Destine|Ana Sayfa


Gocmen Kus Moskito, 1 Mayis 2003
Destine

Düşünceler

Göl kenarındayım. İlkbaharın tüm güzellikleri gözlerimin önünde, birbiri ardına dizilmiş duruyor. Hafta başı olduğu için çevrede pek kimse yok. Zaten saat da yediye yaklaşmakta. Ağaçlar uzunca bir zamandan sonra tekrar yeşillere bürünmüş. Her taraf sarı ve kırmızı renkli laleler ve beyaz ve yeşil renkli nergislerle dolu. Hava hafif rüzgarlı ama bu tatlı esintinin yüzümü okşaması hoşuma gidiyor. Güneş karşıdaki dağların üzerinde ama yavaşça alçalmakta. Dağların dorukları hala daha karlı. Bu karların eriyip gitmesi birkaç günlük bir mesele. Uzunca ve oldukça soğuk geçen bir kışın ardından, ilkbaharın tadını çıkarmak çok hoş.

Şu anda üniversitedeki dil kursunda olmam gerekiyordu ama bu güzel havada kendimi küçücük bir odaya kapayıp, üç saat boyunca ders dinlemek istemedim. Kendi kendimle vakit geçirmeyeli oldukça uzun bir zaman oldu. Şu anda burada olmak hoşuma gidiyor.Suyun sesi iç okşuyor. Bir seneden sonra Avusturya’ya ve kutular içerisinde yaşayan insanlarına alışmaya başlıyorum.

Biraz sonra yatların bağlı olduğu limandaki iskelede yürümeye gideceğim. Havada tuz kokusu ve alışkın olduğum nem yok. Gölün mavisi azacık da olsa Akdeniz mavisi gibi. Geçen yıl buraya yerleşmek için geldiğimde, bu kocaman göl için aynı şeyleri düşünmüyordum. Herşeye oldukça olumsuz bakıyordum. Tabii bu olumsuz yaklaşımım buradaki günlerimi zorlaştırıyordu. Olumsuzdan sonra olumlu bakış açısına dönmek gerekti. Günler daha kolay olmaya başladı. Burayı sevmeye başladım ve Kıbrıs özlemi birazcık da olsa yatıştı.

Şu anda tek dileğim Kıbrıs’a Larnaka’dan gelmek. Uygun fiyat bir yana, ne uçak değiştirme zorunluğu olacak ne de saatler boyunca beklemek gerekecek. Sadece ve sadece iki-buçuk saatte Kıbrıs’ta olacağım.

Yarın bizimkileri aramak için sabırsızlanıyorum. Bizimkileri ziyaret için evin eski sahibesi ve oğlu gelecek. Yaşanacakları ve yorumları duymak için çok heyecanlanıyorum. Orada olamadığım için de kendi kendimi yiyip bitiriyorum.

Bugün Milliyet gazetesinde, Limasol’da yaşanan şanssız ve tatsız bir olayı okudum. Böyle olayların olması belki de kaçınılmaz birşey. Yaşanması gereken bir geçiş süresi belki de. Umarım halk, böyle tek-tük şanssız olaylarla provoke olmaz ve bu geçiş süresi en az hasarla tamamlanır...

Yazmaya yarım saatlik bir aradan sonra devam ediyorum. Oturduğum banka uzanıp yattım ve gökyüzünün mavisini, gölün sesi ve yüzümü ısıtan güneş eşliğinde doyasıya izledim. Bir ara ‘patapata’ diye sesler duyup göle baktım. Üç tane kuğu kanatlarını gölün suyuna çarpa çarpa, güneşe doğru uçup gittiler.

Biraz sonra güneş batacak ve ben de eve doğru yürümeye başlayacağım.

Sevgi ve barışla kal Kıbrıs ve Kıbrıs Halkı.


Destine|Ana Sayfa