Yerel Medyadan Seçilmiş Güncel Yazıları, 28 Ocak 2004

Özker Özgür

 

ROTA ÇİZİLMİŞTİR

Denktaşlar ve arkalarındaki bürokratik oligarşi Türkiye’deki sürerduruma bağlı ve bağımlı olarak Kıbrıs’taki sürerdurumun rotasını çizip duyurmuşlardır.

Rota, Mayıs’a kadar çözümü, arkasından da Birleşik Kıbrıs olarak Avrupa Birliği’ne katılmayı öngörmemektedir.

Baba Denktaş, 2003 yılının Ocak ayının 19’unda Milliyet gazetesinde yayınlanan söyleşisinde, rotayı, anlaşılır, duru bir Türkçe ile dile getirmiş ve:

“- Biz KKTC olarak Avrupa Birliği’ne başvururuz ve bizimle temasa geçin deriz. Avrupa Birliği, bizimle ayrı bir müzakere yürütürse, Kıbrıs onların da arzu ettiği gibi birleşebilir. Bu birleşme Avrupa Birliği içinde gerçekleşmiş olur. KKTC ile müzakere yürütürek, kalkınmamıza katkı vererek, AB’ye girmeye bizi hazırlayabilirler. Biz de Türkiye ile aynı tarihte Avrupa Birliği’ne girmeyi garanti ederiz. Bu gerçekleşirse hem Türkiye Avrupa Birliği’ne girmiş olur, hem de adayı bir bütün olarak almak isteyen Avrupa Birliği, Kıbrıs’ı kendi bünyesinde birleştirmiş olur” demişti.

Denktaş-Talat Hükümeti Baba Denktaş’ı görüşmecilik görevinde tutmayı uygun gördüğüne, yani geminin kaptanlığı Sayın Rauf Raif Denktaş’ta kaldığına göre rota da değişmemiş demektir.

Arada Tayyip Erdoğan ile Mehmet Ali Talat Mayıs’a kadar çözümden söz edebilirler.

“Hangi zeminde?” diye sorulduğunda da, “-Elbette Annan planı zemininde” diyebilirler.

Denktaş-Talat Koalisyon protokolüne, “- Hükümet ile Cumhurbaşkanı’nın birlikte uyum içinde yürüteceği Annan planını esas alan müzakere süreci sonunda Kıbrıs sorununu Mayıs 2004’ten önce çözmek ve tarafların üzerinde mutabık kalacakları bir tarihte, eş zamanlı olarak referanduma sunmak” gibi sözler de yazılmış, Annan planının esas alınacağı vurgulanmış olabilir.

Ancak koalisyon protoklünün altındaki imzaların mürekkebi kurumadan Ankara’da, Milli Güvenlik Kurulu oturur ve, “- Annan planı da referans olarak alınacaktır” derse, Lefkoşa’da koalisyon protoklünün altına atılan imzaların geçerliliği kalır mı?

Milli Güvenlik Kurulu, “- Annan planı da referans olarak alınacaktır” diyor ve koalisyon protoklünde yazıldığı gibi, “-Annan planı esas alınacaktır” demiyorsa, Lefkoşa’da kurulan hükümetin bostan korkuluğundan ne farkı vardır?

Milli Güvenlik Kurulu’na göre Annan planı tek referans da değildir; referanslardan sadece bir tanesidir. Başka referanslara başvurulurken, arada Annan planına da başvurulabilecektir.

Bu koşullarda Denktaş-Talat Koalisyonu’nun halka söylediği Annan planı zemininde Mayıs’a kadar çözüm, bir aldatmacadan başka ne olabilir ki?

Geçerli olan Baba Denktaş’ın bir yıl önce Milliyet gazetesinde yayınlanan söyleşisinde söyledikleridir.

Kıbrıs Cumhuriyeti Mayıs’ta Avrupa Birliği’ne girdikten sonra Kıbrıs Türk tarafı da KKTC olarak Avrupa Birliği’ne başvuracak ve Avrupa Birliği’ne hazırlanmak için yardım isteyecektir.

Avrupa Birliği uygun görürse, Türkiye ile üyelik görüşmelerini başlatıp bitirene kadar KKTC de Avrupa Birliği’ne hazırlanmış olacaktır. Türkiye Avrupa Birliği’ne girerken KKTC de Türkiye ile birlikte girecek ve bütünleşme AB çatısı altında gerçekleşmiş olacaktır.

Peki; şimdiki çabalar neyin nesi oluyor?

Şimdiki çabalar Türkiye’nin Kıbrıs’ta çözümü engelleyen taraf olmadığını kanıtlama çabalarıdır.

Bütün çaba Türkiye’nin çözümü engelleyen taraf olmadığını kanıtlamak ve Aralık 2004’te Türkiye’ye müzakere tarihi verilmesini sağlamak çabasıdır.

Somut gerçeklik budur.

Gemi, çizilen rota doğrultusunda denize açılmıştır. Baba Denktaş geminin kaptanı olarak dümen başındadır. Diğerlerinin söyledikleri geminin yelkenlerini dolduran rüzgardan ötürü işitilememektedir...

copyleft (c) 2001-03 hamamboculeri.org