Yerel Medyadan Seçilmiş Güncel Yazıları, 9 Şubat 2004

Özker Özgür

 

YOL HARİTASI

Rauf Raif Denktaş’ın yürüteceği görüşmelerden Annan planı temelinde çözüm çıkmaz.

Buna karşın Ankara’daki hükümet istese de istemese de, beğense de beğenmese de Denktaş’a katlanmak zorunda. 14 Aralık 2003 seçimlerine giderken Tayyip Erdoğan Hükümeti çok uyarıldı. İspanya’nın Mayorka adasında Akıncı Erdoğan’a, “-Kıbrıs’ta seçim öncesinde TC yurttaşlarına KKTC yurttaşlığı veriliyor. Bunun önüne geçiniz” dediğinde Erdoğan’ın tepkisi:

- Bu çirkin bir iddiadır, olmuştu.

14 Aralık 2003 seçimlerine giderken Tayyip Erdoğan ve ekibi Denktaş-Eroğlu tayfasının başarısı için özel bir çaba harcamamış olsa da, usulsüz yurttaşlık verilmesine ve rüşvet niteliğindeki istihdamlara ses çıkarmamışlardı.

Şimdi Mehmet Ali Talat ve arkadaşlarının da sayesinde Denktaş görüşmeci olarak New York’tadır..

Başbakan Erdoğan’ın yakın çevresine göre, Ankara’daki Denktaş-Erdoğan görüşmesinde, bir “çerçeve belge”nin hazırlanması gündeme gelmiş. (Bak: Milliyet – 7 Şubat 2004)

Erdoğan’ın kurmaylarına göre, “çerçeve belge”den murat edilen, New York’a giderken, Ankara’nın, Denktaş’ın cebine bir yol haritası koymasıymış. Hesapta Denktaş, görüşmeler başlarsa, ortak tutumu belirleyen belgeye göre hareket edecek, aşama aşama söz konusu belgeyi uygulayacakmış...

Oysa Denktaş kendi yol haritasını çoktan çizmiş, yerel ve dünya kamuoyuna duyurmuştur.

Denktaş’ın yol haritasında Annan planı temelinde çözüm yoktur.

Denktaş’ın yol haritasında Mayıs vartasını atlattıktan sonra Avrupa Birliği’nden doğrudan KKTC ile temas kurmasını istemek vardır. Türkiye Avrupa Birliği’ne hazırlanırken KKTC’nin de AB yardımlarıyla kalkındırılıp hazırlanması ve günü geldiğinde Türkiye ile birlikte Avrupa Birliği’ne girmesi Denktaş’ın yol haritasının özünü oluşturur.

Denktaş kendi yol haritasını unutup Ankara’nın cebine koyacağı yol haritasına göre mi davranacaktır?

Tanıyabildiğimiz kadarıyla Denktaş bildiğini okumaya devam edecektir.

“Mehmet Ali Talat ne güne duruyor?” diyorsanız, “Bu denli şakacı olmayın” deriz.

Ankara’nın Denktaş’ın cebine koyacağı “yazılı güvence” belgesinde Türkiye’nin ve Kıbrıstürk tarafının “olmazsa olmazları” bulunacakmış...

Kıbrıs’ın kuzeyinde 14 Aralık 2003 seçimleri sonrasında oluşturulan hükümetin sözü edilen “olmazsa olmazlar”dan haberi var mıdır?

“Olmazsa olmazlar” arasında iki bağmsız devlet, iki ayrı egemenlik, global mal değiş-tokuşu var mıdır?

Varsa, bu Annan planı temelinde nasıl çözüm istemektir?

Sorular çoktur, yanıtları ise yoktur.

Bu işin şakası da yoktur.

26 Aralık 2002 tarihinde bulunduğumuz noktadayız.

26 Aralık 2002’de halk İnönü Meydanı’ndaydı ve büyük kalabalık Denktaş’ın Kıbrıslıtürkler’i temsil etmediğini dünyaya duyurmuştu.

Aradan geçen süre içinde ne değişmiştir?

Mehmet Ali Talat’ın, New York’ta Denktaş’ın yan tarafında oturması neyi değiştirecektir?

Zaman kaybetmeden halkın İnönü Meydanı’nı yeniden doldurması ve Annan planı temelinde çözüm istediğini dünyaya yüksek sesle yeniden duyurması gerekmektedir.

Denktaş’ın Kıbrıslıtürkleri temsil etmediğini dünyaya yeniden ilan etmekte büyük yarar vardır.

Sürerdurum karşıtı güçler derhal toparlanmaz ve halkla birlikte İnönü Meydanı’na inmezlerse bu tarihsel momentte kendilerine düşeni yapmamış olacaklardır.

Ankara’nın Denktaş’ın cebine koymaya hazırlandığı yol haritası bir yanda, Denktaş’ın kafasındaki yol haritası beri yanda...

Peki halkın 26 Aralık 2002 tarihinde onayladığı yol haritası?

Onun hiç mi değeri kalmadı?

New York görüşmeleri sürerken halkın İnönü Meydanı’nı hiç boşaltmaması gerekir.

Mehmet Ali Talat’ın görüşme masasında Denktaş’ın yan tarafında oturacak olması bizi edilgenliğe itmemelidir.

copyleft (c) 2001-03 hamamboculeri.org