Yerel Medyadan Seçilmiş Güncel Yazıları, 10 Mart 2004

Özker Özgür

 

Orta Doğu ve Kıbrıs

15 Temmuz 1974, 20 Temmuz 1974’ü tetikledi. 15 Temmuz, Yunanistan’daki albaylar cuntasının Kıbrıs’a müdahelesiydi. 20 Temmuz cuntanın müdahalesine karşı başka bir müdahaleydi.

İkisinin de kaynağı garantörlerdi. Kıbrıs’ın bağımsızlığını, egemenliğini ve toprak bütünlüğünü garanti eden Yunanistan ve Türkiye Kıbrıs’a askersel müdahalede bulundular. Garanti ettikleri bağımsızlık, egemenlik ve toprak bütünlüğünü bizzat kendileri yok ettiler.

İki kutuplu dünya koşullarında yerküre bir dehşet dengesi üzerinde oturuyordu. Sovyetler ve ABD, dehşet dengesini oluşturan iki süper güçtü. Süper güçlerin etki alanları içinde herhangi bir ülkenin askersel eylem yapması ilgili süper-gücün bilgi ve onayına bağlıydı.

Kıbrıs’ın bağımsızlığı, egemenliği ve toprak bütünlüğünü garanti eden NATO üyesi Yunanistan Kıbrıs’ın seçilmiş cumhurbaşkanına karşı darbe düzenlerken NATO’nun patronu ABD’nin bilgisi ve onayını almadan harekete geçemezdi. Aynı şekilde, NATO üyesi Türkiye Kıbrıs’a asker gönderirken yine ABD’den habersiz yola çıkamazdı.

Brendan O’Malley ve Ian Craig’in birlikte kaleme aldıkları The Cyprus Conspiracy adlı kitap Kıbrıs’a yapılan müdahalelerde Amerikan parmağını ayrıntılarıyla anlatır.

Kıbrıs’ın bağımsızlığı, egemenliği ve toprak bütünlüğünü garanti eden üçüncü ülke Büyük Britanya, İkinci Dünya Savaşı’ndan sonraki yıllarda sömürgelerini kaybettikçe ABD’nin güdümüne girdi. Büyük Britanya’nın bugünkü konumu, ABD’nin herhangi bir eyaletinden farksızdır.

Anlatmaya çalıştığımız odur ki iki kutuplu dünya koşullarında Batı’nın askersel paktı NATO’ya bağlı garantörler büyük patron ABD’nin bilgi ve onayı ile küçücük Kıbrıs’ın

canına okuyarak bölünmesini sağlamışlardır.

Şimdi NATO’nun Avrupa kanadı kendi içinde bütünleşmektedir. ABD ile ilişki fakat aynı zamanda çelişki içinde ayrı bir süper-güç olma yolundadır. Avrupa anamalı (sermayesi) ayrı bir güvenlik sistemi oluşturarak genişlemeye çalışırken Kıbrıs’ı da kucaklamaktadır.

ABD ile AB Kıbrıs’ın bulunduğu bölgede stratejik çıkar birliği içindedirler ama iki ayrı anamal odağının çıkar çelişkileri zaman zaman gözle görülür bir yarışmaya (rekabete) dönüşmektedir. Almanya ve Fransa’nın Irak konusundaki ABD’den farklı tutumları bu çelişkinin somut göstergesidir.

Türkiye ve İsrail ABD’nin bölegede en güvenilir bağlaşıklarıdır (müttefikleridir). Türkiye Kıbrıs’ta, İsrail de Filistin’de sürerdurumu (statükoyu) ABD’nin desteği ile koruyagelmişlerdir..

Gelinen aşamada ABD, Orta Doğu petrolünü tam denetimi altına almak için beğenmediği Irak yönetimini değiştirmiştir..

ABD, Orta Doğu’yu yeniden biçimlendirmeye hazırlanırken Kıbrıs için öngördüğü nedir?

ABD’nin Filistin için kısa ve uzun sürede düşündüğü nedir?

Biz Kıbrıslılar, yurdumuzun kuzeyinde ve güneyinde Mayıs’a kilitlenmiş heyecanla beklerken Süper Güç ABD’nin bölgeye dönük tasarımları hakkında sağlıklı bilgi sahibi değiliz

Orta Doğu halkları dayanışma içine girerek ortak kurtuluş için ortak bir stratejiye yönelmedikçe ABD ve AB’nin ilişki ve çelişkileri belirleyici olacaktır.

Ülkemizi bütünleştirmek ve Kıbrıs’ı Kıbrıslılar’ın ortak yurduna dönüştürmek için AB sürecinden yararlanmaya çalışırken ABD’nin bölgeye dönük niyetlerini gözardı etmemeli, küreselleşen anamala (sermayeye) karşı barış ve demokrasi savaşımının evrensel boyutlarını unutmamalı, bölge sorunlarına kayıtsız kalmamalıyız.

copyleft (c) 2001-03 hamamboculeri.org