Yerel Medyadan Seçilmiş Güncel Yazıları, 26 Ocak 2004

Özker Özgür

 

FİLM AYNI FİLM

Soğuk hava, ağır grip derken okurlardan koptuk. Olayları izlemeye çalıştık ama katkımızı koyamadık. Derken Talat-Denktaş Hükümeti kurulularak güven oyu aldı.

Talat-Denktaş Hükümeti’nin kurulması bizi ister istemez 1994’e götürdü. O zaman da benzer bir siyasal evlilik yaşamıştık. Aradaki fark, o dönemde büyük ortak Denktaş kanadıydı. Bu kez Denktaşlar’ın partisi hükümette küçük ortak konumunda görünüyor.

Öyle midir?

Cumhurbaşkanlığı katında ve görüşmecilik makamında oturmayı sürdürecek olan baba Denktaş’ı hesaba kattığınızda Denktaşlar’ın yürütmediki ağırlığı hissedilmiyor mu?

1994 yılında Eroğlu, “-Bir çakıl taşı vermeyiz” politikası güderken, Denktaşlar, 1977-1979 Üst Düzey Anlaşmaları çerçevesinde çözümden yanaymışlar gibi davrandılar.

Biz de saf saf inandık.

Koalisyon protokolünü 1977-1979 Üst Düzey Anlaşmaları çerçevesinde çözümü hedefleyerek kaleme aldık. 1977-1979 Üst Düzey Anlaşmaları çerçevesinde “federal” çözümü hedeflediğimizi protokole yazmak istediğimizde Denktaşlar “federal” sözcüğüne itiraz etmişlerdi.

Protokol Parti Meclis’nde görüşülürken Barış Burcu, “federal” sözcüğünün metinde neden yer almadığını sorgulamıştı. Biz, 1977-1979 Üst Düzey Anlaşamları’nın zaten federal çözümü öngördüğünü, bu nedenle sözcüğün illa ki metne yazılmasında ısrarlı olmadığımızı anlatmaya çalışmıştık.

Barış Burcu tatmin olmamıştı.

Protokol imzalandıktan, hükümet kurulduktan sekiz ay sonra Denktaşlar, Meclis’teki güçlerini UBP ile bütünleştirdiler ve federal çözümü tek seçenek olmaktan çıkaran bir Meclis kararı ürettiler. Başka bir deyişle koalisyon protokolünü resmen ve fiilen deldiler.

Barış Burcu haklı çıkmıştı.

Protokol delindikten sonra birkaç arkadaşla ben hükümetten çekilmeyi gündeme getirmeye başladık. Mehmet Ali Talat ile arkadaşları pragmatist bir yaklaşımla hükümette kalınması gerektiğini savunuyorlardı.

Denktaşlar, cumhurbaşkanlığı seçimlerini bahane ederek hükümeti düşürdüler. Cumhurbaşkanlığı köprüsü geçildikten sonra Denktaşlarla yeniden nikah tazlemek gündeme geldi.

Parti Meclisi’nde Denktaşlar’la yeniden siyasal nikah tazelenmesine karşı çıkarken söylediğim şuydu:

“- Güven Artırıcı Önlemlerle ilgili dolaylı görüşmelerde koalisyon ortaklağımızın yararı olmuştur. Ancak Ankara’nın istediği oranda yararlı olmuştur. Denktaş dolaylı görüşmeleri koparmak istedi. Bırakmadık. BM’nin haritasını kabul etmek istemedi. Ankara’nın bastırmasıyla kabul etmek zorunda kaldı. Kabul etmesinde az da olsa bizim de katkımız oldu. Ancak rejim olduğu gibi durmaktadır. Demokratikleşme yolunda adım atamadık. Kamu görevlilerine siyasal partiere girme yasağını kaldıramadık. Yaşar Ersoy’un programını tepeden inme bir emirle BRT’de sona erdirdiler. Bir şey yapamadık. Yurttaşlıklarla ilgili Bakanlar Kurulu kararına karşın el altından yurttaşlık veriyorlar. Bilgi alamıyoruz. Kaçak işçi konusunda polis bizimle dalga geçiyor. Denktaş AKİS programında, Eroğlu’na hükümeti kurma görevini neden vermediğini anlatırken, ‘-Eroğlu CTP gibi bir partiye İçişleri Bakanlığı’nı verecekti” dedi, bize hakaret etti. İstikrarlı Muhasebe Birimi’ne geçemezsek ekonomiyi düzenleyemeyeceğiz. Uzmanların dediği budur. TC bırakmıyor. Ekonomiye yön vermeden halkın yaşamını iyileştiremeyiz. Bu koşullarda hükümete tekrar girersek göç devam edecektir; durduramayacağız. Kaçak işçi akını sürecektir; engelleyemeyeceğiz. El altından yurttaşlık dağıtılmasına ‘dur’ diyemeyeceğiz. Bu koşullarda hükümete girmek sakıncalı piyadeliği kabullenmek demektir. Daha da yıpranacağız. Hükümete yeniden girmekte çok istekliyseniz İçişleri Bakanlığı’nda ısrarlı olmak gerekir. Aksi takdirde demokratik olmayan bir rejimin demokratikmiş gibi görünmesine yardımcı olmaktan başka bir işe yaramayacağız.”

1994 yılından 2004 yılına geldik.

Bunca olumsuz deneyimden sonra Denktaşlar’la tekrar siyasal evliliğe gidildi.

1994 yılında İçişleri Bakanlığı’nı CTP’ye çok gören Denktaşlar bu kez Başbakan’ın CTP’den olmasına bile razı oldular...

Neyin karşılığında?

Mayıs’a kadar çözüm ve arkasından halkoylaması gerçekçi bir hedef midir?

Talat-Denktaş koalisyonu, Anayasa dışı Üst Koordinasyon Kurulu ile nasıl bir ‘eşgüdüm’ sağlayacaktır?

Mayıs’a kadar çözüm gerçekleşmeyip, Birleşik Kıbrıs çatısı altında Avrupa Birliği’ne girilemediğinde halka ne denecektir?

Film aynı film.

Roller az biraz değişti mi ne?

copyleft (c) 2001-03 hamamboculeri.org