Yerel Medyadan Seçilmiş Güncel Yazıları, 27 Şubat 2004

Özker Özgür

 

KÖYÜN MİNARELERİ

Köyün minareleri göründü mü?

Bazılarımıza göre göründü.

“Annan planı temelinde çözüm ve Birleşik Kıbrıs Cumhuriyeti çatısı altında AB üyeliği” ulaşmaya çalıştığımız köyün adıdır. Kimi dostlara göre sözünü ettiğimiz köyün minareleri görünmüştür. Mayıs ayının ilk günü hem işçinin-emekçinin birlik, mücadele, dayanışma gününü hem de Birleşik Kıbrıs Cumhuriyeti çatısı altında Avrupa Birliği’ne girişişimizi kutlayacağız.

Öyle midir?

Minareleri göründüğü savlanan köye ulaşıncaya kadar hangi aşamalardan geçeceğiz?

Önce Kıbrıs’ta taraflar anlaşmaya çalışacaklar.

Anlaşamazlarsa Ankara ve Atina devreye girecekler.

Onlar da anlaşamazlarsa Annan, anlaşmayı kendine göre düzenleyecek.

Anlaşma, Annan’ın düzenleyeceği biçimi ile halkoylamasına sunulacak.

Şimdi Kıbrıs’taki tarafların anlaşıp anlşamayacaklarının denendiği aşamadayız. Göstergeler olumlu değildir. Kıbrıstürk tarafı adına görüşmelere katılan Sayın Rauf Raif Denktaş her toplantıdan sonra bilgilendirmek adı altında halkı uzlaşmadan uzaklaştırabilmek için elinden geleni ardına koymamaktadır. Denktaş halkı bilgilendireceğine kışkırtmaktadır. Görüşmeler bu biçimde sürerse, Atina ile Ankara devreye girdiklerinde Kıbrıs sorununu tümüyle karşılarında bulacaklardır.

O aşamada Denktaş halkın karşısına çıkarak, “-Ben egemenliğimizden ve Türkiye’nin yüce çıkarlarından bir milim gerilemedim. Bundan sonrası Erdoğan’a kalmıştır” derse ne olacaktır?

Sorunlu bebeği Annan’ın kucağına bıraktıklarını düşünelim. Annan bebeği kendine göre yıkayıp arıtacak; mamasını verecek; sonra da halkın karşısına çıkarıp, “Bu bebeği kabulleniyor musnuz?” diye soracak.

Denktaş halkı şimdiden kışkırtmaktadır.

Bize ulaşan bilgilere göre psikolojik savaş biriminden subaylar köyleri dolaşmaya başlamışlardır. Günü geldiğinde halk çözüm planına “Hayır” demeye hazırlanmaktadır.

Türkiyeden gelen psikolojik savaş uzmanı subaylar Kıbrıslılardan çok Türkiye kökenlileri etkileyebileceklerini biliyorlar. Çalışmalarını onlar üzerinde yoğunlaştıracaklardır. Ancak Kıbrıslıtürkler çalışmaların kapsamı dışında tutulmayacaktır.

14 Aralık 2003 seçimlerine giderken yeni yurttaşlıklar verilmişti.

Yasalara aykırı istihdamlar yapılmıştı.

Denecektir ki halkoylamsına giderken bu tür ayak oyunlarına başvurulamayacaktır.

Neden?

Çünkü koalisyonun büyük ortağı Annan planı temelinde çözüm isteyen CTP’dir ve yasadışılıklara izin vermiyecektir.

Oysa en büyük yasadışılık 1974 savaşından sonra Cenevre Konvansiyonu çiğnenerek Kıbrıs’ın kuzeyine aktarılan nüfusun halkoylamasında oy kullanması değil midir?

Kıbrıslıtürklerin çoğunluğu Annan planını onaylarsa planının öngördüğü sayıda Türkiye kökenli kişi, Birleşik Kıbrıs Cumhuriyeti yurttaşlığına hak kazanacaktır.

Aksi düşünülebilir mi?

Geçen akşam Kıbrıs TV’de Hüseyin Ekmekçi’nin sorularını yanıtlayan Başbakan Talat, KKTC yurttaşı olan herkesin halkoylamasında oyunu kullanabileceğini açıkladı.

Bu açıklamadan sonra tekrar sormak gerekir:

Köyün minareleri göründü mü?

Uzaklarda bir köyün minarelerini görür gibiyiz; ancak hangi köyün?

Annan planı temelinde çözümden yana olanlar birbirleriyle uğraşmaktan vazgeçmek, derlenip toparlanmak, aralarında sağlıklı bir eşgüdüm (koordinasyon) kurmak ve halkoylaması sınavına iyi hazırlanmak zorundadırlar.

copyleft (c) 2001-03 hamamboculeri.org