Hamamboculeri.org: Alternatif Haber, Makale, 26 Temmuz 2002
Alpay Durduran
BAYRAK DİREĞİ
28 Haziran, 2002, Yenicag Gazetesinden Alinmistir.
Malum hikayedir. Zürih Londra andlaşmaları sonunda Kıbrıs devleti kurulmuş ve Türk gazeteleri bunu büyük bir sevinçle yayımlamışlardı. Geçende Denktaş bu habere katkıda bulundu. Haberin öncesi günde Halkın Sesi gazetesinin manşeti Papazla Asla, Bozkurt Gazetesininki Kıbrıs Türktür Türk Kalacaktır diye hatırlatana dahası da var diyerek:
Ömer Sami, olamaz öyle şey bu devletin bayrağı ne olacak diye köpürmüştü. Biz ise Zorludan (Rahmetli TC dışişleri bakanı) aman dikkat edin muhalefet köpürüyor, idare edin mesajı almıştık. Rahmetli Doktor (Dr. Küçük) Türkün bayrağı ayyıldız, Rumun bayrağı Yunan bayrağı, bir de defne veya zeytin dallı birşey ortak bayrak olur demiş. Ama Ömer sami peşini bırakmamış. Verip veriştirmiş sonra da peki, milli marşı ne olacak demiş. Fakat artık Doktorun fesi atmışmış: Ya Mustafa be Ya mustafa. Demiş. Bayrağının direği de senin bilmeme nerene diye bağırmış.
Rivayet bu. Ne kadarı doğru anlatanlara kalır da yerine oturduğu belli.
Bu kez bayrak direği kime kalır bilinmez ama etrafta ikramcı kalmadı. Bilebileceğimiz şu ki o zamanki basın yayın ile şimdiki arasında fark yok. O zaman yaptıkları gibi şimdi de andlaşmayı zaferle eşleştirecekler ve bayram yapacaklar.
Bir de Aralık ayı atlanırsa artık ABnin Kıbrısı üye yaparken alacağı karara göre anlaşma olacak ve federasyon bile olmayacak ama onlar gene de zaferi en önde kutlamak için çaba harcayacaklar. Hepsine tek tek düşman oldukları partilerin iktidarına manevi şahsiyet (soyut kişilik) diye bakacaklar ve onun işaretini emir telakki edip savunacaklar. Bu lez de yaşasın Kıbrıs cumhuriyeti diyecekler.
Denktaş hala sağsa direnişimiz meyvesini verdi. ABden hukukumuzu koruma garantisi aldık, Türkiyenin adaylığı da teyit edildi onun için amacımıza ulaştık diye konuşacak.
İnsanlarımız devlet tarafından hedef olarak seçilmiştir. Her gün devlet onlara belli bir fikri doğru kabul etmeleri için ğropaganda malzemesi sunar. Bu sadece şu doğrudur diye yapılmaz uyduruk bir haberle de yapılır. Mesela geçen hafta Türkiyenin 1981den beri AB üyesi olan Portekiz, İspanya ve Yunanistandan daha hızlı kalkındığını (%4.55) ama nüfus artışı nedeniyle büyümenin kişibaşına geliri onlar kadar arttıramadığını duyurdu. Fakat bunu paranın alım gücü hesabıyla yaptı. Halk nereden bilsin ki geri kalmış ülkelerdeki düşük ücretler sebebiyle alım gücü ile yapılan hesapların ölçü olarak alınmasının sonuçlarını? Bunun anlayacak ekonomist bile azdır. Halkı uyutmak için bu ölçü alınır ve açsınız ama bakmayın zengin ülkelerde de halk açtır diye teselli verilir. Mesela Bir İngiliz motosikletini 100 Sterlinge tamir ettirir ve bu ödediği para tamircinin geliri olur, milli gelire eklenir, bir Türk ise 10 Sterlinge temir ettirir tamircisinin gelirine de 10 Sterling yazılması gerekir ama yazılmaz ve 100 Sterling almış diye yazılır ve karşılaştırılır ise bunun anlamı alım gücüne göre hesaptır ama Türk tamirci sadece 10 Sterlinglik harcmaa yapabilir alacağı tüketim mallarının ifyatları da bire on olsa manası olacak da öyle olmaz. Öyle olsa idi zaten döviz paritesi de ona göre kendi kendini ayarlar ve Türk de 100 Sterling ödemiş olurdu.
Döviz kurlarının uyduruk olduğu herkesçe bilinmektedir. Onun için alım gücü üzerinden hesap yapmak ancak bunlar düzeltilir ve mal ve hizmet alımlarını sayacak gerçeğe yakın usulllerel karşılaştırma yapılırsa anlamı olur.
Bu statistiklerle yalan söylemek madrabazlığı niye yapılır? Halep ordaysa arşın burdadır. Yunanistanın Batı Trakyasına bile Türkiyeden göçmen gitmeye başlamışsa başka hesaba ne gerek var!
Ya! Yanlış okumadınız Batı Trakyaya Türkiyeden göçmen gitmeye başladı. Hani o Türklere baskı yapıldığı bilinen yere...
Efendiler sadece altlarındaki postlara ve devletten aldıkları menfaatlara göre konuşurlar. Gerçek onlar için önemli değil, mensubu oldukları toplumun bireylerinin durumu da değil. Milliyetçilik dedikleri yaptıklarıdır. Hiçbiri millet için fedakarlık yapmakta değildirler. Arada bir fanatik biri çıkarsa o sadece bilinçsiz maşalarıdır. Ağzından köpükler çıkararak bayrak falan sorduklarına bakmayın.