Makale|Haber Ana Sayfa


Hamamboculeri.org: Alternatif Haber, Makale, 16 Kasim 2002
Cuneyt Ozdemir

DENKTAŞ’A RAĞMEN ,KIBRIS’I AKP ÇÖZSÜN….

www.deepnot.com'dan alinti.

14.11.2002

Ben Kıbrıs meselesi ile 1974 yazında Ankara’daki muhafız Alayında tanıştım. Babam alayın ortasındaki cemselere binmek üzere bekleyen komandolardan bir tanesiydi. Lojmanlarda kalan bütün kadınlar gözyaşları içinde askerleri savaşa uğurluyorlardı. Biliyorlardı ki aralarından kimileri geri dönmeyecek. Nitekim dönemediler de…

Sıcak yaz günlerinde lojman balkonunda transistörlü radyo’da şehit ve gazi listelerinde babamın adını duyma korkusu ile annemin ağlamalarına tedirginlik ile eşlik ettim. Lojman balkonlarında kadınlar ellerindeki radyoların seslerini açarak dinlerler ve birbirlerine hangi adları duyduklarını sorarlardı.

Arada bir alt kat komşumuz kapımızı çaldığında, kapıyı tedirginlikle açardık. Telefon yoktu bizde aşşağıya iner babamın sesini her duyduğunda ağlayan annemi , ablalarımı teskin ederdim.

Sonra aylar sonra babam gittiği gibi neyseki geliverdi. Biz şanslı ailelerden biriydik. Aylarca yıllarca savaştan hiç bahsetmedi. Sonuçta bir savaştı ve savaşın da anlatılacak bir yanı yoktu işte.

Yıllar sonar ablalarımdan biri Kıbrıslı bir gence aşık oldu ve yıllar once özgürlüğü uğruna babamın savaştığı Kıbrıs’a gelin gitti. Anlayacağınız Kıbrıs benim için kişisel bir olay. Yıllardır hayatımın içinde bir şekilde Kıbrıs var. Son 10 yıldır nerede ise en az bir kez Kıbrıs’a gidiyorum. Gelişmeleri takip ediyorum. Ruh halinin nasıl değiştiğini her yıl ölçebiliyorum. Mesela ablamın kayınpederi eski bir polis memuruydu. Ben ne zaman adada barıştan bahsetsem bana Rumların (afedersiniz aynen yazacağım) “.ıçlarına nasıl şişe soktuklarını unutmadıklarını’ öfkeyle anlatırdı. Taa ki şu son bir kaç yıla kadar. Artık daha ılımlı. Bir anlaşmadan bahsedebiliyor. Yeşilhattın dikenli tellerine bakan evlerinde bile bir anlaşmadan , barıştan , tekrar beraber yaşamaktan söz ediyor.

Bilenler bilir KIBRIS’LILAR BU İŞ ÇÖZÜLSÜN İSTİYOR. İnanın bana durum bu kadar net. Güney ve Kuzey arasındaki uçurum inanılmaz büyük. Ve Adadaki Kıbrıs Türkleri bu durumun farkındalar. Çözümsüzlük ise artık adadan bakılınca bir çözüm olarak görünmüyor.

Rauf Denktaş’ın desteklediği parti en son yerel seçimlerde büyük bir yenilgi aldı. Bir dahaki seçimlerde Denktaş’ın cumhurbaşkanı olarak seçilmesi şimdiden oldukça zor görünüyor. Ama yine de Kıbrıs’da henüz güvercinler uçmuyor. Ya da uçan Güvercinleri şahinler kapıveriyor. Seçimler öncesi yapılan liderler zirvesinde Bülent Ecevit’e “Kıbrıs sorununu çözemedim diye üzülüyor musunuz?” diye sorduğumda, “Kıbrıs da bir sorun yoktur, çözülmüştür.” diye cevap veriyordu.

Seçimler sonrasında Bülent Ecevit %1 oy aldı ve hükümeti gider ayak hala Kıbrıs sorununu kilitlemek için manevralar yapıyor. Şükrü Sina GÜREL 2 gün sonra bırakacağı Dışişleri Bakanlığında hiç bir teamüle, centilmenliğe sığdırılamayacak nerede ise DSP’yi bile bağlaması şüpheli kişisel görüşlerini Dışişleri Bakanı kimliği ile yapmakta sakınca bulmuyor. Ben kendisini dinlerken sinirlenmekle utanmak arasında gidip gelirken kendisi alttan gülümseyen bir tonla giderayak ÇÖZEMEZSİNİZ üslubunu koruyarak açıklamalarına devam ediyordu.

Aynı dakikalarda Rauf Denktaş’ın verilen 4 haftayı yeterli bulmadığı yönündeki açıklamaları da kanallarda yankılanıyor. Biliyorsunuz kendisi 1974 yılından bu yana Kıbrıs sorununu dolandırıp bir kördüğüme dönüştürmekteki mahareti kimi çevrelerce taktire şayandır, ayakta alkışlanır. Mümtaz SOYSAL’ın danışman olarak Kıbrıs’ın üzerine düşürdüğü gölgesini de unutmamak gerekir.

Ve Genelkurmay Başkanı Hilmi ÖZKÖK Kıbrısa ayağını basar basmaz , tozuyla açıklama yapıp Birleşmiş Milletler’in planının ZOR olduğunu vurguluyor.

Bu arada Kıbrıs’da geri sayım devam ediyor.

Birleşmiş Milletlerin çözüm raporunu ise derin siyaset çözmemek için direniyor. AKP parti muhtemelen Pazartesi günü yeni hükümeti kurmak için kolları sıvayacak ama yapılan açıklamalar ile kendilerine söyleyecek söz kalmayacak,gibi….

Buna siyaseten AYIP derler sevgili arkadaşlar. Sanırım önümüzdeki günlerde daha çok tekrarlamak zorunda kalacağız ama halkın %34’ünün , tek parti iktidarının icraatta durdurulması , önünün kesilmesi demektir. AKP’nin iyi kötü doğru yalnış bir Kıbrıs politikası vardır(ya da umalım vardır) Yoksa şimdiden böylesine setler çekmek, bağlamak yakışıksız kaçıyor.

Eğer şu anda Kıbrıs’lı Türkler ne düşünüyor diye merak ediyorsanız hemen alelacele bir referendum yapalım. Bakın göreceksiniz ne kadar büyük bir çoğunluk adada çözüm istiyor.
Ama derin devlet çözüm mözüm istemiyor.

AKP önemli bir sınavın eşiğinde şimdi. Kıbrıs meselesi ya çözülecek ya da çözülecek.
Korkmayın diye bağırmak istiyorum buradan Abdullah GÜL’E , R. T .ERDOĞAN’a KORKMAYIN. ÇÖZÜN…

Çünkü yıllardır benimsenen çözümsüzlük politikası gördüğnüz gibi bir çözüm değil. Bir bozgun oldu. Kıbrıs eknomisi yok. Kültürü hızla asimile oluyor. İnsanlar mutsuz. Kıbrıs tedirgin.

Bu tarihi fırsatta soydaşlarımızın çocukları için önlerin açın. Bizim yakalayamadığımız Avrupa Birliğine girme şansını onların elinden almaya kimsenin hakkı yok.

Adada barış kazanacaktır. Kazanmalıdır.

Halk için halka rağmen yapılan diplomasi münedisliklerinde de artık bir sona gelinmelidir.
Siyaset mühendisliğinin sonuna gelindiği gibi….


Makale|Haber Ana Sayfa