Yerel Medyadan Seçilmiş Güncel Yazıları, 15 Mart 2004

Özker Özgür

 

En Güvenilir

Canla başla Avrupa Birliği’ne girmeye çalışıyorlar.

Avrupalılar onlara, “-Buyurun” diyorlar.

“-Yalnız uymanız gereken kurallarımız vardır”

“-Tamam” diyorlar ve kolları sıvıyorlar.

Ne yapmak için?

Avrupa Birliği’ne uyum yasaları çıkarmak için. Çıkarıyorlar da. Ancak uygulamaya bakınca eski hamam eski tasta ısrar ediyorlar.

İnsan Hakları’na saygılı olmayı yükümlendiler. İnsan Hakları’na saygılı mıdırlar?

Kürtler’e ana dillerinde eğitim ve yayın hakkı tanıyan yasa yaptılar. Kürtler ana dillerinde eğitim ve yayın yapabiliyorlar mı?

Avrupa Birliği’ne girmeye çalışan bir ülke düşünün ki o ülkenin AB’ye girmesi gerektiğini savunan yurttaşlarını asker izliyor ve fişliyor. Hem de Avrupa Birliği’nin demokrasi anlayışı ile bağdaşmayan yöntemlerle.

Avrupa Birliği kendilerine, “-Askeri siyasal arenadan çekin” diyor, onlar askeri siyasete daha çok bulaştırıyorlar.

Basına yansıdığı kadarıyla, İstanbul 2’nci Zırhlı Tugay Komutanlığı, Kara Kuvvetleri Komutanlığı adına, 26 Ocak 2004 tarihinde, Kadıköy, Maltepe, Kartal ve Sultanbeyli kaymakamlıklarına bir yönerge (talimat) göndererek, belli kişi ve organların izlenmesini ve haklarında istihbarat toplanmasını istemiş.

Yine basından öğreniyoruz ki fişlenmesini istedikleri gruplar şöyle sıralanıyor:

Azınlıklar ve kendilerini azınlık olarak görme eğiliminde olan gruplar.

Yüksek sosyete grupları.

Sanatçıların mensup oldukları gruplar.

Zengin aile çocuklarının oluşturdukları gruplar.

Tarikatlar.

Satanistler.

Masonlar.

İnternet grupları.

Cinsellik, uyuşturucu, meditasyon, ruh çağırma ve benzeri gruplar.

Kendini ulusal değerlerin dışında ve üstünde gören AB ve ABD yanlısı kişi ve gruplar.

Türkiye’nin aleyhine çalışan yazar ve düşünürler.

Efendim, bu talimat, Kara Kuvvetleri Komutanlığı 2004 Haber Toplama Planı çerçevesinde hazırlanmış.

Bu kafa, bu anlayış ve bu tutumla Avrupa Birliği’nden üyelik görüşmeleri için tarih bekliyorlar.

Türkiye’deki sürerdurum (statüko) direnmektedir.

Basına yansıyan bu buyruk (emir) bunun açık göstergesidir.

Hükümet ve halk Avrupa Birliği’ne girilmesinde yarar görüyor ama asker ağırlıklı rejim istemiyor. Türkiye’nin demokratikleşmesi durumunda Türkiye’yi bir askersel kışla gibi yönetemeyeceklerini biliyorlar. Türkiye demokratikleştiğinde ayrıcalıklarının son bulacağının farkındadırlar.

Bu nedenle 12 Eylül 1980 darbesinin yarattığı sürekli sıkı yönetim rejimi sürsün diye direniyorlar.

Toplumu yukardan, baskıyla, korkutarak ve sindirerek yönetmek geleneği Osmalı’dan kalmadır. Atatürk kendilerine çağdaş uygarlık düzeyine ulaşmak hedefini göstermiştir. Osmalı’dan koptukları, çağdaşlaştıkları izlenimini vermeye çalışmaktadırlar. Ancak dış görünüş olarak Avrupalılara benzemenin ötesine gidemiyorlar. Kafa aynı Osmanlı kafasıdır.

Biz Kıbrıslıtürkler’den yararlanıyorlar.

Biz, Türkiye’deki sürerdurumun sürdürülmesinde kullanılan bir aracız.

Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne giden yolunu Kıbrıs’tan kesmeye çalışıyorlar.

Türkiye’de masonları izlemek ve fişlemekte yarar görürken Kıbrıs’ta en büyük, en güvenilir dayanakları mason localarına kayıtlı olduğu kanıtlanmış Rauf Raif Denktaş’tır.

copyleft (c) 2001-03 hamamboculeri.org