Konuk Yazar, 24 Temmuz 2004

Derya Beyatlı

 

Bir Tiyatro Serüveni

Bir tiyatro oyunundan ne beklersiniz? Sizi eğlendirmesini, hoş vakit geçirmenizi sağlamasını, biraz düşündürmesini mi, yoksa hayatın gerçeklerini çarpıcı bir şekilde ortaya koymasını mı? Rooftop Tiyatro Grubunun sahnelediği ONUN hikayesi, EVİN HİKAYESİ, BİZİM hikayemiz oyunu bunların hepsini yapmanın yanında izleyicileri ortak Kıbrıs değerleri arasında bir yolculuğa çıkarma misyonunu da taşıyor. Seyirciler bazen kahkahalar arasında bazen hüzünlenerek sıcak Kıbrıs kültürünün tadına varıyor.

Bir oyuncu olarak ilk tiyatro oyunumun kaleme alınması ve sahnelenmesini içeren 4 aylık bu serüvenin bana yaşattığı duygular ise bambaşka.

Her şey mailbox’uma düşen bir email ile başladı. İki toplumlu bir tiyatro projesinde yer almak ister misiniz? Bu sıradan cümle iki toplumlu grupların çok önemli olduğuna inandığım için düşünülebilir bir projeydi ancak yıllardır denemek istediğim tiyatro oyunculuğu şansı ile de birlikte geliyordu. Yani mükemmel bir fırsattı.

Grup ile tanışıp projenin ne olduğunu öğrendiğim zaman bu serüvenin düşündüğümden de fazla şeyler vaat ettiğini gördüm. İki aylık bir dönem boyunca tecrübelerin paylaşılması ve ortak bir metin üretilmesi fikri başta ürkütücü görünse de çok ilginçti. İlk kez gördüğünüz insanlarla birlikte sizin bile artık varlığını unuttuğunuz hatıraları zihninizin en mahrem yerlerinden bulup çıkarmak ve tekrar yaşamak kolay bir tecrübe olmadı hiçbir zaman. Ancak grup içerisindeki pozitif elektrik, kısa zamanda karşılıklı kabullenmiş bir gizlilik ve anlayışa bıraktı yerini. Grubumuz büyük olmasına rağmen verimli şekilde çalışan tek bir birime dönüştü, herkesin bir diğerine güvendiği ve saygı duyduğu, eğlenmesini bildiği kadar ciddi çalışmasını da bilen etkin bir birim.

Deneyimlerimi paylaşmak zamanla benim için çok zevkli hatta rahatlatıcı bir olaya dönüştü. Acı veren bir deneyimin ardından omzuma dokunan rahatlatıcı bir el, birlikte atılan kahkahalar grup elemanları ile tek tek yakınlaşmamızı sağladı.

Ve provalar.. Deneyimlerimizin bir araya getirilip iyice harmanlanmasının ardından yoğun çalışmalar, acaba yetişir miyiz endişesi ile birlikte başladı. Haftanın birkaç gününü, son zamanlara doğru her gününü oyuna adamak çok özveri isteyen ancak bir o kadar da anlamlı bir süreçti. Tiyatronun aslında izleyici için yapılan bir olay olmadığı oyuncuya çok fazla şey kattığı fikrinin doğruluğunu yaşayarak öğrendim. Bu kadar kısa bir süre içerisinde yeni yönlerimi keşfetmek, bir takım özelliklerimi geliştirmek hatta bu tecrübeye dayanarak hayatım hakkında karar vermek açıkçası hiç beklemediğim bir durumdu.

Ve, sahne… sahne düzenini, ışıkları ve kostümleri gördüğüm anda tarifsiz bir heyecan yaşamaya başladım. İşte büyük gün gelmişti ve oyun ilk kez izleyici önüne çıkıyordu. Acaba bunu başarabilecek miydik? Doğrusu hiç emin değildim. Alkış sesini duyduğum anda başardığımızı anladım. Bu inanılmaz bir duyguydu, tüm çalışmalara değmişti. Bence mükemmel bir performans sergilemiş, bu adanın insanlarının el ele vererek birlikte başarılı olabilecekleri örneklerine bir yenisini eklemiştik.

Sonuç olarak dört aylık farklı bir tecrübeyi noktalarken, için için bu serüvenin burada bitmediğini hissediyorum. Bir de sevgili koordinatörümüz Ellada’nın söylediği gibi heyecanımı yenip sahnede olmaktan zevk almayı öğrenebilsem… Derya Beyatlı Rooftop Tiyatro Grubu

copyleft (c) 2001-03 hamamboculeri.org