Yeni Çağ Gazetesi'nde Bu Hafta Çıkan Yazısı, 3 Mart 2006

Ahmet Karaman

 

HAK TALEP EDERKEN…

Kıbrıs Cumhuriyeti’ndeki ortaklık haklarımıza Kıbrıs Türkü olarak dönebilmemiz için bir hareket başlatıldı biliyorsunuz..

İyi de oldu.

Biz bunu yıllar öncesinden savunanlardan birisiyiz.

Başlatılan bu hareketin içinde de yer aldık,gidebildiği yere kadar da alacağız.

Yalnız bu konuda bazı düşünceler yanında endişelerimizin de oluğunu söylemek zorundayız.

***

Önce şunu koyalım: Her ne halse bizde örgütlenme modeli aşağıdan yukarı değil,yukarıdan aşağıya doğru işler..

Biri veya birileri akıllarına yatan konuda bir hareket başlatırlarken işin başına oturup sonrada da “beni seven arkamdan gelsin” diye yola çıkarlar.

Bir bakarsanız çıkılan yol doğru gibi görülür de,biraz düşününce eksik veya yanlışlarını görmeye başlarsanız,o zaman da düzeltme artık geç olur.

Ve daha da ötesi arada başlayan tartışmalar sonrasında başlatılan uğraş ya ortadan kalkar,veya da güdük olarak kalır.

İşin doğru gibi görülen olayının ardında başka düşünceler,hesaplar vs olduğu zaman içinde ortaya konur veya çıkar.

Başı ben çekeceğim bu iş böyle olacak tartışmaları başlar.

Sonuçta ortaya bir tekke daha çıkar ver olay orada kalır.

Bu olayları çok yaşadık,gelebildiğimiz yerde sonuç ortada..

***

Bu genellemeden sonra esas konumuza dönelim.

Kıbrıs Cumhuriyeti’ndeki ortaklık haklarımıza dönmeyi savunmak yukarıda da dediğimiz gibi desteklenecek bir olay.

Ama buna gidenlerin en başından açıkça tavırlarını belirlemeleri gerekir diye düşüneniz.

Bu tavır da Kıbrıs Cumhuriyetindeki ortaklık haklarını almak için yola çıkanların,gerçekten bunu kararlılıkla yapıp yapmayacağıdır.

Mesela Kıbrıs Cumhuriyeti’ndeki hakları savunurken, “KKTC haklarından” vazgeçmeleri gerekir diye düşüneniz.

Örneğin hem KKTC yasalarına göre parti kurarak veya bağımsız gidip meclisinde görev almaya talip olacak,hatta alacaksanız.

Ardından dönüp Kıbrıs Cumhuriyeti’ndeki hakları savunmaya soyunacaksın..

Kimse kusura bakmasın,bu tavır bizim aklımıza yatmaz!.

***

Olayın öteki yanı “var olan hakların” yalnız seçim döneminde akla gelmesi,bunun için yola çıkılmasıdır.

Halbuki bundan önce yapılabilecek,hatta hala yapılacak çok şey vardır.

Bunlar vatandaşın yaşadığı zorluklar içinde vardır. Örnek olarak Kıbrıs Cumhuriyeti güney topraklarında hastanelere bakılırken Türkçe hizmetin olmaması gibi.

Bunlar daha da çoğaltılabilir.

Ve işte barikatların açılmasından sonra güney Kıbrıs’a geçen Kıbrıslı Türklerin karşılaştığı zorluklardı ama bunlara karşı hak arama hiç düşünülmedi.

Vakta ki şimdi güney seçimleri gündeme geldi,akla hemen Kıbrıs Cumhuriyeti’ndeki haklar düştü.

Birileri gidip oradaki seçimlere katılmak için seçmen hatta aday olacak diyelim.

Ya ötesi?!..

Kendi adımıza biz geçmişte yaşanan bazı olayların (yanılmak isteriz ama) bunda da sergilenebileceğini düşünüyoruz,bunun endişelerini yaşıyoruz!.

***

Bir endişemiz de bunun esas hedefin çaptırılarak şovenizm olayına döndürülmesidir.

Kuzeyde var olan işgalin Kıbrıs Cumhuriyeti topraklarını elinde tuttuğunu bu “kapılma” içinde unutup,hedefin (zaten yapıldığı gibi) şaşırtılmasıdır.

Geçmişte UBP Denktaş iktidarları bunu yapıyorlardı.

Şimdi CTP ağırlıklı Talat iktidarları da bunun dışında değil.

Kalkıp bunun için başka hareket yapmaya gerek yoktur diye düşüneniz!..

Birileri çıkıp “amaçlar ayni değildir” diyebilirler.

Şovenizmi savunmanın amacı ayrı olsa da sonucu aynidir!..

***

Ha şimdi birileri çıkıp “ne yahu.Hem nala hem mıha vurmada ne yapmaya çalışıyorsun” diye sorabilirler.

Biz bunu yazımızın başında öyle yapacak olanlar söyledik:

Hem KKTC’deki hem Kıbrıs Cumhuriyeti’ndeki haklara sahip çıkılmakla bu yapılamaz!.

İkisinden birisi fazladır!...

***

Tekrarlayalım:

Kıbrıs Cumhuriyeti’ndeki haklarımıza sahip çıkmaya katılıyoruz.

Ama bu Cumhuriyetin işgal altında olan topraklarında varlık sürdürürken,bağırmadan öte gitmeyen tavırlarda gerekeni gerektiği gibi yapmadan, bir başka cephe açmanın hesapları da çok iyi yapılmalıdır diye düşüneniz.

Bugünlük bu kadarla kesiyoruz konuyu.

Hele konu ile ilgili yaşanılacak olanlar biraz daha belirgin hale gelsin,o zaman söyleyip yazacak daha birşeylerimiz olacak!

copyleft (c) 2001-05 hamamboculeri.org