Yerel Medyadan Seçilmiş Güncel Yazıları, 12 Mart 2004

Özker Özgür

 

Sürükleniyoruz

Bir yerelere sürükleniyoruz.

Ama nereye ve kimin tarafından?

Türkiye’yi büyük bir kruvazöre, bizi de ona bağlı küçük bir kayığa benzetirler.

Sayın Rauf Raif Denktaş, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde söylememiş miydi?

“-Yüz-otuzbeş-bin Kıbrıslıtürk, yetmiş milyonun kaderini belirleyemez” dememiş miydi?

Bu düşünceyledir ki Annan planı ile ilgili toplumsal görüşümüzün sorulmasına izin vermemişlerdi. Elye (Doğancı) köyünde bir halkoylamsı denemesine giriştiğimizde eylemci örgütlerin önde gelenleri tutuklanmışlar, bir gece hücrede tutulmuşlar, ertesi gün de, devlete karşı suç işlediler gerekçesiyle kendilerine davalar okunmuştu.

Aralık 2003 seçimlerini halkoylamasına dönüştürmek istedik. Ancak Annan planı temelinde çözüm isteyen siyasal partiler kendi aralarında bir birliktelik sağlayamadıkları için sandıktan istediğimiz Meclis çoğunluğunu çıkaramadık. Meclis 25’e 25’le kilitlendi.

Sonuçta Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde “-Yüz-otuzbeş-bin Kıbrıslıtürk yetmiş milyonun kaderini belirleyemez” diyen Denktaş görüşmeci olarak kaldı. Üstüne üstlük oğlu da Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı oldu.

Ankara’daki AKP Hükümeti’nin, Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne giden yolunu açmak istediği, bu nedenle Kıbrıs sorunununun çözülmesini sağlamakta kararlı olduğu savlanır.

Ankara’daki AKP Hükümeti Kıbrıs sorununun çözülmesini sağlamakta kararlı olsaydı, amacına uygun araç seçmesi gerekmez miydi?

Uzaya ne bisiklet ne de otobüsle gidilebilir. Uzay roketiniz yoksa uzaya çıkamazsınız.

Aynı şekilde Kıbrıs sorununu Annan planı temelinde çözmek istiyorsanız Denktaş’la çözemezsiniz. Annan planının felsefesini benimsemiş bir görüşmeciye gereksinmeniz vardır.

Denktaş Annan planı temelinde görüşmelere oturdu.

İstemeyerek, zorla oturduğunu saklamıyor.

Zorla oturduğu görüşme masasını sorunu çözmek için değil, çözmemek için kullanıyor. Her görüşmeden sonra halka bilgi vermek adı altında halkı Annan planına karşı nasıl kışkırttığına tanık olduk.

Şimdi de Kıbrıslıtürklere çok gördüğü halkoylamasını (referandumu) olanaklı kılacak yasanın Meclis’ten geçirtmemek için gerekçeler uydurmaya başlamıştır.

Şunu savlamaktadır (iddia etmektedir):

“- Meclisimizin bir yasa geçirmesi lazım. Bu yasanın statüsü nedir? Bazı insanlar, bazı arkadaşlar, KKTC’nin var olmaya devam edeceği zannı içerisindedir. Halbuki Annan planının felsefesi ve esprisi sanki hiçbir zaman KKTC olmamış gibi bir yaklaşım içerisindedir. Böyle bir yaklaşımı tabiatıyla bizim anayasal, yasal, siyasi açıdan kabul etmemiz mümkün değildir.”

Denktaş’a cumhurbaşkanlık koltuğunu koruyabilsin diye milletvekillerini tehdit ederek KKTC’yi 15 Kasım 1983’te nasıl ilan ettiğini sorsanız anımsamak ister mi?

Kendisi olayı 15 Kasım 1985 tarihinde yıldönümü özel sayısı olarak yayınlanan Cumhuriyet gazetesine şöyle anlatmıştır:

“-14 Kasım akşamı tüm meb’uslara bir yemek verdim. Konuyu gece yarısına doğru açtım. TKP ve CTP itiraz etmeye başladı. Kendilerine gereken çoğunluğun var olduğunu duyurdum. Buna isterlerse katılacaklardı. Fakat ‘Cumhuriyet’e hayır’ diyen partilerin yeni dönemde faaliyet göstermesine izin verilemezdi. Cumhuriyeti istemeyenlerle isteyenler ve bu adımın atılması için herşeyi göze alanlarla bu adımı köstekleyenler aynı kefeye konulmayacaktı.”

Sayın Rauf Raif Denktaş KKTC’nin ilanına ‘hayır’ diyecek siyasal partileri kapatmakla açıkça tehdit ettiğini gizlememektedir. Tehditle onay sağladığı Bağımsızlık Bildirisi’nin “-iki eşit halk arasında ortaklığın bir federasyon çatısı altında yeniden kurulmasını...” öngördüğünü bir yana iterek gelinen aşamada, çözüm konusunda halkın görüş belirtmesini olanaklı kılacak halkoylaması (referandum) yasasının çıkamaması için bin-bir dereden su getirmeye başlamıştır.

Türkiye’de, Türkiye’nin AB yolunu Kıbrıs’tan kesmek isteyen güçler son derece sistemli ve disiplinli bir çalışma yürütmektedirler. İşin üzücü yanı, görüşme masasında Denktaş’ın yanında Annan planı temelinde çözüm istediğini söyleyen Mehmet Ali Talat Başbakan olarak otururken, Ankara’da AB karşıtı güçler ile Kıbrıs’ta çözüme karşı olanların eşgüdümü (koordinasyonu) KKTC Ankara Büyükelçiliği’nde sağlanmaktadır.

copyleft (c) 2001-03 hamamboculeri.org