Yeni Çağ Gazetesi'nde Bu Hafta Çıkan Yazısı, 26 Şubat 2004

Kemal Aktunç

 

ERKEK MİLLETİZ VESSELAM.

Kıbrıs Türk Toplumuna ilk Rum gelin gelmiş.

Gazetelerin yazdığına göre Avustralya’da yaşayan Kıbrıslı Rum bayan Kıbrıslı Türkle evlenmiş.

Yıllarca birbirine düşman gösterilen iki toplum arasında evliliklerin başlaması kuşkusuz olumlu bir gelişmedir.

Bizim kafa yapımıza uygun insanlarca gayet doğal görülen bir olaydır.

Bir Türk, bir Fransız, bir Alman, bir Amerikalı ile evlendiğinde doğal karşılanıyor da, bir Rum’la evlenirse niye dogal olmasın.

Yalnız Türk erkeği ile Rum kızının evlenmesini manşetlerine çeken basını yönetenlerin kafa yapısından kuşkuluyum.

Karşı toplumdan biriyle yapılan evlilikte kız tarafının Rum olmasından dolayıdır ki, bizim basın evliliği alkışladı.

Eğer tersi olsaydı, olaya bu kadar olumlu yaklaşacaklarını sanmıyorum.

Ne de olsa erkek milletiz!

Bir Rum kızının Türk erkeğine aşık olması gururumuzu okşar.

Bundan 5-6 yıl önce Karpaz’da Türk genci ile evlenen Rum kızı ile ilgili tepkimiz de aynıydı.

Oysa Güney Kıbrıs’ta Rum toplumu içinde, Rum erkekleri ile evlenen Kıbrıslı Türk bayanların olduğu bilinmesine karşın, benzer olumlu tutum izlenmedi.

Çünkü bir Türk kızının bir Rum gencine aşık olup evlenmesi, eşyanın tabiatına aykırı bir şey olarak görüldüğü için, sözkonusu Türk bayan ya kandırılmıştır, ya orospudur, ya da hain!

Hatta toplum için utanç verici bir olay olarak görüldüğünden, olay gizlenmeye çalışılır.

Öyle ya ne de olsa erkek milletiz!

Biz erkek milletiz de Rumlar farklı mı?

Hık demişiz birbirimizin burnundan düşmüşüz.

Al birini vur ötekine.

1990 yılında yapılan bir araştırmada, Türk ve Yunan edebiyatında iki ülkenin insan ilişkilerinin nasıl takdim edildiği incelendi.

Yunanistan’ın kuruluşundan bu yana, yazılan roman, hikaye veya çevrilen sinema filminden 2000’nden fazlasında olayların kahramanları Yunanlı ve Türk’tür.

Ancak bu 2000’nden fazla eserden bir tanesinde bile Yunanlı kız Türk erkeğine aşık olmamıştır. Tümünde Türk kızı Yunanlı erkeğe aşık olmuştur.

Türk edebiyatında ise, benzer ilişkileri içeren konularla ilgili yazılan binlerce eserden sadece bir tanesinde İstanbullu Türk kızı bir Rum erkeğine aşık oluyor.

Hatırlanacağı gibi, eser sinemaya uyarlanmış, Türk kızını Hülya Avşar canlandırmıştı.

O günlerde öyle tepkiler gelmişti ki, Avşar Türk milletini rencide etmekle suçlanmış, az daha vatan haini ilan ediliyordu.

Onun için, iki toplum içinde de karma evliliklere olan tepkinin biçiminin, cinsiyete göre değiştiğini düşünüyorum.

Karma evliliklerin toplumlararası barışa kuşkusuz katkısı var.

Ancak bu konuda iki toplumda da yürünecek çok yol, aşılacak çok engel var.

Bosna-Hersek’te yaşanan kanlı savaştan sonra çok hızlı bir barış sürecine girilmesinde karma evliliklerin çok önemli rolü var.

Bosna-Hersek’te yaşayan 3 ana toplum, Boşnak, Hırvat ve Sırp toplumlarında yüzde 40 dolayında karma evlilik var.

BDH’daki BAYRAK YARIŞI!

Barış ve Demokrasi Hareketindeki son olaylar, BDH “birliğinin” seçimlerde koltuk kapma sevdasından oluşan bir birlik olduğunu kanıtlamış oldu.

“Seçime kadar değil, çözüme kadar birlik” diyenler, daha çözüm gelmeden çil yavrusu gibi dağıldılar.

Hani BHD İnönü Meydanında doğmuştu.

Akıncı’nın YDÜ Kongre Merkezinde, adayları ilan ederken attığı nutuk hala kulaklarda.

“Bu bir koltuk yarışı değil, bu bir bayrak yarışıdır” diyordu.

Ne bayrak yarışı ama........

Koltuk kapanlar kaptı, kapamayanlar ise çil yavrusu gibi dağıldı.

Seçimlik parti, seçimin üstünden, ancak iki ay dayanabildi.

Çok bile dayandı. Önemli değil;

Yeni bir koltuk kapma yarışına kadar,nasıl olsa zaman var....

copyleft (c) 2001-03 hamamboculeri.org