunu sık sık yineledi.


Genel|Haber Ana Sayfa