Hamamboculeri.org: Alternatif Haber, Genel, 21 Ekim 2002
KTÖS: "Görüşme masasında Ankara var"
Kıbrıs Türk Öğretmenler Sendikası KTÖS Genel Sekreteri Şener Elcil, Denktaş’ın ameliyatıyla birlikte Kıbrıs görüşme masasında doğrudan Ankara’nın olduğunun artık kanıtlandığını, görüşmelerin Kıbrıs Türk halkının iradesi ve bilgisi dışında gerçekleştiğini belirterek “Kıbrıslı Türklerin iradesini kimler temsil ecektir?” sorusunu gündeme getirdi. Elcil yaptığı açıklamada şöyle dedi:
“Ülkemizde son günlerde yaşanan olaylar Kıbrıs Türkü’nün düşürüldüğü acıklı durumunu bir kez daha ortaya koymaktadır.
GÖRÜŞME MASASINDA DOĞRUDAN ANKARA VAR
Kıbrıs sorununa çözüm bulmak için Aralık ayından bu yana devam eden yüzyüze görüşmeler tarafların siyasi avantaj sağlamak için gösterdikleri isteksiz girişimler sonucu yeterli ilerleme sağlanmadan ortada durmaktadır. Kıbrıs Türk halkının iradesi ve bilgisi dışında gerçekleşen görüşmeler süreci Sn. Denktaş’ın ameliyatı sebebi ile Rumlarca gasbedilen ve ortağı olduğumuz Kıbrıs Cumhuriyeti ile Türkiye Cumhuriyeti arasında doğrudan görüşmelere dönüşmüştür. Sürecin başından beri Kıbrıs Türkü’nün iradesini ve temsiliyetini dışlandığı tüm açıklığı ile ortaya çıkan ve bu da masada aslında Sn.Denktaş’ın değil doğrudan Ankara’nın olduğu artık kanıtlanmıştır.
KUZEY KIBRIS’TAKİ HER EYLEMDEN TÜRKİYE SORUMLUDUR
Çözümle birlikte Avrupa Birliği hedefine ulaşmada çaba gösteren tüm çevrelere baskı ile yaklaşan, barış karşıtı odaklar yaptıkları ile Kıbrıs Türkle’rini küçük düşürmeye ve Türkiye’nin Avrupa Birliği üyeliğini engellemeye devam etmektedirler. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin tanımına göre Kuzey Kıbrıs’taki her eylemden Türkiye sorumludur (Local Administration of Turkey). Bu gerçek ışığında Kıbrıs Türkü’ne kendi ülkesinde esir hayatı yaşatanlar, İspanyol gazetecileri ülkemizden sınırdışı ederek bir kez daha rejimin gerçek yüzünü ortaya koymuşlardır. Bu çalışmalar Kıbrıs’ın ve Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne üyeliği yolundaki ilerlemesini engellemeye yönelen odakların Kıbrıs’taki uzantısı olan Tahsin Ertuğruloğlu ve onun anlayışındaki statükocu barış düşmanlarının marifetidir. Bu davranışı Kıbrıs Türkü’ne karşı girişilen yoketme siyasetinin bir parçası olarak değerlendirmekteyiz.
RUMLAR TAHRİK EDİLİYOR
Daralan süreçte Kıbrıs sorununun çözümsüzlüğünden çıkar bekleyen ve Türkiye’deki seçimlerden sonra muhtemelen siyasette söz sahibi olamayacak olan çevrelerin boş nutukları, İspanyol gazetecilerin sınırdışı edilmesi, Kıbrıs’ta Yiğitler-Pile yolu gerekçe gösterilerek yaptırılan provokatif hareketlerle Kıbrıslı Rumları tahrik ederek geliştirilen gerginliklere halkımız büyük bir sağduyu ile gereken dersi verecektir.
İRADEMİZİ KİM TEMSİL EDECEK?
New York görüşmelerinden sonra Sn. Denktaş’ın ameliyatı gözönünde bulundurularak oluşturulmasına karar verilen komiteler bir türlü hayata geçirilmek istenmemektedir. Bu konuda halka karşı sorumluluk taşıyan siyasi parti yetkilileri de suskun kalarak konuya duyarsızlıklarını ifade etmektedirler. Sn. Denktaş’ın kısa vadede görüşme masasına dönemeyeceği bir gerçek olduğuna göre özellikle komitelerin oluşturulması hızlı ilerleyen sürece yetişme açısından önem arzetmektedir. Bu açıdan komiteler kimlerden oluşacaktır? Sivil toplum örgütlerinin bu konudaki rolü ne olacaktır? Bu konuda baştan beri görüşme masasında olmayan Kıbrıs Türkleri’nin iradesini kimler temsil edecektir? Bu konuda kapalı kapılar arkasında devam eden görüşmeleri halktan gizlemenin hiçbir anlamı yoktur. Dün olduğu gibi bugün de tüm tarafları Kıbrıs Türk halkının görüşme masasında temsiliyetini hayata geçirmeye çağırır, halkımızın kendi geleceği ile ilgili bilgilendirilmesinin ve söz sahibi olmasının önemini bir kez daha vurgular, Kıbrıs’ın siyasi pazarlık ve siyasi oyun arenası yapılmasını asla ve asla kabul etmeyeceğimizi tüm kamuoyunun bilgisine getiririz.”