Serazat, 10 Mayıs 2005

Alpay Durduran

 

USTA VE ÇIRAK

Meşhur laftır. Sonradan çıkan boynuz kulağı geçermiş. Denktaş Talat’ın bir yılan kadar soğukkanlı olduğunu söyledi ve gönül rahatlığı ile görevini devrettiğini iddia etti. İddia etti dedim çünkü tüm göstergeler onun Talat’ı kuşatma altına almaya niyetli olduğunu gösteriyor.

Talat da ustasının deneyimlerinden yararlanacağını söyleyerek mollalık etti. Yok mu ya! Halef selefe iyi konuşacak.

Birinin soğukkanlılık bakımından yılana benzetilmesi pek yakışık almaz ama Talat kendine yakıştırmış gibi onun konuşmasına cevaben yağ bal sürdü. Kendini yılana benzetmesine işaret mi bilemem. Ancak Lenin oportunist tanımı yaparken yılan benzetmesini yapar. Soğukkanlılık bakımından değil de yılan gibi kıvrılır der. “bir oportunist, yapısı gereği, her zaman açık ve kararlı bir tutum takınmaktan kaçınacaktır, her zaman orta yolu arayacaktır, karşılıklı olarak birbirini dıştalayan iki görüş noktası arasında her zaman bir yılan gibi kıvrılacak, ve her iki görüşle de ‘uzlaşmaya’ çalışacak, ve fikir ayrılıklarını, küçük değişikliklere, kuşkulara, masum ve saygılı öğütlere indirgeyecektir” diyen Lenin kimi kasteder merak eden incelesin.

Talat’la Denktaş’ın sevişmesinin devlet adamları arasında karşılıklı saygının ifadesi ve onların olgunluğunun bir simgesi olarak niteleneceği düşünülebilir ama mezarlarında dönenler, kemikleri sızlayanlar ve utananlara saygı daha önemlidir. Anısı yolumuzu aydınlatacaktır veya rehberimiz olacaktır denilenlere Denktaş’ı eklemek demokrasi ve devrim şehitlerini küçültmek demek oldu. İzinden gideceğiz der gibi tecrübelerinden mutlaka yararlanacağız demek, yasal olmadığı yani bütçede ödeneği olmadığı halde ona bina ve mıhafız vermek ve saire değil, başlayan soruşturmaları derinleştirip hesap sormak gerekirdi.

Pusulalarla ona buna bağış dağıtmak, örgüt finanse etmek, yolsuzlukların üstüne oturmak, personeline yasadışı emir vermek, eski eserler yasasını bile çiğnemek ve saire...Deam edeceğim de boşuna gidecek. Akan kanların sorumluluğu, yasadışı emirler, göz yumarak bambaları, kurşunları seyretmek ve daha neler...

Seçimle gelen hesap soramayacaksa seçimlerde ne bağırıp çağırıyorlardı?

Son seçimlere bile makamının yükümünü unutarak müdahale etti ama Talat üstüne bir sünger çekti.

Sakın ola Talat ta onun gibi uğurlanacağına inanmasın. Defter doluyor. Boyacı İstanbul’da keyfederken, Elmas’ın devlete geçen mal varlığının yağmalanması araştırılmazken, Asil’in borçları kovalanmazken, bütçe dışı harcamalar harcama yapıldıktan sonra yasalaştırılırken, yurtdışı görev yolluklarının hesabı bir kenarda beklerken, ihale yolsuzlukları ve iskan mafyasının vurgunları beklerken ve daha neler, soruşturulmasın olamaz.

Maymunun gözü bir gün açılacak. Sandığa gitmeyenler veya gidip de oyunu iptal ettirmek için mesajlar verenler gözlerinin açılmaya hazır olduğunu kanıtlıyor.

Ozanların gelir gelmez dağıttıkları cep telefonlarını alan yetkililer, başka bir Ozan geldiğinde hediyecikleri gene kabul edeceklerse işimiz düzelmeyecektir. Hesap sorulmadan yönetimde yolsuzluk tükenmez.

Yolsuz yönetimin başını onere edip uğurlayan kendi başını nasıl kurtaracaktır? Kurtarırsa yolsuzluk bitmez tükenmez.

İkide birde borçların ödenmesinde kolaylık diyerek yalama edilen sistemde kaçaklar azalmadı. Bu bize ders olmalıdır. Hesap sorulmadan laflarla işi geçiştirmek. Yolsuzlukları beslemek demek olur.

Tabii ki beklemiyoruz hesap sorulsun. Destekçilere sorumluluklarını hatırlatmaya çalışıyoruz.

Yolsuzluklardan kurtulmak isteyen elbette muhalefetin denetim işlevini yapmasını bekler. Komitlerde hükümet partileri çoğunluk olursa kim kimi denetleyecektir? Kümesi beklemeye tilkiyi görevlendirmek halkın isteği olamaz.

Şimdiki hükümet te maliye komitesinde özel çoğunluk alacak mı? Alırsa bilin ki denetlenmek istemiyor. Muhalefet o komitede ve araştırma komitlerinde çoğunluk istemezse bilin ki denetlenmeyi engellemeye çalışıyor.

NGO’lar! Bu hükümetin sorumluluğunu aldınız. Komitelerin yeniden oluşumuna bakıp tavır almazsanız siz de suçlu olacaksınız. Bilesiniz.

NGO’lar! Denktaş’ın onore edilmesine ses çıkarmazsanız sorumluluğu almış olursunuz. Kutlu Adalı’nın naaşının arkasından giderken bağırdıklarınızı bağıramadıklarınızı hatırlayın. Sorumlu olursunuz.

copyleft (c) 2001-05 hamamboculeri.org